Kocama Aşığım Ama Başka Yarraklar Da Yiyorum!

29 Haziran 2013 Cumartesi 00:21 By Unknown , In , , , , , , , ,

Selam. Ben Sertap. Bu hikayemi evli olan kadınlara, bu büyük tadı kaçırmamaları ve hayatlarında alabilecekleri en büyük mutluluğa ulaşabilmeleri için yazıyorum. Mutlu bir evliliği olan bir çiftiz. İzmirdeoturuyoruz ve 3 yaşında bir kızımız var. Ben bir şirkette üst düzey yöneticiyim, eşim de bir reklam firmasında iyi bir mevkidedir. Evliliğimizin ilk 5 yılı boyunca çok güzel bir ilişkimiz vardı ve seks hayatımızda da gayet iyi bir birlikteliğimiz olduğunu düşünüyordum. Bunu düşünmemdeki sebeb, işlerimizin yoğun olmasına rağmen haftada bir gün sevişmemiz, seks yapmamız ve bunun bana yetmesi ve her sevişmemizde, seks yapmamızda orgazm olabilmem, eşimi sevmemdi. 


Geçen yıl bir toplantı için İstanbula gitmem gerekiyordu. İstanbula gittiğimde toplantı gayet iyi geçti, ama oldukça da yorgundum. Otele gittim ve bir duş aldıktan sonra yatakta biraz uzandım. Birkaç saat uyumuşum, uyandığımda saatin 22 olduğunu fark ettim. Oldukça da acıkmıştım, bu saatte ne yiyebilirim diye düşündüm, üzerime yaz olduğu için ince bir bluz ve mini etek geçirdim, makyajımı yaptıktan sonra aşağıya otelin lobisine indim ve resepsiyona neler yiyebileceğimi sordum. O anda saat 23 olmuştu ve resepsiyondaki görevli otelin barında içecek ve yiyecek bir şeyler bulabileceğimi söyledi. Otelin barına doğru giderken o kapıdan girdiğimde hayatımda çok yeni ve güzel bir şeylerin başlayacağını nereden bilebilirdim. Bara gittim oturdum ve barmen bir sandviç hazırlayabileceğini söyledi. Barda 6-7 çift ve 5-6 yalnız erkek ve ben vardım. 

Sandviçim geldi, yedim ve bir kadeh şarap içtikten sonra tam kalkacaktım ki, yalnız erkeklerden biri gözüme ilişti. Çok yakışıklı bir erkekti ve 35 -36 yaşlarındaydı, gözlerimi ondan alamıyordum. Bir kadeh daha şarap içtim, sonra bir kadeh daha istedim. O sırada beklemediğim bir şey oldu, o yakışıklı genç bana doğru yaklaştı ve bana yanıma oturup oturamayacağını sordu. Çok heyecanlanmıştım, “Tabii buyurun!” dedim. Tanıştık, oturdu. Adı Hakandı. Biraz konuştuk. Gerçekten çok yakışıklıydı, kumraldı, saçları oldukça kısa kesilmişti ve ona çok yakışıyordu. Birden sıcak bir ortam oluştu, çok iyi espriler yapıyor, beni güldürüyordu. Saat bu arada gece 1 olmuştu ve bar iyice hareketlenmişti. Romantik bir şarkı çalıyordu ve çiftler dans ediyorlardı. Hakan, “Dans edelim mi? dediğinde, hemen, “Olur! Böylesine yakışlıklı bir erkekle dans edilmez mi hiç?” dedim. Ve bunu ona nasıl söylediğime ben de şaşırdım, biraz yüzümün kızardığını hissettim. 

Dans etmeye başladık ve ona dokununca bacakaramda bir sıcaklık hissetim. Sanki birden bütün kan amıma hareket etmişti. Bir süre sonra daha yakından dans etmeye başladık. Bu arada konuşuyorduk da. Aklıma birden eşim ve kızım geldi, doğru bir şey yapıyor muydum, ama ondan çok hoşlanmıştım, suçluluk duygusu hissediyor ama kendimi alamıyordum. Bu arada Hakan beni iyice kendine doğru çekmişti, vücutlarımız birbirine iyice değiyordu. İnce bluzumun altında sert ve sıcak bir şeyin bana değdiğini hissediyordum, Hakanın penisi kalkmıştı ve bu sıcaklık kanımı hareketlendirmişti. Ben daha da sarıldım. Yarım saat kadar dans ettikten sonra tekrar oturduğumuzda, Hakanın, “Daha fazla vakit kaybetmeyelim istersen!” dediğinde ne demek istediğini anlamıştım. Ama bunu yapabileceğimi hiç düşünememiştim. Eşimi düşünüyordum. Eşim beni bir keresinde aldatmıştı, ama ne de olsa o erkekti. Kızıma karşı sorumluluklarım, Hakan güvenilir bir erkek mi, hastalık kapar mıyım soruları ard arda geliyordu. 

Üstelik daha önce hiç bir erkeğe bu gözle bakmamıştım. Benim için tek bir erkek vardı, o da eşimdi. Elime eşimden başka erkek eli değmemişti diyebilirim. Eşimi çok seviyordum, ona aşıktım ve hiç aklımda böyle bir fikir bile yoktu. Nedense buna benim de hakkım vardı diye düşündüm, ama yine de cesaret edemiyordum, hiç tanımadığım bir erkekle nasıl birlikte olabilirdim, daha sonra beni ve ailemi rahatsız eder miydi, beni başkalarına anlatır mıydı acaba. Büyük bir ikilemin içindeydim, ne diyeceğimi bilemiyordum, denemeli miydim bilmiyordum. Siz olsaydınız ne yapardınız acaba? Ama içimde öyle bir his vardı ki, canım seks istiyordu, yabancı bir erkekle bunu konuşuyor olmak da bana ayrı bir heyecan veriyordu. Hakan çok iyi niyetle, “Boş ver, teklifimi unut, özür dilerim, bir an seni çok istedim, cesaretim için affet!” dedi. Bir anda cesaretimi toplayıp dudaklarını öptüm. Ve o tad hala içimi kıpırdatır, harikaydı, bütün vücudum ateşler içindeydi sanki. Hemen, “Nereye gideceğiz?” dedim. “İster senin odana çıkalım, istersen benim evime gidelim, çok hoş bir evim var, nasıl rahat edersen. İstersen bize gidelim sadece uyuyalım, her şey sana bağlı!” dedi. 

Beraber çıktık ve otelin park yerindeki Lüx bir Jeepin kapısını açtığında, kendi kendime ne yaptığımı sorguluyordum, sarhoş değildim ve çok heyecanlıydım, ağzımın kuruduğunu hissetim. İstanbulu pek bilmiyordum, ama Sarıyere doğru giderken konuşuyorduk. Eşimden ve kızımdan bahsettim. Hakan bekarmış. Evi müstakil bir evdi ve çok güzeldi. Ne iş yaptığını sorduğumda iş adamı olduğunu söyledi. Evin içi de çok güzeldi ve zevkle döşenmişti. Salonda oturduk, karnımın acıktığını söyledim ve beni mutfağa davet etti, dolapta bir şeyler olabileceğini, bakmamı söyledi. Dolabı açtığımda çok sevdiğim o çikolatalı pastayı gördüm ve bir parça alarak salona geçtik. “Televizyon seyredelim mi?” dedim, hala çok tedirgindim. Ve bana hiç sarkıntılık etmeden konuşuyorduk. Televizyonu açtı, kumandayı bana verdi. Onun bu sakin hali beni rahatlatmıştı, huzursuz değildim artık ve TV’nin kanallarını zaplamaya başladım, paralı yayınların birinin Erotik kanalı çıktı birden karşıma. Bir kadın ve iki erkek sevişiyorlardı, paralı yayınlarda bu kadar açık porno gösterdiğini bilmiyordum. Kadın erkeklerden birinin penisini ağzına almıştı, diğeri de kadını sikiyordu. Çok heyecanlandım, ama Hakana da bakamıyordum. Hakan, “Seyretmek istersen porno CDler de var, bak istersen.” dedi ve televizyonun yanındaki kütüphaneyi gösterdi. 

Ayağa kalktım ama bacaklarım resmen titriyordu. Kütüphanenin yanına gittiğimde en az 100 tane porno CD den oluşan porno kolleksiyonu vardı. Üzerlerinde resimler de vardı. Hepsine tek tek baktım ve Hakana, “Ne çok CDin var!” dedim, güldü. Üzerinde Big Dicks (Büyük Yarraklar) yazan CD’yi Hakana uzattım, seçtiğim CD’yi görünce gülüştük. Hakan CD’yi Playere taktı ve “Ben bir duş almak istiyorum, olur mu? Sen seyret!” dedi, ben de başımı salladım. Hakan gitti ve ben seyretmeye başladım. Daha önce pek porno film seyretmemiştim, eşimle 1 veya 2 kez seyretmiştik, evliliğimizin ilk yıllarında. Eşimle seyrettiğimiz filmdeki erkeklerin penisleri öyle büyüktü ki, kocamınki onların yanında küçücük kalıyordu. Eşimle Penis boyları hakkında biraz yorum yapmış ve sonra da eşimin Penisini ölçmüştük, eşiminki 16 cm idi. Ama Hakanın CD’sindekiler, eşimle seyrettiğim filmdekilerden çok dah büyük ve kalındı. 

