Tekila Sayesinde Kızlığımda Gitti, Götümde!

29 Eylül 2013 Pazar 01:18 By Unknown , In , , , , , , ,

Merhaba ben Gizem. 19 yaşında, 1.65 boyunda, 55 kilo, yeşil gözlü, kumral, ortalama üstü bir kızım. Bu anlatacağım hikaye geçen sene oldu. Benim çok samimi olduğum Oğuz adında bir arkadaşım var. Uzun boylu, yakışıklı ve kaslı bir çocuk. Haftasonu ailem şehir dışına çıkmıştı ve evde yalnızdım, canım sıkılıyordu. Oğuzu aradım ve eve çağırdım. 10 dakika sonra elinde 1 şişe Tekila ile bizim kapıdaydı. Hayatımda hiç alkollü içecek içmemiştim, doğrusu nasıl birşey diye merak ediyordum. Salonda oturduk, içmeye ve sohbet etmeye başladık. Daha ilk bardaktan sonra bir hoş olmuştum ve kafam tatlı tatlı dönüyordu. Şişe yarıya geldiğinde, normalde ayıp diye asla söyleyemeyeceğim laflar ağzımdan kendiliğinden dökülüyordu. Şişenin dibi göründüğünde ise kafayı tam bulmuştum ve arkadaşım gözüme daha bir yakışıklı görünmeye başlamıştı... 



Bu arada sohbet iyice derinleşmişti ve Oğuz aslında benden hoşlandığını ama bana uzun süredir açılamadığını söyledi. Ben de ona karşı boş olmadığımı söyledim. Öpüşmeye başladık. Deli gibi öpüşüyorduk. Dillerimiz durmak bilmiyordu. Elini yavaşça eteğimin altına kaydırmaya başladı ve külodumun içine soktu. Amımı okşamaya başladı. Amım sırılsıklam olmuştu. Bir eliyle de göğüslerimi avuçluyor, sertleşmiş göğüsuçlarımı sıkıyordu. Amımı öyle bir parmaklıyordu ki, beni çıldırtıyordu. Külodumu nezaman çıkardığını bile hatırlamıyorum. Sonra beni çırılçıplak soydu ve her yerimden öpmeye başladı. Parmaklarıyla amımın dudaklarını aralayıp, klitorisimi ve amımın içlerini yalamaya başladı. Dilini amıma soktukça inliyordum. Sonra ben onu soydum ve iyice sertleşmiş sikini ağzıma almaya başladım. Bir yandan da elimle sikini sıvazlıyordum. Git gide hızlanıyordum ve o da zevkten kuduruyordu. En sonunda ağzıma boşaldı. Bütün döllerini yalayıp yuttum... 

Sonra beni kucaklayıp odama götürdü. Beni yatağa fırlatıp üstüme çıktı ve öpüşmeye, sevişmeye başladık. Yarım saat kadar yiyiştikten sonra tekrar kalkan sikini amıma sürtmeye başladı. Artık dayanamıyordum, “Sok içime, sik beni, kızlığımı boz!” diye yalvarıyordum. Sikinin başını amımın ağzına yerleştirip, “Hazır mısın?” dedi. “Hadi sok!” deyince, içime öyle bir girdi ki, acıdan gözlerimden yaşlar gelmeye başladı. Ama bir o kadar da zevk alıyordum. Kızlığım bozulmuş, amımdan kan gelmeye başlamıştı. O beni siktikçe, “Daha hızlı!” diye bağrıyordum. İnlemelerimiz bütün evi sarmıştı. Beni tüm gücüyle sikiyordu ve bir süre sonra ben de sarsılarak boşaldım. O daha boşalmamıştı ve sikmeye devam ediyordu... 

Sonra boşalmadan kalktı üstümden, beni götten sikmek istediğini söyledi. Ben o kafayla, “Sik aşkım, neremi istiyorsan sik!” diye inliyordum. Gitti mutfaktan sıvı yağ aldı geldi. Beni domaltıp arkama geçti. Sikini ve götümü iyice yağladıktan sonra, tüm gücüyle kökledi götüme. Çığlık çığlığaydım. O da deli gibi inliyordu götüme her girip çıktıkça. Götümü uzun bir süre siktikten sonra, inleyerek götüme boşaldı... 

O gece defalarca kez amımı götümü sikti. İkimiz de çok yorulmuştuk, duş alıp uyuduk. Uyurken bile sikiamımın içindeydi. Sabahsa beni sikmesiyle uyandım. Hayatımın en güzel gecelerinden biriydi ve asla pişman olmadım. Oğuzla hala birlikteyiz. O artık hem sevgilim hem de en iyi arkadaşım. 

[Gizem] 

Komşumuzun Sakat Oğluyla Sikişmelerim!

01:16 By Unknown , In , , , , ,

Bu yaşadıklarımı mutlaka anlatmalıyım, anlatmasam çatlayacağım. Kısaca kendimden bahsedeyim, 22 yaşındayım, malesef çok erken yaşta bir evlilik yaptım, daha 16 yaşımda liseyi bırakıp bir denizci ile severek evlendim. Aileme bile direndim onun için. Ama evliliğimin 2. senesinde, daha ben 18 yaşıma girdiğimde herşey kabusa dönmüştü sanki. Kocamın aşırı kıskançlıkları ve dayağı bir yana, bayanlarla olan samimiyetleri de beni delirtiyordu. Ben bu duruma daha fazla sabredemedim ve zorlu bir süreçten sonra, çok zorda olsa, sevdiğim halde boşandım, ailemin yanına döndüm. 


Annem ve babam (bir de 16 yaşında kız kardeşim var) anlayışlı insanlardı, başıma kakmadılar olanları ve kabul ettiler beni. Boşanmamın üzerinden aylar geçmiş ve ben hem kocamı hem beni becerişlerini deli gibi özlemekteydim. Ama Nevşehiri bilenler bilir, okadar büyük bir şehir değil ve annem babam sevilen sayılan tanınan insanlar. Dolayısıyla herkesle samimi olamıyordum ve hoşuma giden bir erkekle dilediğimce sikişemiyordum. Artık amımın ateşi başıma vurmuştu, geceleri kızkardeşimle aynı odada yattığımız için, o iyice uykuya daldıktan sonra, kalın tarak sapı yada havuçla falan kendimi tatmin ederek boşalıyordum. Öyle azmıştım ki, artık günde 5-6 kere yaptığım bile oluyordu... 

İnanamıyordum, daha 21 yaşındaydım ama dul kalmıştım. Genç, güzel ve dul bir kadın olmak çok zordu. Dul olunca herkesin sana bakışı değişiyor, en yakın arkadaşın yada komşun bile ‘Bu kız yarağa aç!’ der gibi bakıyor, herkes sikmek için fırsat kolluyordu sanki. Bu böyle sürerken, birgün farkettiklerimle son 1 senedir herşey değişti. Artık ailemle olunca, mecburen kafa dağıtmak için annemlerle falan gezmeye, hatta güne bile gider olmuştum. Yine annemle en üst kattaki Meryem teyzenin gününe gittik. Meryem teyzenin 2 çocuğu var, birisi evlenip yurt dışına gitti, diğeri de oğlu İbrahim, 31 yaşında, hoş tipli, ama malesef sakat, ben bildim bileli tekerlekli sandalyede. Biz bu binaya taşındığımızda ben 12 yaşında falandım, o da 22-23 civarıydı işte. 

Güne gittiğimizde, pastalar börekler yenilip çaylar kahveler içilirken, kadınlar kendi aralarında konuşmayabaşladılar. Kimisi kocasının çapkınlıklarını, kimisi kocasının nekadar mükemmel olduğunu, onu altınlara paraya boğduğunu, kimisi de kocasının azgınlığını, yarağının boyutunu anlatıp kıkırdaşıyordu. Annem ise samimi bir arkadaşı ile benimle alakalı falan konuşuyordu, onlar öyle sevmezdi diğer konuları konuşmayı. Bizim yaşıtlarımız genç kızlar da bir odaya toplanmış, erkek arkadaşından, kocasından filan bahsediyordu işte. Ben de çok azdığımı falan anlattım. İçlerinen birisi güldü ve “Aynı azgınlığı ben de yaşıyordum, ama fırıncının oğluyla işi pişirdim!” dedi. Şaşırmıştım, millet neler yapıyordu... 

Bir ara mutfağa çay doldurmaya giderken, İbrahim abinin odasından gelen sesini duydum. Kapıya iyice yanaşıp, kulağımı iyice verdiğimde ise, şok olmakla beraber içim kıpır kıpır olmuştu. Telefonla konuşuyordu, ama konuşmakla kalmıyor telefonda seks yapıyordu. “Şuan elimde, okşuyorum bebeğim, ohhh!” gibi şeylerdi. Fazla dinlemedim, her an birisi gelebilir ve beni kapı dinlerken yakalayabilirdi. Çayları doldurup kızların yanına döndüm. Duyduklarıma çok şaşırmış olmalıydım ki, kızlardan biri, “Ne oldu, yüzün bembeyaz olmuş?” diye sordu. “Yok birşey...” dedim atlattım. Gün bitince eve gittik. 