Yaklaşık 20 dakika sonra Hakan banyodan geldi, üzerinde bornoz vardı ve yeni yıkanmış hali çok hoştu. “Nasıl gidiyor?” dedi. Ben de filmdeki Penislerin ne kadar büyük olduğunu söyleyerek, “Baksana, bunlar gerçek değil herhalde?” dedim. Güldü. “Neden gülüyorsun?” dediğimde, “Benimki onlardan daha büyük ki!” dedi. İnanmadım, “Yalan söylüyorsun!” dedim. Yanıma geldi, “İnanamıyorsan bornozun altına bak!” dedi. Ben de, “Yalan, kesin yalan!” dedim. Bu arada, hem izlediğim filmden, hem de Hakanla bunları konuşmaktanamımın suyu akmaya başlamış ve oldukça ıslanmıştı, külodum bile sırılsıklamdı. Hakanın Penisi bornozun altında ve burnumun önünde duruyordu. Ben oturuyordum, Hakan ayakta duruyordu. Hakanın gözlerine bakarak bornozunu aralamak için ellerimi uzattım. Bornozunu açtığımda gözlerim aşağıya kaydırdım ve kocamdan başka ilk defa bir erkeğin Penisi ile karşı karşıyaydım. Okadar heyecanlanmıştım ki onu çıplak görünce, amımın ısındığını hissediyordum. Üstelik dediği gibi, Penisi inik haliyle bile öyle büyük ve kalındı ki, inik hali kocamın penisinin kalkmış halinden çok daha büyüktü. Çok şaşırmıştım ve öylece bir kaç saniye dona kalmıştım. Gözlerimi ondan alamıyordum, çok büyük ve kalın olmasının yanında çok da güzel bir penisti. Bir penisin bu kadar güzel olabileceğini hiç düşünmemiştim

Tam ona dokunacaktım ki, Hakan beni kollarımdan tutarak kaldırdı ve bornozunu çıkardı. Tamamen çıplaktı ve vücudu çok güzeldi. Dudaklarımdan öpmeye başladı, ben de kollarımı boynuna dolayıp sarıldım. Kocamdan başka bir erkeğe çırılçıplakken ilk defa sarılıyordum, çok güzel bir histi. Sonra o beni öperken poposunu elledim, öyle güzel ve değişik bir duyguydu ki anlatamam. İki elimle poposunu sıkıca sıktım ve bana doğru çektim onu. Sonra heyecanla Penisine baktım, ki ben ona yarrak diyeceğim, yarrağı gittikçe büyüyor ve devleşiyordu adeta. Bir elimle yarrağını tuttum ve bir elimle poposunu tutuyordum. Hakan elleriyle eteğimi kaldırarak popomu ellemeye başladı. Hakanın yarrağını öpmek istedim, normalde Penisi ağzıma almayı çok sevmezdim, kocamın penisini de mümkün olduğunca öpmezdim, yani benim midemi bulandırırdı genelde, kocam istediği halde ben öpmezdim. Ama Hakanın yarrağını öpmek için içimde dayanılmaz bir istek duyuyordum. Zorlukla dudaklarımı Hakanıın dudaklarından ayırdım ve önüne eğildim. O harika yarrak karşımda duruyordu, iki elimle onu ellerime aldım, büyüklüğünü nasıl tarif etsem, bir büyük salam kadardı. Elimde dünyanın en güzel yarrağı vardı. 

Hakanın yarrağının başından öpmeye başladım, tadı çok güzeldi, kocamın Penisini öperken hiç böyle hissetmemiştim. Demek ki yarrakların tadı da farklı olabiliyormuş, bu sefer hiç midem bulanmıyordu, dudaklarımı yarrağından uzaklaştıramıyordum, her milimetrekaresini öpmek, yalamak istiyordum. Hakan beni kaldırdı ve bluzumü çıkardı. Göğüslerim büyük sayılmazdı ve hafif sarkıktır diyebilirim, ama heyecandan göğüs uçlarım dimdik olmuştu. Hakan dudaklarını meme uçlarıma değdirdiğinde adeta zevkten çıldırdım. Hakan biraz sonra eteğimi de çıkardığında sadece külodum kalmıştı üzerimde. Kocamdan başka bir erkeğin karşısında sadece küldumlaydım. Aslında başka bir erkeğin karşısında soyunamıyacağımı, vücudumdan utanacağımı düşünüyordum. Kendimi pek güzel bulmuyordum, ama Hakandan hiç utanmadım, onun karşısında çıplak olmak hissi, onun benim göğüslerime, küloduma bakıyor olması hissi ve benim onu çırılçıplak görüyor olmam kadar harika bir şey olamazdı. 

Hakan külodumun üstünden popomu, amımı okşuyordu, “Külodun ne kadar ıslanmış!” dedi. Ben de, “Bu yarrağın karşısında ıslanmasın da ne yapsın, harika bir yarrağın var, kocamın Penisinin iki katından bile büyük, kocamınkini öpmeyi pek sevmezdim ama senin yarrağını ağzıma almak istiyorum, yatar mısın?” dedim. Hakan beni tutarak yatak odasına çıkardı. Yatağı oldukça büyüktü ve çarşaflar tertemizdi. Yatağa yattı, yarrağı dimdik bir abide gibi duruyordu. Hemen yarrağını öpmeye başladım. Harika kokuyordu, derin bir nefes aldım, kokusunu içime çektim. Hakan popomdan tutarak beni çevirdi ve amımı külodumun üzerinden öpmeye başladı. Harika öpüyordu. Gerçi kocamın da amımı öpmesinden hep hoşlanmışımdır. Ama evli bir kadın olarak, başka bir erkeğin dudaklarının, dilinin amının dudaklarında gezmesinin çok daha başka güzel hisler uyandırdığını fark ettim. 

Külodumu çıkarıp amımı yalamaya devam ederken, ben de hayatımda gördüğüm ve o anda elimde tuttuğum en güzel yarrağı öpüyor, yalıyor, kokluyor, içime sindire sindire emiyordum. Bu arada taşaklarını da yalamayı ihmal etmiyordum, onları yalamak ayrı bir zevkti. Amım yalanırken, başka bir erkeğin o güzel yarrağını yalamak ne harika bir şey, anlatamam. Burada bir şey çok önemli, kocamı seviyordum ve onunla iyi seks yapardık, ama başka bir erkeğin kollarında olmak, başka bir erkeğin yarrağının yanında olmak, ona dokunmak öpmek, onu hissetmek öyle bir şey ki anlatamam, normalde ben böyle şeyleri hiç tasvip etmezdim ve eşini aldatan kadınlara çok kızardım. Herhalde en az yarım saat ben onun yarrağını, o da benim amını yaladı, doyamıyordum ona. Ama artık onu içime sokmak istiyordum, ancak acaba içime girer miydi, o kadar büyüktü ki, asla içime girmez bu dedim kendi kendime. Sonra Hakana dönüp, “Bu benim amıma girmez, çok büyük!” dedim. Hakan, “Merak etme, kadınların Vajinası genişleyebilir, bir de çok heyecanlanınca daha da büyüyebilir!” dedi. Beni sırtüstü yatağa yatırdı ve üzerime doğru geldi, çok korkuyordum, çünkü acıdan çok korkarım. 

Hakan yarrağının başını sırılsıklam olmuş amımın dudaklarına sürtmeye başladı. Ben, “Hadi ama, sik beni!” diye yalvarıyordum artık. Yarağını amıma sokarken acıyla bağırdım, çok büyüktü ve girmiyordu. Hakan, “Acıyorsa girmeyeyim!” dedi. Ben, “Hayır, deli misin? Sik beni! Onu içimde istiyorum!” diye bağırıyordum. Bir kaç kez yarrağının başını sokup çıkardıktan sonra amım genişlemeye başladı ve artık hemen hemen yarısını sokuyordu. Ve ben çok mutluydum, çünkü dünyanın en harika şeyi beni sikiyordu. Ama onun hepsini içime almak istiyordum, Hakanıın poposundan tutarak kendime çekiyor, onu daha çok hissetmek istiyordum. Artık iyice çıldırmıştım, “Beni daha hızlı sik erkeğim, benim sikicim ol!” gibi birçok şey söyledim. Yaklaşık 30-40 dakika beni hiç durmadan her pozisyonda sikti. Bu kadar uzun sikebilmesi de harika bir şeydi. Amım acıyor, ama çok büyük de zevk alıyordum, artık üst üste orgazm oluyordum. O beni sikerken en az 5 kez boşaldım. Herhalde filmlerde gördüğümüz o mükemmel sikişme sahnelerinden çok daha güzel bir şeydi ve sanki bulutlar üzerinde uçuyordum. 

5 yıl boyunca kocamın beni çok iyi becerdiğini düşünmüştüm, ama şimdi fikrim tamamen değişmişti. Kocamdan aldığım zevk bunun yanında hemen hemen hiçbir şey değil gibiydi. Böyle bir şeyi yaşayacağımı hayal bile dahi edememiştim, hiç de düşünmemiştim. Bence bu genelde Türk kadınının aptallığı gibi geliyor. Erkekler aldatabilir, biz aldatamayız, erkekler kadınlara bakabilir, her kadını sikmek ister gibi bakar, benim kocam gibi, biz kadınlar bakamayız, biz hiç bir erkeğe bu beni ne güzel siker diye bakamayız, ben de böyleydim, hiç böyle bir şey düşünemezdim. Ancak şu bir gerçek ki, sokakta gördüğümüz erkeklerin bir kısmı hem yakışıklı ve hem de güzel penisleri, yarrakları vardır ve bizi aslında şimdi sikildiğimizden çok daha güzel sikebilirler, bunları hiç düşünmeyiz. Kocam seviştikten sonra genelde, “Zevk aldın mı? Orgazm oldun mu?” diye sorardı, Penisim küçük mü?” diye sorardı. Ve ben de, “Deli misin, ben çok memnunum!” derdim, gerçekten de öyle sanırdım. Ama Hakanın mükemmel yarrağı ve onun mükemmel sikişi ve aldatmanın harika hissi benim fikirlerimi değiştirdi. Bunun üzerinde çok düşündüm ve yaşadıklarımı yazmaya karar verdim. 

Bana çılgın diyebilirsiniz. Eskiden ben de çoğu kadınlar gibi düşünüyordum. Oysa şimdi evliliğimiz de halen güzelce devam ediyor. Artık İstanbula gitmeyi çok seviyorum ve artık çevremdeki erkeklere bakarken onların yarraklarını düşünüyorum, hayal ediyorum. Artık eşimle daha çok porno film seyrediyoruz. Eşime özellikle, “Büyük yarraklı erkeklerin filmlerinden getir!” diyebildim ve eşim de bana, “Tabi ki tatlım, yeter ki sen iste!” diyerek dudaklarıma bir öpücük kondurdu. Bu olay bizi birbirimize daha çok bağlasa da, ben kadınlığımın tadını doyasıya çıkarmaya devam ediyorum açıkçası. 

[Sertap] 

Hasta Annemin Bakıcısıyla Sikişiyorum!

28 Haziran 2013 Cuma 23:47 By Unknown , In , , , , , ,

Adım Mehmet, 37 yaşındayım. Gebze taraflarında dededen kalma bir müstakil bir evde yaşlı annemle beraber oturuyorum. Bekarım. Bu yaşta neden bekarsınız derseniz, felçli annemle yaşadığımdan evlenmeye bir türlü vaktim olmadı. 6 yıl önce bir trafik kazasına babam vefat etti, annemin ise malesef boynundan aşağısı felçli. Ablam var, ama o da evli, 3 çocuklu ve Samsunda yaşıyor. O zamandan beri anneme ben bakıyorum. Bakıyorum derken, tabi gündüzleri bakması için bir bakıcı tuttuk, sabah gelip, akşam ben gelince gidiyordu. Ve bu zamana kadar birkaç tane bakıcı değiştirdik. En son geçen yıl Arife hanımı buldum. Arife hanım da oğlunun yanında kalan, 47 yaşında kapalı bir kadın. Kocası 2 erkek çocuktan sonra terketmiş gitmiş, 10 yıldır da ortada yok. Neyse Arife hanım 7 aydır anneme bakmaya sabah gelip akşam gidiyor... 


Bir sabah geldiğinde bir baktım elinde bir valiz vardı, ama işe geç kaldığımdan birşey sormadan işe gittim. Gerçi o da birşey söylememişti. Neyse, akşam geldiğimde Arife hanım evde oturuyordu. Selamlaştıktan sonra, “Mehmet bey, birşey diyeceğim, kabul ederseniz çok sevinirim, kabul etmezseniz de başımın çaresine bakmam lazım...” dedi. “Söyle Arife hanım?” dedim. “Eğer kabul ederseniz ben bu akşamdan itibaren artık burada kalayım, gelinimle çok kötü atıştık, oğlum olacak hayırsız da gelinin ağzına baktı, resmen evden attılar beni, başka da gidecek yerim yok!” dedi. Aslında benimde işime gelirdi, sabahları Arife hanımın gelmesini beklemeyecektim, akşamları ise evde durmama da gerek yoktu, arkadaşlarla takılabilecektim, zira akşamları mesaiye kalmıyordum. Hemen, “Tabii olur, ne demek, ev müsait nasıl olsa, bir sürü kullanılmayan boş oda var, istediğin odanın birinde kalabilirsin!” dedim. Çok sevindi. Valizini, beğendiği odaya bıraktık. Mutfağı ve banyoyu da dilediği gibi, kendi eviymiş gibi kullanabileceğini söyledim... 

O akşam yemekten sonra ben üzerimi değiştirmiş, eşofmanımı giymiştim. Birlikte TV seyrediyorduk. Arifehanım, “Müsadenle ben bir banyo yapayım, çay demleniyor, banyodan çıkınca içeriz.” dedi ve banyoya girdi. 20-25 dakika sonra banyodan bornozla çıkıp odasına giderken, ilk defa başı açık gördüm. Birkaç dakika sonra üzerinde gecelikle geldi, ama busefer yine başı örtülüydü. Geceliği uzun etek gibi olmadığından beyaz bacakları ve kalçalarının hatları olduğu gibi ortadaydı. İlk defa dikkat etmiştim, vücudu hafif balık etinde, hafif basenli kalçaları, 1.70 civarında olan boyu ile oldukça güzel bir hat oluşturuyordu. Çayı getirip bardakları doldurduktan sonra, TV karşısında 3’lü koltuğa biraz daha rahat oturduğunda geceliğinin eteği biraz sıyrılmış, yan tarafından baldırları açılmıştı. Aklımda bir kötülük yoktu, ama bakışlarım takılmıştı. Elimde olmadan gözlerim kayıyordu, tahrik olmuştum ve sikim sertleşmişti. Sigara paketimi getirmek için kalktığımda önümdeki oluşan çadır da Arifenin gözünden kaçmamıştı. Sigaramı alıp geldiğimde Arife hanım oturuşunu değiştirmiş, bacakları biraz daha ortaya çıkmış, geceliği kalçasına kadar açılmıştı... 

Arife hanım çayını içtikten mutfağa gitti. Mutfakta birşeyler yapıyor olmalıydı ki, tencere tava sesi geliyordu. Bir ara bana seslendi, “Mehmet bey gelebilirmisin? Yardımına ihtiyacım var!” dedi. Mutfağa gittim, ama Arifehanım öyle bir duruyordu ki, mutfak dolabın üstündeki tepsiyi almak için ayak uçlarının üzerinde yükselip yukarıya uzanmış, tepsiyi almak için çekmiş ve o sırada tepsinin içinde tabakların olduğunu görünce, onları düşürmemek için kımıldamadan o pozisyonda kalmış. Tabii geceliği yukarı sıyrılmış, nerdeyse küloduna kadar görünüyordu. Mecbur arkasına geçtim ve tepsiye uzanmaya çalıştığımda resmen kalçasına yapışmıştım vesikim Arifenin kalça yarığına gömülmüştü. O an sikim daha da sertleşmeye başladı. Arife ise tabaklar düşmesin diye tepsiyi tuttuğu için pozisyonunu bozamıyordu. Ben de tepsinin içindeki tabakları tek tek alıp tezgaha koyuyordum, ama her uzandığımda, Arifenin götüne biraz daha abanıyordum. Son tabağı aldığımda Arifeyi iyice tezgaha yapıştırmıştım... 

En son tepsiyi indirdim koydum tezgaha, fakat Arifenin arkasından çekilmedim, sikim Arifenin sıcacık kalça yarığına gömülmüş halde kaldım. İşin ilginç yanı, Arife de arkasından çekilmem doğrultusunda hiç bir girişimde bulunmuyordu. Aksine arkasını önüme bastırıyordu, hemde belirgin bir şekilde. Siker gibi biraz yukarı aşağı kerkindiğimde, Arifenin hafifçe, “Ooohhhhh...” dediğini duydum. Biraz daha kerkindim, bu sefer inceden inlemeye başladı. Yandan kulağının altına bir öpücük kondurdum ve fısıldayarak, “Yatakodama gidelim mi?” diye sordum. Titrek bir sesle, “Evet, çok ihtiyacım var!” dedi. Kucağıma aldığım gibi yatak odama götürdüm ve yatağa sırtüstü bıraktım. Eşofmanımın altını çıkarıp üzerine uzandım. Dudaklarımız buluştuğunda şehvet içinde öpüşmeye başlamıştık. Bir elim bacaklarından geceliğini sıyırırken, diğer elim göğüslerini okşamakla ve sıkmakla meşguldü. Arife de benim külotumu bir an önce çıkarmak için aşağı sıyırıyordu. Ben de Arifenin külodunu çıkarıp kalçalarını okşayarak göbeğinden yukarı göğüslerine doğru çıktım. Arife kazık gibi olmuş sikimi eline almış sıvazlıyordu... 

Arifenin üzerinde ters döndüm ve 69 pozisyonunda tertemiz amına yumuldum. Arife amını yüzüme doğru kaldırırken, benim sikim de Arifenin yüzüne dudaklarına çarpıyordu. Dilim Arifenin amının derinliklerine daldığında, Arife inlemelere ve Ohhlamalara başlamış, amı vıcık vıcık sulanmıştı. Arife dudaklarına sürten sikimi eliyle yakalamış, sikimin başını öpüp yalıyordu. Ben Arifenin amının dudaklarını emip, G-noktasını dillerken, Arife eliyle başımı amına bastırıyordu. Bir an dizleri ile başımı sıkıştırıp titremeye başladı. Ağlar gibi inleyerek ve kasılarak orgazm oldu, amı sular içinde kalmıştı. Ondan sonra sikimi öyle bir emmeye başladı ki, ben de dayanamadım ve “Geliyorum!” dedim. Sikimi ağzından çıkardığında ben de fışkırmaya başlamıştım. Menilerim suratına, gerdanına ve göğüslerine bulaştı. Arife sikimi iki göğsünün arasına yerleştirdi ve iki eliyle göğüslerini sıkıştırdı, sikimi tost yaptı... 

Göğüslerinin arasında biraz gidip geldikten sonra, dönerek yanına uzandım, başındaki eşarbını çözüp çıkardım ve yüzündeki döllerimi sildim. Arife de inmiş sikimi avucunun içine alarak yeniden ovmaya başlamıştı bile. Sikimi sıvazlarken, “Mmmhhh, bunu çok özledim!” diyordu. Bu arada bende bir elimle pürüzsüz bacaklarını okşarken, bir elimle de çok iri olmayan ama dikleşmiş göğüslerini okşuyordum. Dudaklarımız tekrar buluşup şehvetle öpüşürken, parmaklarım amının deliğini bulmuş ve parmaklamaya başlamıştım. Bir süre, orta 3 parmağımı amının deliğine sokup, baş parmağımla klitorisi ile oynarken Arife inlemeye ve beni üzerine çekmeye başladı. “Hadi gel, artık içimde istiyorum!” diye titrek sesle yalvarır gibiydi. Benim alet bu arada yeniden kazık gibi olmuştu. Doğrulduğumda Arife bacaklarını ayırmış, arasına yerleşmiştim. Ayak bileklerinden tutup bacaklarını kaldırdığımda, sikim şişmiş ve kızarmış olan am dudaklarının arasında aşağı yukarı kayıyordu. Arife elini atıp sikimin başını amının deliğine yerleştirdiğinde, kayganlaşmış amı sanki sikimi içine çekecekmiş gibiydi... 

Ben ağır ağır amına sokarken, Arife de kalçasını oynatarak yardımcı oluyordu. Yarısı girdiğinde artık dayanamadım ve bir anda yüklendim, hepsini birden kökledim. Arifeden kısık bir Ahhlama geldi. Doğrusuamının bu kadar da dar olacağını hiç tahmin etmemiştim. Arifenin ağzı açık kalmış, gözleri büyümüştü. Hareket etmeden biraz o vaziyette durdum. Sonra yavaş yavaş geri çekip tekrar yüklendim. Bunu birkaç kez tekrarladığımda, Arifenin iki eli belime yapışmış, “Hızlı yap, daha hızlı! Kökleeeee!” diye inleyerek, beni her seferinde sertçe kendine doğru çekiyordu. Ben hızlı hızlı bastıkça, Arife, “Sokkkkk! Doldur içimi! Oooohhh, sokkkkk, ne güzellll!” diye inliyordu. 5-10 dakika hızlı hızlı git gel yaptım, sonra daha da hızlandığımda, ikimizin de inlemeleri hırlamaya dönüşmüş ve birbirine karışmıştı... 

Birden Arife titremeye, bacaklarını ve amını kasarak beni içine kilitledi ve orgazm olmaya başladı. O anda ben de hırlayarak fışkırmaya başladım. İkimiz de aynı anda boşalmıştık. Arifeyle o gece sabaha kadar çeşitli pozisyonlarda 3 kere daha sikiştik. Şimdi akşamları beraber yatıyoruz, karı koca gibi olduk resmen. Ve iyi kide hayırsız oğlu gelinine uyup ta Arifeyi evden kovmuş diye seviniyorum :) 

[Mehmet] 

Karılarınızı Sikmeyi İhmal Etmeyin, Yoksa Boynuzlanırsınız!