Ama sonraki 2-3 gün hep aklımda İbrahim vardı. Sakattı ve yürüyemiyordu, ama diğer heryeri sağlamdı. O da bir erkekti ve bir siki vardı sonuç olarak. Aklımda sürekli onun yarağı ve boşalmaları, acaba hiç karı sikmişmidir düşünceleri dönüp duruyordu. Bunu öğrenmeliydim. Sonraki günlerde Meryem teyzeyle samimiyeti ilerlettim. Meryem teyze belinden rahatsız olduğu için temizlik mutfak işlerinde yardımcı olma bahanesiyle girip çıkıyordum evlerine. İbrahimle de konuşmaları arttırmıştık. Artık onlara çıkarken, meme dekolteleri ve taytla çıkıyordum. İbrahim ise azıyor olacak ki, eliyle saklıyordu bazen sikini. Ama kafama koymuştum, ne yapıp ne edip sikişmeliydim onunla. 

Bir akşam yemek götürmek için tabağı aldım ve çıktım onlara. Kapıyı çaldım çaldım açan yok. Tam asansöre yöneldim ki, kapı açıldı. İbrahim varmış sadece evde, ancak açabilmiş kapıyı. “Şey, ben yemek getirmiştimsize.” dedim. “Alayım ben.” dedi. “Yok ben mutfağa bırakayım madem yalnızsınız!” dedim. “Peki!” dedi. Girdim içeri, elimde tabakla mutfağa yöneldim. Tabağı götürürken yere bilerek yemek döktüm ve “Ayy çok pardon, hemen silerim şimdi, çok özür!” diyerek tabağı masaya bıraktım. O ise koridorda duruyordu. Kağıt havlu aldım, yerleri sile sile geldim tam önünde domaldım ve yeri yavaş yavaş silmeye başladım. Amacım tepkisini ölçmekti. Bu yaptığıma inanmıyordum, ama artık iş işten geçmişti... 

Sonra arkamı dönüp kalktığımda, tekerlekli sandalyede bizimkisi yarağı kalkmış kocaman olmuş elinde oynuyordu. Sakince, “Ne yapıyorsun sen?” dedim. “Ne yaptığımı sen iyi biliyorsun, amacın ne senin?” dedi. Bunu derken de yarağını sıkmaya devam ediyordu. Ona doğru yanaştım ve sikini tutarak, “Amacım bunu yemek!” dedim. Resmen bir orospu gibi davranıyordum, ama çok hoş birşeydi bu. İbrahim kendinden geçmiş gibi nefes alıp veriyordu. “Yalamamı istermisin?” dedim. “İstemezmiyim! Zaten deliriyordum sana ben!” dedi. Önünde diz çöktüm ve “Hiç yalattın mı?” dedim. “Sakatız diye çirkin değiliz ya, yaptırdık elbet!” dedi. Şaşırmıştım, “Kime?” dedim. İnanamayacağım bir isim verdi, “Yan sitedeki dul Rukiye teyze!” dedi. Karı okadar azgınmış ki, bunlara geldiğinde Meryem teyze görmediği zamanlarda bizimkinin sikini emer, yalar, boşaltırmış. Evde annesi olmadığında da kendisini siktirirmiş... 

Bu bana inanılmaz gaz vermişti ve aylardır olan açlığımla yaladım, emdim sikini. Offf, harikaydı. İbrahim inliyor, başımı bastırıyordu. İlk posta 5 dakika içinde geldi ağzıma. Ama ben fazlasını istiyordum ve acele etmemiz gerekiyordu. Onu odaya götürdüm ve yatağına yatırdım, belden aşağısını soydum bir güzel. Am yalamaya bayılıyormuş, külodumu çıkardım, eteğimi topladım, amımı dayadım bunun ağzına. Aman Tanrımmmm, öyle bir yalıyor ki amımı, sanki aç bir köpek gibi saldırıyor resmen amıma. Tabi ben üst üste 2 kere boşaldım, hemde delirmiş gibi, amımı ağzına bastıra bastıra. Ama daha bitmemişti, İbrahimin o yarağını içime de alacaktım. Kocaman iri başlı birşeydi, nasıl sakat olabilirdi bu adam. Ahh ah! 

İbrahim de artık yalvarmaya başlamıştı, “Hadi otur artık, hadi deliriyorum!” diye inim inim inliyordu. Benim de dayanacak gücüm yoktu. Henüz 1 senelik sikilmiş dar ve küçük amımı sikinin başına sürttüm sürttüm ve yavaş yavaş oturmaya başladım. Her oturuşumda zevk beynime çakılıyordu sanki, her oturuşumda sikilmenin tadına varıyordum. O ise ayaklarını oynatamadığı için, sadece yarağı ve belini oynatarak şak şak alttan amıma sokmaya çalıştıkça, ikimizin de inlemeleri artıyordu. O, “Otur yavrum, bastır, ohhhhh, ıhhh!” diye inlerken, ben de hızlanmıştım artık. Aldığım o inanılmaz zevkle kendimi kaybetmiş bir şekilde inim inim inlerken, bir süre sonra deliler gibi orgazm oldum. Ama doymamıştım, siki içimdeydi ve daha dimdikti, durmadan devam ettim zıplamaya. Sonunda ikimiz de aynı anda, resmen titreye titreye boşaldık. Amımın suları ve onun dölleri birbirine karışmıştı. 