23:45 By Unknown , In , , , , ,

Merhaba ismim Yasemin, 32 yaşında evli bir kadınım, 1.65 boyunda, kumral, mavi gözlü, beyaz tenli biriyim. Kocam aynı yaşta hafif kiloludur. Ve kocam sekse hiç düşkün değildir. Mahallede komşu kadınlarla konuşurken laf döner dolaşır kocalarımıza gelir, ben utanır ve kocamın isteksizliğini söyleyemem. Diğer kadınlar kocalarının azgınlığından bahseder durur, ben yutkunarak dinlerim. Komşularımdan Şulenin Kadir isminde bir kocası var. Uzun boylu İnce yapılı ve kesinlikle yakışıklı biri değil, hatta çirkin bile diyebilirim. Şule anlatırken kulak kesilirim. Kocasının her zaman çok azgın olduğundan dert yanar. Gecede bir seferin asla yetmediğini, 2 ve 3 kere olduğunu anlatıp durur ve banyo yapmaktan artık vücudunun aşındığını söyler sürekli. Onun anlattıkları yüzünden kocama karşı soğumaya başlamıştım. Ayda bir veya iki kere seks olur mu yaa? Artık dayanamaz hale gelmiştim. Kafama koydum kocamdan hayır yoksa başımın çaresine bakacaktım. Kadındım ve kadınlığımı yaşayacaktım... 


Şulenin kocası Kadire siktirecektim kendimi. Bunun çok kolay olacağını biliyordum zaten, çünkü Kadir hani pis gözlü derler ya aynen öyledir, her kadına yiyecek gibi bakar. Bazen ben balkona veya bahçeye çıktığımda kocamı sorma veya hatır sorma bahanesiyle benimle konuşur. Konuşurken de gözleri sürekli dudaklarımda, göğüslerimde ve bacaklarımda dolaşır durur. Adeta beni gözleriyle oracıkta becerir. Önceleri ona çok kızardım, ama dedim ya siktirecektim kendimi, sekse açtım, sonraları ise bu beni heyecanlandırmaya başlamıştı. Sonuçta ben bir kadındım, arzulanmak ve beğenilmek istiyordum. Artık Kadire karşı rahat davranmaya başladım. O balkondayken bende balkona temizlik bahanesiyle veya öylesine çıkar oldum. Beni görünce gözleri parlardı. Yine gözleriyle beni yiyecekti çünkü. Ben de bunu bildiğimden ona göre giyinmeye başladım, yakası bol tişörtler, şeffaf sayılacak etekler giymeye başladım, gündüzleri içime sütyen de takmaz oldum... 

İlk seferinde beni öyle görünce gözleri fal taşı gibi açıldı. Üstümde ince açık renk bir tişört vardı ve içimde sütyen yoktu. Altımda ise siyah basma bir eteklik vardı, baktığınızda içini gösteren incelikte bir etekti. Beyaz tenli olduğum için daha dikkat çekiciydi, siyah tanga külot giymiştim. Elimde süpürgeyle balkonu süpürme bahanesiyle balkona çıkmıştım. Kadir de balkondaydı. Onların yatak odasının balkonuyla bizim mutfak balkonu yan yana idi. Üstünde bir atlet ve altında bir pijama vardı. İşten gelmiş ve yatmadan önce bir sigara içmeye çıkmıştı herhalde. Kim bilir, belki de yatmadan beni görüp yatakta benimle ilgili fanteziler kurmak istiyordu. Onu görmezden gelip balkonu süpürmeye başladım, ona arkam dönük, eğilmiş yerleri süpürüyordum. Bir yandan da onu gözleyip tepkilerine bakıyordum. Dedim ya gözleri fal taşı gibi açılmış, bakışlarını arkama dikmiş, gördüklerine inanmaz gözlerle bakıyordu... 

Bir ara gözlerim çaktırmadan pijamasının önüne kaydı. Önündeki kabarıklık büyümeye başlamıştı. Eliyle hem önünü sıvazlıyor hem de bana bakmaya devam ediyordu, bana dediysem anlayın kalçalarıma. Eteğim ince olduğu için kalçalarım Kadire ziyafet sunuyordu. Tangam kalçalarımın arasına girmiş, göt yanaklarım iyice belirginleşmiş olmalıydı. Kadir o anda eminim beni domaltıp çatır çatır siktiğini düşünüyordu ve daha neler yapıyordu neler. Kararlıydım, Kadiri orada düz duvara tırmandıracaktım. Uzun müddet arkam dönük vaziyette süpürüyormuş gibi yaparak iyice seyretmesine izin verdikten sonra önümü döndüm. Götümü bu kadar siktiği yeterdi dimi :) Yine eğilmiş vaziyette süpürmeye devam ettim. Tişörtün bol yakası aşağı sarkmış, bu sefer göğüslerim Kadire ziyafet sunmaya başlamıştı. Memelerim tişörtten dışarı fırlamak üzereydi neredeyse. Ben süpürürken vücudumun sallanmalarıyla ara sıra memelerimin pembe uçları görünüyordu. Evlerimiz yan yana ve bitişik sayılır, balkonlar arasındaki mesafe 2 metre ancak vardır. Anlayın, her şeyim net şekilde adamın gözlerine sunuluydu... 

Kadir için bulunmaz bir ziyafetti. Kalçalarımdan sonra şimdi de memelerimi yiyordu. Neredeyse balkondan bizim balkona geçecekti, ben öyle düşündüm. Ama hali öyle görünüyordu. Elleri hala önündeydi, artık kabarıklık diyemem resmen sikini dikmiş, pijamasının üstünden 31 çekiyordu. O an eline düşsem beni parçalardı sanıyorum. Bunları düşünmek ve onu o halde görmek beni de heyecanlandırmıştı. Külotum sırılsıklamdı, nefesim kesiliyordu. Yabancı bir adamın önünde neredeyse yarıçıplak vaziyette güya temizlik yapıyordum. Aslında adama kendimi sunuyordum, o da beni seyrederek kendini tatmin etmeye çalışıyordu. Acaba neler geçiyordu aklından? Beni nasıl sikiyordu şu anda? Arkama geçmiş önündeki kazığı kalçalarımın arasına yerleştirmiş köklüyor muydu? Karısının anlattıklarına göre sevişirken ısırmayı seviyormuş (bunu sonradan bende öğrendim), yoksa bembeyaz kalçalarımı ısırıp deliklerimin ikisini de yalıyor muydu? Belki de şu anda seyrettiği memelerimi ağzına almış, morartırcasına emip, uçlarını ısırıyor, yalıyor veya yoğuruyordu... 

Yok böyle olmayacaktı, böyle giderse ikimiz de birbirimize bakarak boşalacaktık. Kadir beklide çoktan boşalmıştı, ama ben onun gözlerinin önünde boşalamazdım ya. Nefes nefese kalmıştım. Bacak aram yanıyor, amım zonkluyordu. Bir ara baktım, gözleri kısılmaya, hareketleri hızlanmaya başladı. Benim fark etmediğimisanıyordu, hızlandı hızlandı ve sonunda çok küçük bir inleme duyduğumu sandım, çaktırmadan baktım, yüzü iyice kızarmış ve sanki yüzüne bir rahatlama yayılmıştı. Anladım ki, Kadiri 2 metre uzaktan vücudumla boşaltmıştım. Sonunda doğruldum ve Kadirle göz göze geldim. Nefes nefese kalmıştı sanki ve zorlukla konuşarak, “Naber yasemin? Kolay gelsin!” dedi. Ben de, “Sağol Kadir abi, temizlik yapıyorum.” dedim. Kocamı sordu, işe gittiğini söyledim. Temizlik yaparken perdeleri çekerek çıkarmıştım ve takmak için merdiven lazımdı ve bizim merdiven yoktu. İşte benim için bir fırsat çıkmıştı.. 

“Kadir abi perdeleri takacağım, merdiveninizi alabilir miyim?” dedim. Hemen, “Tabi, lafı mı olur!” dedi. Oğluyla göndermesini istedim, bakalım ne diyecekti. “Yok yok ben getiririm! Hem perdeleri takmana yardım da ederim, yorulmuşa benziyorsun!” dedi. Ben de, “Gerek yoktu, zahmet olacak...” dedim. “Amaan ne zahmeti, komşulukta böyle şeyin lafı olmaz! Hemen getiriyorum!” diyerek içeri girdi. Ben de içeri geçtim ve onu beklemeye başladım. Az sonra zil çaldı, tabi Kadir gelmişti elinde merdivenle. Gözleri nasıl parlıyordu anlatamam. Hemen içeri girdi, perdeleri sordu. Ben de odaya geçmesini, perdeleri ütüleyeceğimi söyledim. O da içeri geçip beni beklemeye başladı. Ben bu anın tadını çıkarmak için işimi ağırdan alıyordum, dedim ya Kadiri iyice azdırmalıydım. Bu arada ona bir fincan çay ikram ettim, perdeleri ütü masasında ütülemeye başladım. Kadir hem muhabbet ediyor hem de çayını içiyordu, ben de ütümü yapıyordum. Üstümdekiler aynı tabii. Ütü masasının bir bu yanına bir öbür tarafına geçip, Kadire arkam dönük bir şekilde ütülüyordum. Üstelik öyle bir pozisyonda duruyordum ki, tam güneşe karşı ve sabah güneşi nasıl parlıyordu. Kadir arkamdaki koltukta otururken kesin yine kalçalarımı seyre dalmıştı. Ama ben de az değilim, ütü yaparken nasıl sallıyordum kalçalarımı bir bilseniz... 

İlk perde bitti ve takması için Kadire verdim. Merdivene çıktı ve merdiveni tutmamı, merdivenin biraz arızalı olduğunu söyledi. Hınzır şey, niyetini anlamıştım, 2 metre uzaktan iyi göremediği memelerimi şimdi daha yakından görmek istiyordu. Ben merdiveni tutarken o da yukarı çıktı ve perdeleri takmaya başladı. 1 dakikada yapılacak işi uzatabildiği kadar uzattı, ben de memelerime rahat bakabilsin diye ona bakmıyordum, ama çaktırmadan vitrinin camına vuran aksinden gözlüyordum. Eli perdede, gözleri memelerimdeydi. İyi görüntü vermek adına göğsümü gererek tutuyordum merdiveni. Bembeyaz memelerim 1 adım yakınındaydı ve dokunamıyordu, ne kadar zor bir şeydi onun için kim bilir. Az sonra işi bitti ve indi. Ben ikinci perdeyi ütüledim ve “Bunu da ben takayım, sırayla olsun!” dedim ve merdivene çıktım, Kadir merdiveni tutuyordu bu sefer. Eteğim dizlerimin altındaydı ve bol bir etekti, günlük giyim içindi. Bu sefer ben işi yavaştan alıyordum, Kadir de kalçalarımı seyrediyordu ve alı al, moru mor olmuştu. Ben de ondan farklı değildim ya neyse... 

İşim bitti, tam inecekken bilerek merdivenin dengesini bozdum ve onun kucağına doğru düştüm, ikimizde biribirize sarılmış halde yerdeydik. Eteğim açılmış, kalçalarım ortaya çıkmıştı. Yüz yüzeydik ve ne o kalkmak için bir teşebbüste bulunuyordu, ne de ben. O an ikimizde de film koptu ve dudaklarımız birleşti. Deli gibi öpüşüyorduk. Kadir bir yandan dudaklarımı emerken bir yandan da elleriyle kalçalarımı koparırcasına sıkıyor, parçalarcasına yoğuruyordu. Canım acıyordu ama umurumda bile değildi. O anda acı bile bana zevk veriyordu. Ne kadar öpüştük bilmem, beni sertçe çevirip altına aldı, külodumu bir çekişte yırtarcasına çıkardı, kendi de pijamasını sıyırdı. Artık benim de tahammülüm kalmamıştı, siki amımın hizasına gelir gelmez ellerimle kalçalarından bastırarak hemen içime girmesini sağladım ve işte en sonunda girmişti, içimdeydi. Ve girer girmez pompalamaya başladı. Bir yandan amımı sikiyor, bir yandan da tişörtümü sıyırmış, memelerimi öpüyor, yalıyor, sıkıyor ve ısırıyordu... 

Beni sikerken, “Yaseminim, kadınım, canım sevgilim, birtanem!” diye hırlıyordu. Ben de onu daha da şehvetlendirmek için, “Kadirim, erkeğim, sik beni, doyur beni, kocamın yapamadıklarını yap, parçala amımı, ye beni, bitir beni!” diye inliyor, hafif çığlıklar atıyordum. Kadir demin balkonda 31 çekerek boşaldığı için ikinci seferi uzun sürdü. Ben zaten azmış olduğum için çok geçmeden titreyerek orgazma ulaşmayabaşlamıştım. Amım kasılmaya, nefesim kesilmeye başlamıştı. Çığlık çığlığa boşalmıştım. Amımın kasılmaları ve benim boşalırken verdiğim tepkiler Kadire yetmişti, o da benden hemen sonra kasılmaya ve gözü dönmeye başladı, boşalmak üzereydi. Sikini amımdan çıkaracakken ben kalçalarını kavradım ve “İçime boşal aşkım, buna öyle hasretim ki!” dedim. O da, “Olur sevgilim, içini dolduracağım!” diyerek hırıltılarla içime döllerini fışkırarak boşalttı. Ama ne boşalma, döllerinin sıcaklığı, boşalırken sikinin başının büyümesi beni çıldırtmıştı... 

Boşalması bittikten sonra içimden çıkmak için hamle yaptı, ama ben yine tuttum ve içimde kalması için yalvardım. Çünkü tadını çıkarmak istiyordum. 10 dakika daha öylece, siki amımın içinde yattık. Sakinleşince dudağıma bir öpücük kondurup, “Artık izin ver aşkım, gitmeliyim, Şule bir şey anlamasın!” dedi. İstemeyerek bırakmak zorunda kaldım. Ama ilk fırsatta yine gelmesi için söz aldım. Zaten karısını bugün yarın köye akrabalarının yanına yollayacağını, 1 hafta yalnız olacağını söyleyerek içimden çıktı... 

Kadir karısını köye yolladıktan sonra, 1 hafta boyunca, her gün en az 2 posta sikti beni. Karısı geldikten sonra daha sikişmeye fırsat bulamadık. Beni suçlayacak olanlara şunu da belirtmek istiyorum ki, kocam boynuzlanmayı hak etti, yemeyenin malını yerler. Evli olan erkeklere sesleniyorum, ne olursa olsun karılarınızı ihmal etmeyin, yoksa kocamın başına gelen sizin de başınıza gelir! 

Şimdilik hoşçakalın! 

[Yasemin] 

Kiralık Oda Verdiğimiz Genç Karımı Sikiyor!

23:44 By Unknown , In , , , , , ,

Merhaba fantazi severler. Bu hikayemizi eşimle birlikte yazıyoruz. Biz İstanbulda mütevazi bir yaşantı süren, (eşim 32 ve ben 36 yaşında) evli bir çiftiz. Eşimle sınırsız bir seks yaşantımız var ve çok mutluyuz. Ancak kısa bir süre evvel ekonomik sıkıntılar yaşadık ve 3 oda bir salon olan evimizin bir odasını öğrenciye kiraya vermeyi kararlaştırıp internete ilan koyduk. Kısa sürede birçok kişi aradı. İçlerinden bir Üniversite öğrencisi ile eve yakın bir Cafede buluştuk. Delikanlı çok yakışıklı ve atletik yapılı bir gençti, ayrıca oldukça çekingendi, eşimle beni görünce eli ayağına dolaştı. Eşim mini bir etek giymiş, rahat tavırlarla yanımda oturuyordu. Oturunca eteği iyce sıyrılmış, baldırlarına kadar görünüyordu. Delikanlı titrek sesle adının Murat olduğunu ve bizi rahatsız etmeden evin bir odasını kullanacağını söyledi. Biz de kendisini temiz ve dürüst biri olarak gördüğümüzü söyleyip, şartlarımızı da belirterek anlaştık. “İstersen eve gidelim, evi de gör.” dedik. Murat çok memnun oldu ve birlikte eve gittik. 


Onun kalacağı odayı gösterdik, bakıp beğendi, sonra salona geçtik. Eşim, “Birşeyler içermisiniz?” dedi. Murat meyve suyu istedi, ben bir bira istedim. Eşim bizim içeceklerimizi verdikten sonra kendisine de bir bira alarak salona gelip karşımıza oturdu. Murat halen çekingen tavırlarla bir bana bir eşime bakıyor ve kendisini kabul ettiğimiz için teşekkürler ediyordu. Murata çok eşyasının olup olmadığını sordum. Sadece özel eşyalarının olduğunu söyledi. Eşim, “Peki yatak falan yok mu?” dedi. Murat, “Memleketten isterim gönderirler, ancak ailemin yurttan ayrıldığımı bilmelerini istemiyorum...” dedi. Ben de, “O halde dert etme, bir süre salonda yatarsın, sonra da ikinci el birşeyler alırsın.” dedim. Bu arada eşim Murata, “Burası artık senin de evin, rahat ol ve hiç bir konuda yabancılık çekmene gerek yok!” dedi ve birasını bitirip, 3 adet bira ile tekrar geldi. Birini Murata verdi. Murat, “Ben pek içmem abla.” deyince, eşim, “Sıkılma rahat ol, içmek istersen iç, ancak alkol almıyorsan ısrar yok!” dedi. Murat biraz rahatlamış, “Bazen arkadaşlarla içiyoruz, sizin hatırınız için içeyim.” dedi. Eşim, “Hah şöyle! Rahat ol!” dedi.

Biralarımızı içerken eşim Murata, “Bu akşam yurda gidecekmisin?” dedi. Murat da, “Gitsem iyi olur, sizi rahatsız etmek istemiyorum. Hem eşyalarım da yok daha.” dedi. Ben, “Yok canım gitmene ne gerek var, yarın gider eşyalarını getirirsin. Bu gece burda yatarsın artık.” dedim. Murat sıkılarak, “Pijamam falan yok...” dedi. Bu sözler üzerine eşim kalktı, “Ben üzerimi değiştirmeye gidiyorum, gelirken sana Sedatın giydiklerinden getiririm.” dedi ve yatak odamıza gidip bir süre sonra içi tamamen görünen kırmızı mini geceliğini giymiş, elinde iki adet Boxer Pijama ile geldi. Birini Murata birini de bana verip, “Al değiştir üzerini ve rahat ol, karnın açsa dolapta yiyecek var, çekinme.” dedi. Biz dışarda yediğimiz için toktuk, Murat da aç değilmiş, teşekkür etti. Ben hemen pantolonumu ve gömleğimi çıkardım ve Boxeri giydim. Fakat Murat üzerini değiştirmedi, eşime utangaç bir şekilde bakıp önünün kabarıklığını saklamaya çalışıyordu. Eşim de bunu farkedip Murata, “Artık sen de bu evin ferdi oldun, eşim karşımda nasılsa, senin de karşımda öyle olman gerekiyor, yani kendi evindesin sonuçta, öyle değil mi?” dedi.

Murat, “Tabi ki...” deyince, eşim Murata, “O halde gel bakalım benimle yatak odasına!” dedi. Ben gülerek, “Hayırdır aşkım, ne yapacaksın çocuğa?” :) dedim. Eşim de gülerek, “Korkma aşkım, üstüme çekmeyeceğim, yastık yorgan çıkarmama yardımcı olacak sadece, yoksa bizimle aynı yatakta mı yatacak?” :) dedi. Ben de, “Neden olmasın ki? Nasılsa evimizin bir ferdi!” :) dedim. Bu sözler Muratı delirtmiş olmalı ki, Pantolonunun önü çadır kurmuş durumda idi ve yerinden zor kalktı, eşimin kalçalarına bakarak peşinden gitti. Sadece Murat değil, ben de felaket heyecanlanmıştım. Bazen eşimle sevişirken aramıza bir başka erkeği aldığımızı hayal ederek fantazi kurardık, eşim o zaman daha fazla azardı. Tabi ki odayı kiraya vermemiz bu amacı gütmüyordu. Yatak odasından Muratın sesi geliyordu, “Abla burda olmaz lütfen...” diye. Eşim de, “Hadi ama, rahatlayacaksın!” diyordu. Merakımdan dayanamadım, ne oluyor diye bakmaya gittim. Eşim Murata benim Boxerlardan birini vermiş, üzerini değiştirmesini, havanın çok sıcak olduğunu söylüyordu. Murat beni görünce titrek sesle, “Böyle rahatım abi...” dedi. Ben de, “Olur mu canım, değiştir üzerini, gömleğini de çıkar rahatla!” dedim. 