Ben üstüne yığıldım kaldım. İkimiz de nefes nefeseydik. Kendimize gelince kalktım ve külodumu giyindim, üstümü başımı toparladım, onun da pantolonunu giydirdim. Okadar mutlu olmuştum ki, sikilmenin tadı damağımda kalmıştı. O da aynı şekilde, bir sigara yaktı ve derin bir “Ohhhh!” çekti. Tam ben odadan çıkarken annesi koridorda pat diye karşıma dikildi, başladı söylenmeye, “Senin ne işin var kızım burda? Ne yapıyordunuz içerde?” gibilerinden. Ben utanarak, “Yemek getirmiştim sadece...” dedim ve evimize indim. 

Annesi içerde sikiştiğimizi farketmişmiydi bilmiyorum, ama umrumuzda bile değildi. Şimdi her fırsatta İbrahimle sikişiyorum. İnanın sağlam birçok erkekten iyi sikişiyor. Hele o am yalaması herşeye bedel. Ben evliyken kocamla 1-2 orgazm yaşarken, İbrahimle 4-5’i buluyor. Sakat falan, ama sikişmeye geldi mi yorulmuyor adam. Evlenmeyi bile düşünüyorum onunla, bakalım neler olacak : )) 

[Gülsüm] 

Adam İstanbula Karısını Siktirmeye Getirmiş!

01:14 By Unknown , In , , , ,

Selamlar, ben İstanbuldan Yiğit. İş çıkışı çevreyolunda durakta otobüs beklerken durağa bir araba yanaştı. Arabada bir kadın ve bir erkek vardı. Duraktaki bir beye adres sordular. O bey adresi bilmediğini söyleyince ben gittim arabanın yanına, belki yardımcı olabilirim diye ve araba içindeki kadına daha iyi bakmak için. Bana Avcılara gitmek istediklerini, İstanbulun yabancısı olduklarını söylediler. Onlara tarif etmeye çalıştım, ama zor bulunacak yerde olduğunu, ben de oraya yakın bir yere gittiğimi, isterlerse onlara eşlik edeceğimi söyledim. “OK, gel...” dediler, ben de bindim araca. Aslında benim gideceğim yerle de alakası yoktu, içimden bir ses bana bunu söyletti. 


Yola koyulduk. Kendilerini tanıttılar. İzmirlilermiş, İstanbula ilk gelişleriymiş. Nette tanıştıkları bir çifti ziyarete gelmişler. Kadın oldukça hoş bir bayandı, üzerinde mavi kısa kollu dar bir badisi vardı, altında da dar bir pantolon. Fiziği muhteşemdi ve oldukça da hoş sohbet bir kadındı. Arada şakalar yapıyor ve ilgiyi uzerine topluyordu. Ama kocası ona arada fırça atıyor, “Bak senin yüzünden nerelere geldik!” diyordu. Kadın da kocasına, “Aşkım bunu sen de istedin!” deyince ben iyice şüphelenmeye başladım. Bir ara kadın torpido gözünden sigara alırken eğilince, kot pantolonun altından giydiği kırmızı tanga resmen ortaya çıktı. Sikim taş gibi oldu. Ben arka koltukta tam orta kısımdaydım, ikisi de beni çok net görebiliyordu. Ben sikimi elimle saklamaya çalışıyordum. Kadın bunu fark etmiş olacak ki, birkaç kere daha eğilip torpido gözünden CD falan aldı... 

Kocası olmasaydı onu orada yatırır sikerdim, ilk kez bir kadını bu kadar arzulamıştım. Yüzüm kıpkırmızı olmuş, dilim tutulmuş, kadının frikiklerini izliyordum. Bunu adam da fark etmiş olacak ki, karısına, “Aşkım adam kalpten gidecek, dikkat et, güzelliklerini sergileme!” dedi. Kadın kahkaha attı, “O genç ayol, onda kalp olamaz, sabaha kadar seks yapsa kalbi taş gibi atar!” dedi. Ben inanamıyordum bu sözlere, ama açılmaya da cesaret edemiyordum, zaten yolu tarif ederken zor bela bir iki kelime çıkıyordu ağzımdan. Kadın bana dönerek güldü ve “Elinin altında ne saklıyorsun?” dedi. Ben mahçup bir şekilde, “Kusura bakmayın, çok güzelsiniz...” diyebildim. Kadın kocasına, “Aşkım ben akşamki maçtan evvel antrenman yapmak istiyorum!” deyince, ben tekrar şok oldum, ne kadar rahat bir kadındı. 