Murat ısrarlara karşı koyamayıp önce pantolonunu çıkardı, Boxeri giydi ve gömleğini çıkardı. Artık önünü saklayamıyordu, dimdik olmuştu. Ben çıktım yatakodasından kendime bir bira daha aldım. Eşimin azdığını ve Murata kesin siktireceğini düşünüyordum. Meraktan yatak odasına doğru yaklaştım. Beni farketmiyorlardı. Eşim yatağın üzerine çıkmış, dolaba uzanıp yastık yorgan çıkartıyor ve Murata uzatıyordu. Eşim birden dengesini kaybedince, Murat eşimin bacaklarına ve beline sarılıp kucağına aldı ve birlikte yatağa düştüler. Eşim Muratın resmen sikinin üzerine oturmuştu. Eşim kalçasını Muratın kucağında (sikinin üzerinde) sağa sola oynatarak, “Bu hep böyle dik mi? Yoksa bana mı kalktı?” diye sordu. Murat cevap vermeden eşimi kucağından kaldırmaya çalışsa da, eşim kalkmayıp, “Beni beğendi de mi kalktı? Soruma cevap ver!” diyordu. Murat dayanamadı, “Abla belli olmuyor mu?” dedi. O sırada yatakodasına girdim. Muratın yüzü kızardı hemen. Eşim de, “Kocacığım düştüm, Murat yakaladı beni!” :) dedi. Ben de, “O halde teşekkür etmelisin aşkım!” :) deyip salona geçtim... 

Ben salonda bir sigara içerken yatakodasından sadece eşimin sesi geliyordu. “Harika bir yarrağın var Murat!” diyordu. Sigaramı bitirip tekrar yanlarına gittim. Eşim yerde Muratın önüne diz çökmüş Muratın yarrağını yalıyordu. “Kolay gelsin karıcığım!” :) dedim. Eşim de, “Murata teşekkür ediyorum!” :) dedi. “Benim için de teşekkür et aşkım!” :) dedim. Gerçekten Muratın yarrağı benimkinin rahat iki katı vardı. Eşim deli gibi yalarken Murat inleyerek kasılıp duruyordu. Sonunda dayanamadı ve eşimin ağzına boşaldı. Eşim hem yutuyor hem yalanıyordu. Muratın yarrağı hala dimdik idi. Eşim Muratı çırılçıplak bıraktıktan sonra kendi de soyundu ve yatağa uzandı. Ben de soyunup yatağın kenarına oturdum. Eşim amına şaplatarak Murata, “Teşekkür etme sırası sende!” deyince Murat eşimin amını yalamaya başladı. Ben de doğrulup eşimin ağzına verdim. Eşim zevkten çıldırmış gibiydi, kasıla kasıla orgazm oluyordu. Baktım Muratın yarrak kalkmış, “Murat, şu orospuya yarrağınla teşekkür etsene!” :) dedim. 

Murat karımın amını yalamayı bıraktı ve mırıldanarak, “Mahvettin beni oruspu, bak şimdi sana nasıl teşekkür ediyorum!” diyerek birden eşimin üzerine uzanıp, ben eşimin ağzını sikerken, o da eşimin amına öyle bir koydu ki, eşim sanki ilk defa yarrak yercesine böğürdü. O değil sikimi koparacak diye korktum. Ve Murat eşiminamını yavaş yavaş, ama kanırta kanırta sikmeye başladı. Murat benden daha uzun boylu ve iri kıyımdı, eşimin üzerinde gidip gelirken benim sikimle burun buruna geliyordu. Merak ediyordum, ne yapacak diye ve bir ara sikimi eşimin ağzından çıkarıp Muratın ağzına doğru uzattım. Murat hiç çekinmeden sikimi yalamaya başladı. Sikim iki ağız arasında eriyordu, ve dayanamadım birden boşaldım. Çoğu karımın ağzına giderken bir kısmı da Muratın yüzüne fışkırmıştı. Ama Murat hiç istifini bozmadan eşimi ritmik ve sert bir şekilde sikmeye devam etti. Ben yine yatağın kenarına oturmuş onları izliyordum... 

Muratın kalçaları harika görünüyordu, nasılsa sikimi yalamıştı, elimi attım götünü okşamaya başladım, o anda Murat eşimin amına dehşetle boşaldı. Hemen akabinde eşim de Muratın beline kollarını dolayarak sarıldı ve inleyerek boşaldı. Ancak eşim Murata öyle sarılmıştı ki, Muratı bırakmıyordu. Murat eşimin amından yarağını çıkaramadan yavaş yavaş sikmeye devam etti. Delikanlı eşimi dinlenmeden ikinciye sikiyordu. Eşim kollarını gevşetince Murat birden eşimin üzerinden kalkıp doğruldu. Eşim, “Ne oldu aşkım, yarıda bıraktın beni?” dedi. Murat hiç konuşmadan eşimi kucaklayıp kaldırdığı gibi kucağına aldı, alttan yarrağını eşimin amına geçirdi ve yatağa oturdu, eşimi Jokey gibi zıplatmaya başladı. Bir süre sonra eşim, “Bittimmmm!” diye böğürmeye başladı. Murat güçlü kolları ile karımı belinden tutup kaldırdı, yarrağını karımın göt deliğine hizalayıp tekrar oturtunca, karım çığlık çığlığa bağırmaya başladı. Murat karımın feryadına hiç aldırış etmeden aynı hızla götünü sikmeye devam etti. Murat karımın götüne boşaldığında, karımın yarrağın üzerinden kalkacak hali kalmamıştı. 

O gece Murat eşimi yanımda sabaha kadar sikti. Tabii Murata verceğimiz kiralık odadan vazgeçtik, anlaştığımız aynı şartlarda artık bizim yatak odamızda, bizimle birlikte kalıyor. 

Sevgilerimizle. 

[Sedat] 

Tutucu Karımı Hapla Uyutarak Siktirdim!

23:41 By Unknown , In , , , , , , ,

Slm, ben Tolga. 28 yaşında ve evliyim. Karım 24 yaşında, 1.60 boyunda ve normal kiloda, kapalı ve tutucu bir kadın. Karım çok güzel bir kadın olmasına rağmen, hiç fantazisi olmayan, yatakta benimle bildiğiniz klasik sikiş pozisyonundan başka bir pozisyonda sikişmeyen birisi. Ben ise karımın tam tersine seks fantazisi bol olan bir erkeğim. Ne yazık ki, bırakın uygulamayı, karımla bu tür fantazilerimi paylaşamıyorum bile. Bir keresinde karıma, pornofilm getireyim de birlikte seyredelim teklifinde bulundum diye benle bir hafta konuşmadı, öylesine tutucu yani... 


Karımdan gizli internette seks sitelerine çok takılıyordum. Seks filmleri, eşli seks hikayeleri ve grup pornoları, derken içimde bir kıpırdama oluştu ve karım bir başkası tarafından sikilirken izlemek isteğiyle yanıp tutuşmayabaşladım. Fakat karıma böyle bir şeyi teklif dahi etsem, kesin benden boşanırdı. Karımı siktirme fantazisi içimi kemirirken, internetten Kerem isminde birisiyle tanıştım ve Chat yapmaya başladık. Kendisinin dediğine göre İstanbuldandı ve 35 yaşında, iri yarı, kaslı vücudu olan, büyük yaraklı biriydi. Kereme derdimi anlattım, karımısiktirmek istediğimi, fakat karımın haberi olmadığını ve haberi olursa beni boşayacağını söyledim. Kerem de bana, “Karının haberi olmadan nasıl olacak bu iş dostum?” diye sorduğunda, “Hapla uyutarak yapsan?” dedim. Ben öyle deyince biraz korktu ve “Uyutarak yapmak tehlikeli olmaz mı?” dedi ve bu işten vaz geçecek gibiydi. Ben de, “Ne tehlikesi olacak ki canım, merak etme hiç birşey olmaz!” diye onu rahatlatmaya çalıştım...

Bana karımın resimlerinin olup olmadığını sordu, MSNden karımın birkaç tane resmini yolladım. Resimleri görünce hemen, “Karının başı hep öyle örtülü mü?” dedi. “Evet, evin içinde bile çıkarmaz başörtüsünü.” dedim. Ama bana cevap yazmadı. Birkaç dakika daha cevap gelmeyince dayanamadım ve ben yazdım, “Ne oldu? Karımı beğenmedin galiba?” diye. Kerem, “Yok yok, çok beğendim! Hatta şu anda karının resimlerine bakıp 31 çekiyorum!” diye yazdı. “Webcamı açsana, görebilirmiyim?” dedim. Açtı Webcamını, yarrağını okşuyordu ve gerçekten yarrağı hem kalın hem iriceydi, taş gibi de sert duruyordu. Karımın resimlerine bakarak boşaldığını bana izlettirdikten sonra Webcamı kapadı. Ben hemen yazdım, “Eee, karımı sikecekmisin?” diye. “Sikeceğim, ama bir şartım var, hem amdan hem götten sikerim! Sonra kıskanmak yok, sen de izleyeceksin!” dedi. Ben de mecburen kabul ettim ve anlaştık. Yeri ve zamanı ben ayarlayacaktım ve ona bildirecektim, o da o tarihte İzmire gelecekti. 

Karımla evlilik yıldönümümüz yaklaşıyordu, kutlamak için Kuşadasında turistik otelin birinden rezervasyon yaptırdım ve Kereme bunu anlatıp, onun da o gün o otele gelmesini istedim. Kabul etti ve hapları da o getirecekti. Yaptığımız plana göre, akşam karımla birlikte otele gidip önce başbaşa bir akşam yemeği yiyecektik ve yemekte (karım içmediği halde Şampanya söyleyecektim ve en azından bir bardak içmesi için ısrar edecektim). Evlilik yıldönümünün olduğu gün gelmişti ve içim içime sığmıyordu, bu gece karımı siktirecektim. Karıma akşam yemeğini otelde yiyeceğimizi ve bir gece orda kalacağımızı söylediğimde, “Aslan kocacığım, evlilik yıldönümümüzü unutmamışsın!” diye boynuma sarıldı. Karım sikileceğinden haberi yok, sevinçten havalara uçuyordu... 

Akşama doğru karımla otele gittiğimizde Kerem de gelmiş ve otelin barında birşeyler içiyordu. Heyecandan kalbim duracak gibiydi. Biz restoran kısmına geçtik oturduk ve akşam yemeğini yedik. Yemekte planladığım gibi Şampanya söyledim ve ısrarla karıma bir bardak anca Şampanya içirebildim. O bir bardakla bile, “Başım dönmeye başladı!” demeye başladı. “Ohalde ben bir WC’ye gidip geleyim, sonra odamıza çıkalım karıcığım.” dedim, karım da, “Tamam!” dedi. Karım restoranda otururken ben lobideki WC’ye gitmek için kalktım. WC’ye giderken Kereme göz kırparak, kafamla (WC’ye gelmesi için) işaret verdim. Benden hemen sonra Kerem de WC’ye geldiğinde heyecanım daha da artmıştı. Kerem, “Planda bir değişiklik var mı?” diye sordu. Ben de, “Yok yok, aynen devam! Sen hapları getirdin mi?” dedim. Hapları getirmişti, bana vermek istedi, ben de, “Bana verme, biz şimdi karımla odamıza çıkacağız, sonra ben odadan kahve siparişi vermek için resepsiyonu arıyormuş gibi senin cebini ararım, sen de garson gibi bana bir bira ve karıma da içine attığın haplar olan kahveyi getirir, kapıdan verirsin!” dedim, anlaştık. 