Kocası beni kastederek, “Arkadaş da isterse bana uyar!” dedi. Ben de, “Ne isterseniz yaparım!” diyebildim. “OK o zaman, yolumuz uzerinde sote bir yer varsa gidelim!” dedi. Ben çevreyolunda bildiğim sakin bir yolu tarif ettim. Bu arada karısı elini arkaya atmış, pantolonumun uzerinden sikimi okşuyordu. Heyecandan elititremeye başladı ve kocasına, “Hızlı sür arabayı lütfen, ağzıma almak istiyorum!” dedi. Sote yere gelince adam arabayı kenara çekti, araçtan inip kaputu kaldırdı, sanki araç arıza yapmış ta bekliyoruz gibi. 

Karısı da ön taraftan inip hemen arkaya yanıma bindi. Biner binmez de sikimi çıkarıp ağzına aldı. Ben zevkten ölecektim, bu kadar mı güzel yalanır, hırıltılar çıkararak sikimi boğazına kadar sokuyordu. Ben de badisinin altından göğüslerini okşuyordum. 5 dakika emdikten sonra artık dayanacak gücüm kalmamıştı, boşalacağımısöyledim. “Akıt ağzıma!” deyince, içimde ne var ne yok boşalttım ağzına. Döllerimin hepsini yuttu. Bu arada kocası da aracın yanıbaşında dikilmiş, içeride olan biteni izliyordu. Boşaldığım halde sikimi ağzından çıkarmıyordu kadın, anlaşılan devam edecektik. Ben de kadının patolonunun düğmelerini açıp, amını okşamaya başladım. Amı sırılsıklam olmuştu... 

Kadın camı açtı ve kocasına bagajdaki bavuldan kırmızı eteği vermesini istedi, “Pantolonu çıkar giy zor olur!” dedi. Kocası eteği verdi. Kadın hemen pantolunu çıkarıp eteği giydi ve önümde domaldı. Ben de külotunu bir kenara çekip, sikimi ıslak amına soktum. Ama ne sokuş, kadın öyle bir “Oohhh!” dedi, araba sallandı. Ben kadının amını seri bir şekilde sikiyordum ve kadının boşaldığını hissediyordum resmen. Adam birden kapıyı açıp, “Dayanamıyorum kaltak, şunu da ağzına al!” diyerek, arabaya bindi ve kapıyı kapadı. Bana da dikkatli olup arada etrafa bakmamı söyledi. Ama benim değil yakalanmak, dünya yıkılsa umrumda değildi, sikimi var gücümle amına sokmaya devam ediyordum. Kocası da kadının ağzına veriyordu..

Kadın birden kendini öne çekip, eliyle sikimi amından dışarı çıkardı ve göt deliğinin etrafına sürtmeye başladı. Kadın götten de istiyordu. Ben insiyatifi ona bıraktım, sikimi yavaş yavaş götüne aldı. Daha önce götten verdiği belliydi, fazla zorlanmadı alırken. Köküne kadar girince, “Biraz bekle sonra pompala!” dedi. Ben de denileni aynen yaptım. Bu arada kocasının sikini tekrar ağzına aldı. Adam kendinden geçmiş bir şekilde karısına, “Kaltak karı, bak sikilmen için seni İstanbullara kadar getirdim, istediğin kadar sikil!” diyordu. Ben de tempoyu tutturup kadının götüne ritmik bir şekilde girip çıkmaya başladım. Ben pompaladıkça kadın zevkten ağlıyor gibi sesler çıkarıyordu... 

Kocası ağzına boşaldı ve kadın hiç çıkarmadan yuttu hepsini. Ağzından çıkardığında siki sönmüştü. Benim de takatım kalmamıştı, boşalacağımı söyledim. “Götüme boşal!” dedi. Hepsini akıttım içine. Hemen toparlandık, kaputu kapayıp yola koyulduk. Kadın ön koltuğa geçmedi, arkada yanımda oturup halen sikimi okşuyordu, ben de hayran hayran onu izliyordum. İlk kez bu kadar azgın bir kadın görmüştüm... 

Nette tanıştıkları ve sikişmeye geldikleri çiftin adresine geldiğimizde ben otobüsle evime gitmek için arabadan indim. Vedalaşırken ikisi de benden çok zevk aldıklarını, İzmire yolum düşerse mutlaka yanlarına gitmemi söyleyip adreslerini, telefon numaralarını verdiler..

[Yiğit] 

Canı Yarak İsteyen Bakire Kızlar Benden Ders Alın!

01:10 By Unknown , In , , , , , , ,

Benim adım Şule, 19 yaşındayım. Aslında kendimi çok güzel bulmuyorum ama arkadaşlarım benim çok çekici olduğumu ve bunun için kıskandıklarını söylüyorlardı. Ben ela gözlü, kumral saçlı, 53 kilo ve 1.69 boyunda bir bayanım. Şimdi size anlatacağım olay ben daha Lise 3'e giderken gerçekleşti. Ben ailemle İstanbul'da oturuyordum. Babamın işlerinden dolayı İzmir'e taşınmıştık. Maddi durumumuz iyi sayılırdı. Babam beni koleje yazdırdı. 



Nihayet okullar açılmıştı. Daha kimseyi tanımıyordum. Ama aralarında öyle yakışıklı bir çocuk vardı ki, ondan çok etkilenmiştim. İlk ders yeni arkadaşlarımla tanışma faslıyla geçti. Beğendiğim çocuğun isminin Burak olduğunu öğrendim. Koyu mavi gözleri vardı. Gömleğini dışarı çıkarmıştı. Kravatını da aşağılarda bağlamıştı ve ilk iki düğmesi açıktı. Beni bu haliyle çok etkilemişti. İkinci derste hoca yerlerimizi ayarlıyordu. Hepimizi ayağa kaldırdı. Tahtanın önünde sıra olduk, beni Burak'la oturtması için hep ona yakın olmaya çalışıyordum. Onu başkasına kaptırmaya niyetim yoktu. Sıra Burak'a gelmişti. Hocanın dikkatini çekebilmek için biraz öne geldim. Tebeşirle elimde oynamaya falan başladım. 

Hoca herkese şöyle bir baktıktan sonra Burak'a, “Hülya'yla cam kenarında en arkaya otur!” dedi. Orospu Hülya!! Off beynimden aşağı doğru kaynar sular dökülmeye başladı. Kız benden daha güzeldi. İyice sinir olmuştum. Ama beni onun önüne Ceren'le oturttu. Olsun yine de ona yakındım. Zaman geçtikçe onunla iletişim kurmaya çalışıyordum. Derslerde dakkada bir silgisini falan istiyordum. Çözemediğim soruları ona çözdürüyordum. En sevdiği rengi, diziyi falan soruyordum. Benim ona olan ilgimi anlamıştı, ama hiç bana yanaşmıyordu. Ben her gün okula rimel kalem parlatıcı falan sürüp geliyordum. Sırf onu o orospu Hülya'ya kaptırmamak için. Ama yüzüme baktığı yoktu. Hülya'yla daha samimiydi. Çok kötü oluyordum. 

Yılbaşı çekilişi yapılacaktı. Herkes ismini yazdı attı poşete. Teker teker kura çekilmeye başlandı. Kimse kime çıktığını söylemiyordu. Burak'a çıkmasını çok istiyordum. Elimi attım poşete kağıdı aldım geçtim yerime, baktım Selim yazıyor. Tipsiz şişko gerizekalı piç Selim. Offff şimdi nerede bulacaktım Burak'ın kağıdını. Hülya geldi oturdu. “Kime çıktı?” dedim. “Burak!” dedi. Kağıtları değiştirmek için resmen yalvardım o orospuya. Ama vermemekte ısrar etti kahpe. Tabii o da hoşlanıyordu Burak'tan... 

Zil çaldı. Ben tuttum bunun kolundan arka bahçeye götürdüm. Bu söylenmeye başladı. “Napıyosun ya, canımıacıtıyosun!” dedikçe iyice sinirimi bozuyordu. “Birşey diyecem korkma!” dedim. Sessiz bir yere çimenlere oturttum. Hava soğuk olduğu için arka bahçe bomboştu. “Ver şu kağıdı orospu!” dedim. “Hayır!” dedi. “Ver!” dedim, yine “Hayır!” dedi. Nasıl oldu anlamadım Hülya'nın suratına bir tane tokat oturttum. Aslında bu tokadı bir kağıt parçası için değil, içimde ona birikmiş onca kızgınlığın acısını çıkartmak için atmıştım. O da bana indirdi. Ben de bir sersem oldum. Kontrolsüzce elime ne geçtiyse daldım orospuya. Ee o da boş durmuyordu. Kafa tekme derken başımızda hocaları bulduk... Yılbaşı çekilişinde bizim olmayacağımızı söylediler. Olsun Burak'ı o da elde edemeyecekti. 