Yalnız hapların çok etkili olduğunu, karımın uzun süre uyanmayacağını ve tedirgin olmamamı söyleyerek beni de rahatlatmıştı. “Hazır WCye gelmişken işeyim!” diyerek yanımda yarrağını çıkardı ve işemeye başladı. Keremin yarağını ilk defa canlı görüyordum, gerçekten kocaman birşeydi ve çok ta kalındı, hayretler içinde kalmıştım. Yarrağına ilgiyle baktığımı gören Kerem, işemesi bittikten sonra, yarrağını bana göstere göstere salladı ve “Birazdan karını bununla sikeceğim dostum, amını götünü bununla dağıtacağım!” diyerek geri pantolonuna soktu ve fermuarını çekti. Ben biraz korkmaya başlamıştım, “Götünden yaparsan uyanabilir...” dedim. “Korkma, top atsan uyanmayacak, haplar çok etkili. Hadi siz şimdi odanıza çıkın da, bana bir an önce telefon aç, karının kahvesini getireyim!” dedi. “Peki!” deyip restorana, karımın yanına gittim. Karımla kalktık odamıza çıktık... 

Karım, “Sarhoş oldum galiba, başım dönüyor!” deyip kendini yatağın üzerine attı. “Dur sana bir kahve söyleyim, kahve iyi gelir!” diyerek resepsiyonu arıyormuşum gibi Kereme telefon açtım, oda numaramızı söyleyerek bir şekersiz kahve ve birde soğuk bira göndermelerini rica ettim. 9-10 dakika sonra Kerem elinde bir bira ve içine hapları erittiği kahve ile, “Oda servisi!” diyerek kapıyı tıklattı. Karım gelenin garson olmadığını anlamasın diye kapıyı hafif aralayarak içecekleri aldım ve Kereme teşekkür ettim, göz kırparak kapıyı kapadım. Karım kahvesini içerken ben de biramı yudumluyordum. Karıma kahvesini bitirdikten sonra evlilik yıldönümü için aldığım hediyesini verdim: Sexy bir iççamaşırı takımı. Karım çok sevindi ve “Bir duş alıp öyle giyeyim!” diyerek banyoya girdi. Hapların etkisinin ne olacağını ve etkisini nezaman göstereceğini bilmediğim için, karımın banyoda bayılıp düşmesinden endişeleniyordum. Ama boşuna endişelenmişim, karım banyodan çıktı, aldığım iççamaşırları giymişti ve çok sexy görünüyordu... 

Karım iççamaşırlarıyla yatağa uzandı, ben de soyunup sadece şortumla yanına uzandım ve “Evlilik yıldönümümüz kutlu olsun!” diyerek öpüşmeye başladık. Karım ikide bir esniyordu. Çok geçmeden kollarımda uykuya daldı. Karıma sesleniyordum ve kolunu dürtüyordum, hiç bir tepki yoktu. Ben işimi sağlama aldım ve 10 dakika daha bekledikten sonra karıma yeniden seslendim, dürttüm, yüzüne hafif tokat attım, acaba uyanacak mı diye. Yine hiç tepki yoktu, mışıl mışıl uyuyordu. Hemen Kereme telefon açtım, karımın uyuduğunu ve gelmesini söyledim. Kerem de en az benim kadar heycanlanmıştı, “Hemen geliyorum!” diyerek telefonu kapadı. Az sonra kapıyı tıkırdattı, açtım. Sikini pantolonunun üzerinden ovalayarak odaya girdi. Benim heyecandan elim ayağım titriyordu. Kerem yatağa yaklaşıp karımın vücudunu tepeden tırnağa süzdükten sonra, “Karının muhteşem vücudu varmış gerçekten dostum, bu gece artık benim olacak! Bak nasıl sikeceğim onu bu gece!” diyerek soyunmaya başladı. Ben heyecandan sadece, “Evet...” diyebildim... 

Keremin üzerinde sadece Boxeri kalmıştı ve yarrağının kalmış hali belli oluyordu. Kerem karımın yanına uzandığında ben de yatağın kenarın oturdum izlemeye başladım. Kerem uyuyan karımın dudaklarından öpmeye başladı, boynunu boğazını öpüp yalarken, bir eli de karımın göğüslerini okşuyordu. Sonra benden karımın südyenini çıkarmasına yardım etmemi istedi, birlikte çıkardık. Karımın göğüslerini tek tek emmeye başladı. Emerken sanki göğsünün birini tümden ağzına çekmek istiyor gibiydi. Sırayla her iki göğsünü de uzun bir süre emip yaladıktan sonra aşağılara indi. Yine benim yardımımla karımın külodunu çıkardık. Kerem karımın (muhtemelen dün traş ettiği) pürüzsüz kaymak gibi amını görünce, “Offf be, karının amcığı harika görünüyor! Tazecik, bakire kız amcığı gibi!” diyerek hemen yalamaya başladı. Amının dudaklarını sündüre sündüre emiyor, bazen diliyle klitorisine masaj yapıyordu, bazen de diliyle siker gibi amına sokup çıkarıyordu dilini. Arada bir, “Mmmmhhhh, tadı çok güzelmiş! Nefis!” diyerek yeniden yalamaya devam ediyordu. O kadar zevkle ve iştahla yalıyordu ki karımın amını, o anda kendi kendime ben neden hiç yalamadım diye sormaya başladım... 

Sonunda heycanla beklediğim an gelmiş, Kerem şortunu çıkarmıştı. Kendimi Keremin kocaman yarrağına bakmaktan alıkoyamıyordum. O ana kadar bende hiç kıpırtı yokken, Keremin muhteşem yarrağını kazık gibi kalkmış haliyle görünce, benim de sikim kalkmıştı. Keremin yarrağını karımın amının dudakları arasına sürtüşünü, ben de nefesimi tutmuş ve yutkunarak yakından izliyordum. Hissettiğim heyecan ve aldığım zevk inanılmazdı. Kerem karımın klitorisine tükürdü ve yarağının başıyla o tükürüğü amının dudakları arasına yaydı. Sonra am dudaklarını aralayıp yarrağının başını karımın amına dayadı ve yüklenmeye başladı. Hafif zorlanarak başını sokmuştu, karımın kasıklarından tutarak yeniden yüklenmeye başladığında, o kocaman yarrak taşaklarına kadar karımın amına gömülmüştü. “Ohhhh, harika! Karının amcığı daracıkmış dostum!” diyerek iyice kanırttıktan sonra da yavaş yavaş gidip gelmeye başladı... 

Kerem karımın amını pompalaya pompalaya sikerken, ben de şortumun içinde kazık gibi olmuş sikimi sıvazlıyordum. Yaklaşık 10-15 dakika siktikten sonra Kerem birden yarrağını karımın amından çıkardı ve karımı çevirip yüzükoyun yatırdı, göbeğinin altına da yastık koydu, karımın götü havadaydı artık. Anlaşılan karımı götten sikecekti. Yarrağını bana çevirip tükürüklememi istedi. Avucuma tükürdüm ve yarrağının başına sürdüm. Sonra bana karımın götünün yanaklarını iki elimle yanlara ayırttırdı. Yarrağını karımın dışa çıkmış büzüğüne dayadı ve bir iki fırçadan sonra bastırarak yüklendi. Yarrağının başını soktuğunda, karım hafif kımıldadı. Korkmuştum, “Uyanırsa mahfolurum!” dedim. “Korkma, uyanmaz!” diyerek yarrağını yavaş yavaş karımın daracık göt deliğine sokmaya devam etti. Tamamını köklediğinde karımın uyanmadığını görünce rahatlatmıştım. Bir yandan da düşünüyordum, eğer karım uyanık olsaydı mümkün değil böyle bir yarağı alamazdı diye... 

Kerem karımın götünü 15-20 dakika pompalayarak siktikten sonra artık karımın göt deliği iyice açılmıştı. Kerem o gece sabaha kadar karımı amdan götten en az 5 posta sikti. Hayatımda böyle bir haz almamıştım. Kerem sabah gitti, ama gitmeden önce karımı son bir kez daha götünden sikti ve bu son seferde içine boşalmıştı. Kerem gittikten sonra karımın götünden süzülen dölleri temizlemek bana düştü tabi. Temizleyebildiğim kadarıyla temizledim ve uyuyan karıma sarılarak uyudum. Öğleye doğru uyandığımda karım halen uyuyordu. Karım da uyandığında, “Uffff! Başım çatlıyor! Üstümden TIR geçmiş gibi hissediyorum kendimi!” diye sızlanmaya başladı. Rahatlamıştım, dün gece olanlardan haberi yok diye. Karım birden, “Bu ne be? diyerek elini götüne attı, (iyice temizlediğim halde) götünden süzülen dölleri parmağıyla alıp baktıktan sonra, suratıma tokadı yapıştırdı ve “Adi herif! Evlilik yıldönümü kutlamak bahanesiyle beni otele getirip sarhoş ederek götümü sikersin haa!” diye bağırdı ve kızgın bir şekilde banyoya koştu... 

O gün apar topar otelden ayrıldık ve hiç konuşmadan eve döndük. Karım beni bir haftadır yatağa almıyor, mecburen salondaki kanepede yatıyorum! Olsun, herşeye rağmen karımı siktirmek çok zevkliydi, birdaha olmasını çok isterdim! 

Herkese bol sikişli günler! 

[Tolga] 

Yeni Gelen Genç Banka Memuruyla Sikişiyorum!