Zaman çabuk ilerliyordu. Burak zengindi ve villada oturuyordu. Evinde doğum günü partisi verecekti. Ailesininde yurt dışında işleri olduğu için gelemeyeceklerdi. Burak okuldaki arkadaşlarının hepsini davet etti. Tabii beni de çağırdı. Parti Cuma gecesi saat 10'da başlayacaktı. Benim babam hayatta partiye falan izin vermezdi. Onun için Ceren'lerde ders çalışacağımı ve telefonumun hep açık olacağını söyledim, kabul etti. Çok güzel zümrüt yeşili mini bir elbisem vardı, kuzenimin düğünü için almıştık. Aldım çantaya attım. Menekşe moru rengi kemerimi ve aynı renk ayakkabılarımı da koydum. Tarak toka falan her şeyim hazırdı. Annemin Leopar desenli küçük çantasını da yanıma aldım. Yola çıktım. Ceren'e de durumu anlattım bir aksilik çıkmasın diye. Burak Ceren'le kavgalıydı. Onun için partiye onu davet etmemişti. 

Ben evden uzaklaşınca kapısı açık bir apartmana girdim. Giyindim saçımı makyajımı yaptım. Çantamı eşofmanlarımla birlikte merdiven boşluğuna koydum. Bu saatte kim görüp alacaktı. Her şeyi göze alıp devam ettim yoluma. Saat daha 9'du, korkuyordum. Atladım taksiye geldim Burak'ımın evine. Evden çıkarken babamın cüzdanından 50 TL almıştım, çok alsaydım farkedecekti. Taksi 10 TL tutmuştu. İndim taksiden, iki katlı bir villa karşımdaydı. Evin dışını balonlarla falan süslemişlerdi. Kapıyı çaldım. Kapıyı Burak açtı, “Gel içeri canım!” dedi. Bana çok samimi davranıyordu. Çok hoşuma gitmişti. Son ses müzik açıktı. Herkes dans ediyordu. Telefonumu yanımdan ayırmıyordum. Babam arayınca hemen bahçeye çıkıp konuşuyordum. Orospu Hülya'da oradaydı. Bir o eksikti. Ama ben ondan daha güzeldim. 

Herkes hediyesini vermeye başladı. Ben de yılbaşı çekilişinde belki bana çıkar diye ona saat almıştım. Gösterişsiz sade bir saatti. Koluna taktı. Kulağıma saatin ve benim çok güzel olduğumu söyledi. Bu sözü bile beni tahrik etmişti. Müzik durdu. Herkes dağılmaya başladı. Ben de etraftaki ıvır zıvırları toplamaya başladım. Ev boşalmıştı. Yalnızca Burak ve ben kalmıştık. Ona çok güzel bir parti olduğunu söyledim. Gülümsedi. Yanağına bir öpücük kondurdum ve gitmem gerektiğini söyledim. Tam döndüm kapıya doğru gidecekken kolumdan tuttu ve “Gitme!” dedi. “Ne oldu?” dedim. Benden çok hoşlandığını ama utangaçlığından dolayı açılamadığını söyledi. Ben de ona olan bütün hislerimi anlattım. Yaklaşık bir saat konuştuk. Ona, “Lavaboyagidip hemen döneceğim.” dedim. Telefonum da yanımdaydı. Suyu açtım babamı aradım. Ceren bu saatte yola çıkmamamı yatıya kalmamda ısrar ettiğini söyledim. Babam biraz kızdı ama tamam dedi. 

Merdivenlerden inip salona gittim ama Burak yoktu. “Burak?” diye seslendim. Ses çıkmıyordu. Belki bahçeye çıkmıştır diye düşünerek kapıya yöneldim ama kilitliydi. Korkmuştum. Belimden sıkıca biri sarıldı. Bu Burak'tı. Ensemi öpmeye başladı. Hoşuma gidiyordu ama ona erken olduğunu söyledim. Dinlemiyordu. “Hadi gel odama gidelim!” dedi. “Burak yapma lütfen korkuyorum!” dedim. Ama dinleyen kim? Hızlıca kolumdan tutup yatağa fırlattı. Kapıyı kilitledi. Üstüme çıktı. “Yapma lütfen!” dedim. “Şşşt, çok eğleneceğiz!” deyip eliyle boynumu tuttu ve öpmeye başladı. Yavaş yavaş fermuarımı açtı. Kemerimi çözdü yere attı. Elbisemi çok sert bir şekilde üstümden çıkarttı. Etek kısmı yırtılmıştı. Kaçışım olmadığını anlamıştım. “Burak ben bakireyim, lütfen yavaş ol!” dedim. “Seni çok seviyorum!” dedi dudaklarıma kenetlendi. Ben altta o üstteydi. Karşısında sütyenim ve külodumla kalmıştım. Dillerimiz birleşti. 