26 Haziran 2013 Çarşamba 22:19 By Unknown , In , , , , , , ,

Merhabalar. Adım Zerrin, 46 yaşında, esmer ve dul bir kadınım. 2 yıl önce bir trafik kazasında kaybettiğim Fabrikatör Kocamdan kalan Fabrikanın yönetimiyle ben ilgilenmeye başladım. Kızım da Amerikada Üniversitede okuduğu için, 2 yıl boyunca tek başıma tüm zamanımı Fabrikanın işleriyle harcadım, ama malesef mizacım iş kadınlığına elvermediğinden ve parasal sıkıntım olmadığından sonunda Fabrikayı satmak zorunda kaldım. Kocam çok zengin biriydi, Fabrikanın haricinde daha birçok gayrımenkulden oluşan yüklü bir miras bırakmıştı. Takriben 1,5 yıldır da mirasla uğraşmaktan kendime hiç zaman ayıramamıştım. Parasal işlerimi Şişli taraflarındaki bir Banka şubesi ile hallediyordum. Küçük bir şube seçmemin sebebi, yüklü mevduatım olduğundan çok daha samimi ve kolay işlem yaptırmamdandı. 


Bir gün yine gelen faizleri ve kiraları kontrol etmek için şubeye gittiğimde, yeni bir memurun işe başlamış olduğunu gördüm. Diğer çalışan 7-8 kişinin arasında hemen göze batıyordu. Çok yakışıklı bir gençti, 1.80 boylarında, temiz yüzlü, atletik yapılı biriydi. Görür görmez bayılmıştım. Şöyle bir ellerine baktım, yüzük filan yoktu, muhtemelen bekardı. 2 yıldır işten güçten başımı alamamış, ancak kendimi toplamışım, bir anda tahrik olmuştum, içim erimişti görünce. Müdüre hanımın yanında kahvemi içerken, hesaplarımı kontrol ettim. Müdürehanımla konuşurken, öylesine işe yeni başlayan memurdan bahsettim. Müdüre hanım da sinsice gülümseyerek, “Evet yeni başladı, ismi Selim. Daha bekar ve üstelik sizin semtte oturuyor!” :)) dedi. Neyse, ben kahvemi bitirdikten sonra şubeden ayrılıp eve döndüm. Ama kafama takmıştım bir kere, bu yeni gelen çocuğu daha yakından tanımam lazımdı... 

Ne yaparım, nasıl yaparım diye düşünürken, aklıma birşey geldi. Bankadakiler saat 18:00 de paydos ediyorlardı, akşam 17:15 gibi Müdüre hanımı arayıp, “Ah şekerim sorma, öğlen unutmuşum, bu akşam bir düğüne gideceğim, hediye almam lazım, bizahmet o yeni gelen memur çocukla bana 1.500 TL gönderiver, sana verdiğim vekaletten halledersin! Adı neydi, Selim miydi? Nasıl olsa bizim semtte oturuyormuş!” dedim. Müdüre hanım da, “Tamam, hemen yolluyorum!” dedi. Ben de hemen bir duş alıp bornozumu giydim ve Selimi beklemeye başladım. 15 dakika sonra Selim kapıyı çaldığında bornozla kapıyı açtım. Elindeki zarfı göstererek, “Müdüre hanım gönderdi...” dedi. Parayı teslim aldığıma dair Makbuz imzalatması gerekiyordu. “Gel canım, içeri buyur!” diye salona aldım. Selim sıkıla sıkıla içeri girdi, parayı saydı uzattı. “Ah canım sana da zahmet oldu, ama görüyorsun halimi, hazırlanmam lazımdı, buyur geç, şöyle otur!” diye üçlü koltuğu işaret ederek oturtup, ben de hemen yanına oturdum. Ve o an bacak bacak üzerine atarak ilk frikiğimi verdim, neredeyse kalçama kadar bacaklarımı açtım, bornozun önü de baya aralık, göğüslerim olduğu gibi meydandaydı... 

Selimin gözleri bir göğüslerimde bir bacaklarımdaydı. “Dur sana içecek birşey ikram edeyim, eh buraya kadar zahmet edip geldin...” dedim. Kalkıp iki bardak Viski doldurdum ve biraz daha yakınına oturdum. Artık kalçam Selimin bacağıyla temas halindeydi. Selim makbuzu imzalattıktan sonra Viskisini fondip yaptı ve göğüslerimle bacaklarımı süzerek, “Başka bir arzunuz varmıydı Zerrin hanım?” dedi. Selimin önüne baktığımda siki neredeyse pantolonundan fırlayacak gibiydi, hiç düşünmeden elimi pantolonunun üzerinden sikine atıp kavradım, “Bunu istiyorum!” dedim ve dudaklarına yumuldum. Selim dudaklarımı koparırcasına öperken, benim de ellerim önce gömleğini sonra pantolonunu çıkartmakla meşguldü. Dudaklarım ve dilim Selimin ağzında, dillerimiz birbirine dolanmış vaziyette iken, Selimin elleri de göğüslerimi kavramış, okşamakla sıkmak arasında dolaşıyordu. O onda amımın suları şarıl şurul akmaya başlamıştı zaten... 

Ben Selimin külodunu da bir çırpıda aşağı indirdiğimde, kazık gibi siki fırlamıştı. Hemen eğilip sikinin mantar gibi başını ağzıma aldım ve emmeye başladım. Elimi de taşaklarına attım, taşaklarını sıktıra sıktıra sikini emiyordum. Selim de boş durmuyor, elleri kah göğüslerimde kah kalçamda okşamalarına devam ediyordu. Bir anda kalkıp Selimin kucağına oturdum, sikinin başı göbeğime geliyordu. Dudaklarımız tekrar birleşmiş, şehvetle birbirini emip ısırırken, biraz kalkıp elimle Selimin sikini amıma denk getirip üzerine bıraktım kendimi. O anda zevkten ölebilirdim, Selimin kazık gibi siki bir anda içime saplanmış ve tiz bir çığlık atmıştım. Dibine kadar aldıktan sonra yavaş yavaş oturup kalkarak kendi kendime gitgel yapıyordum. Müthiş bir şehvet Okyanusunda yüzüyordum sanki, her oturuşumda neredeyse çığlık atıyordum. Amımdan sular akmaya başladığında inleyerek birden hızlandım. Selim ise altımda resmen böğürüyordu. Tam gelmek üzereydim, birden hızla oturup Selimin sikini amımın içinde kasarak hapsettim ve sarsılmaya başladım... 

Selim de, “Uuuaaoohhh, geliyorummm! diye inleyerek alttan kalçasını kaldırarak dahada derine girdi ve lavlarını içime boşaltmaya başladı. Tırnaklarım Selimin etlerine geçmişti neredeyse. İkimiz aynı anda gelmiştik ve ben bunca yıllık evlilik hayatımda hiç tadamadığım bir orgazm yaşıyordum. O vaziyette, siki içimdeyken bir müddet Selimin kucağında kaldım. Sehpadaki telefonum çalmaya başladı, Selimin kucağından inmeden telefona uzanıp cevap verdim. Müdüre hanım arıyordu, “Zerrin Hanım, Selim geldi mi?” dedi. Ben de titrek bir sesle, “Geldi geldi! Şu anda içerde!” dedim. Müdüre hanım da, “OK!” dedi kapattı... 

Kalkıp Selimle birlikte duşa girdik. Yıkandık çıktık. “Hadi giyinip yemeğe gidelim!” diyerek lüks bir restorana götürdüm Selimi. Yemeğimizi bir şişe şarap eşliğinde yeyip tekrar eve geldik. Daha kapıyı kapar kapamaz Selime saldırdım, koridorda birbirimizi soyarak yatak odama geçtik. Beni sırtüstü yatağa atıp, direk amıma yumularak dillemeye başladı. Yatakta biraz döndü ve siki tam suratımın üzerine geldi. 69 olmuştuk. Ben de onun sikini tutup emmeye başladım. Birbirimizinkini çılgınlar gibi emerken, o an bir kere orgazm oldum, sularım akmaya başlamıştı. Selimin siki kazık gibi olmuştu, ağzıma sığdıramıyordum. Sikini elimle kavradım ve iri göğüslerimin arasına aldım. Selim göğüslerimi biraz siktikten sonra dönerek kasıklarıma oturdu, üzerime eğilip göğüslerimi emmeye ısırmaya başladı. Dayanamıyordum artık, bacaklarımı açmaya başladım. Selim de üzerimden indi, ayak bileklerimden kavrayıp ayaklarımı omzuna koydu, nabız gibi atan sikini amımın dudaklarıma sürmeye başlamıştı. Zevkten çıldırıyordum, inlemelerim duvarlarda yankılanıyordu... 

Az sonra Selimin sikinin santim santim amımın içine kaydığını hissediyordum. Tamamını içime köklediğinde bir çığlık daha atmıştım. Zira amım Selimin sikine göre dar geliyordu. Hele Selimin amıma geçirirken, “Ohhh yavrum, ne kadar dar amın var! Ben bu amı sabahlara kadar sikmezmiyim!” gibi konuşmaları benim aklımı tümden alıyor, daha çok tahrik oluyor ve kendimden geçiyordum. Nasıl dediğime ben de şaşırıyordum, ama ben de Selime, “Sik koçum! Parçala amımı! Bu amın bundan sonra tek sahibi sensin! Sok erkeğim, bitir beni! Yerim senin o muhteşem yarağını!” gibi laflar ediyordum. Selim de daha sert ve hızlı basıyordu. Beni altında katlamış gibiydi ve sikinin baskısını taa midemde hissediyordum, ama buna rağmen ben de kalçamı ona doğru iterek dahada içime almaya çalışıyor ve “Sokkkk! Daha sokkk!” diye bağırıyordum. Kaçıncı orgazmım olduğunu sayamadım... 

Selim beni evire çevire yarım saate yakın sikti. En son beni domaltarak gitgel yaptığında artık ben perişan olmuştum ve “Boşallll! Boşal artık erkeğim! Ben bitttimmm!” demiştim. Selim de daha da hızlanarak, “Geliyorummmm aşkımmmm!” diyerek içime fışkırmaya başlamıştı. Müthiş birşeydi! Tüm evliliğimdeki sikişmelerimin hepsinin toplamından daha çok zevk almıştım. Artık Selim benim erkeğim olmuştu. O gece Selim bende yattı ve beni birde hiç sikilmemiş bakire götümden siktikten sonra uyuduk. Sabah erkenden Selim uyanmış ve amımı yalayarak beni de uyandırmıştı. Sabah sikişinden sonra o işe giderken, ben yatakta öylece kalakalmıştım. Öğleden sonra Şubeye uğradığımda Müdüre Hanım bana, “Hoşgeldiniz Zerrin hanım!” derken yüzünde muzip bir gülümseme vardı. “Zerrin hanım, umarım dün sizi memnun edebildik?” deyince, ben de aynı muzip bir gülümsemeyle, “Nasıl mutlu olduğumu bilemezsiniz, çok teşekkür ederim!” dedim

Gönlünüzce sikişin! Byeee! 

[Zerrin]