Ben de çok istekliydim. 15 dakika boyunca öpüştük. “Seni istiyorum!” dedim. Çok azmıştı. Gömleğinin düğmelerini açmaya çalışıyordum. Üstümden kalktı. Gömleğinin yakasından tuttu ve çekti. Bütün düğmeleri kopmuştu. Hepsi bir tarafa fırladı. Bu kez ben onu kendime çektim ve üstüne çıktım. Sütyenimi fırlatıp attım. Tekrar üstüne yayıldım. Öpüşmeye devam ettik. O altta olmayı sevmiyordu, üstüme çıktı, kemerini çözüp ellerimi yatağın başlığına bağladı. Çok sıkı bağlamıştı, canım acıyordu. Gözlerimi yırttığı gömleğinin parçasıyla bağladı. Boynumdan aşağı öperek inmeye başladı. Göğüslerimin arasından geçti. Göbek deliğimi yalıyordu. “Offff hadi!” dedim. “Bekle bebeğim daha yeni başlıyoruz!” dedi. Göbeğimden aşağı iniyordu. Tam amıma geldi derken bacaklarıma döndü. Amıma yaklaştıkça inlemeye başlıyordum. Bacaklarımı açabildiği kadar açtı. Amımın kenarlarını yalamaya koyuldu. İki gün önce ağda yapmıştım, amım pürüzsüzdü. Üstlere doğru çıktı. “Ee hadi sik artık, orospu çocukluğu yapma bana pezevenk!” diye bağırdım. Dayanamıyordum. Amım iyice sulanmıştı. 

Başını vücudumdan uzaklaştırdı. Odadan çıktı. Gözlerim kapalı olduğu için nereye gittiğini göremiyordum. Ayak seslerinden tekrar geldiğini anladım. “Ne yapıyorsun, hadisene!” dedim. Ses yoktu. Bir anda meme uçlarımda bir soğukluk hissettim. Buz koymuştu. “Offf, sik beni!” dedim. Buzu çekti ve parmaklarıyla amımı araladı. Amım alev alev yanıyordu. Buzu amımın dudakları arasına sürtmeye başladı. Çığlıklar atıyordum ve çok zevk alıyordum. Buzu aldı ve amımı yalamaya devam etti. Diliyle klitorisime baskı yapıyordu. İyice deliriyordum. Bir ara dilini içeri soktu. "Ahh!" diye bağırdım. Amımın suları gelmeye başlıyordu. O da dilini çıkarıp tekrar sokuyordu. Zevkten bayılıyordum. Sonunda müthiş bir şekilde boşaldım. Amımdan akan zevk sularımın hepsini yaladı yuttu. 

“Sıra bende, hadi çöz!” dedim. “Görelim bakalım ne kadar iyisin!” dedi. Gözlerimi ve ellerimi çözdü. Pantolonunu çıkarmamıştı. Yatağa yüz üstü uzandım. Fermuarını açtım, pantolonunu indirdim. Siki taş gibi olmuştu. 16-17cm kadardı. Zaten çok uzun penislileri hiç sevmem. Çok porno izlemişimdir ondan biliyorum, zevk değil acı veriyorlardı. Elimle sikini kaldırdım. Ve minik minik öpmeye başladım. Taşşaklarına küçük ısırıklar atıp yalıyordum. Öperek yavaş yavaş sikinin tepesine çıktım. Kafasını ağzıma aldım. Dilimle içeride yuvarlıyordum. Bir elimle sikine 31 çekiyor bir elimle de taşşaklarını sıkıyordum. Çok hoşuna gidiyordu. Sonra iki elimi de çektim ve ağzımı sikinden uzaklaştırıp tekrar ağzıma sokuyordum. Kasılmaya başladı. Kafamı geri çekti. Boşalmak istemiyordu... 

Beni yataktan kaldırıp kucağına aldı. Banyoya götürdü. Jakuziyi biraz doldurdu. Jakuzinin içine yatırdı beni. Bacaklarımı açtı. Sikini amıma sürtmeye başladı. Hala öpüşmeye devam ediyorduk. “Hazır mısın bebeğim?” dedi. “Hazırım, sik beni!” dedim. “1-2-3” dedi ve hiç acımadan kökledi. Çığlığı bastım. Kızlığım gitmiş, sutamamen kan olmuştu. Jakuziyi temizledik. Amıma bir öpücük attı. Kalktı ve sikini tekrar köklemeye başladı.Acı ve zevki bir anda yaşıyordum. İnanılmaz bir duyguydu. Sonra beni ters çevirdi. Köpek pozisyonuna getirerek sikmeye başladı. Böyle daha çok canımın acıdığını söyledim. “Yan deneyelim!” dedi. Yan döndüm bacağımı kaldırdım. O da arkama yattı bir eliyle bacağımı tuttu. Diğerini de boynumun altından çıkarıp memelerimi sıkmaya başladı. Sikini amıma sokup köklemeye devam etti. Her sokuşunda zevkten bağırıyordum. Uzun bir süre beni bu pozisyonda sikti... 

Sonra jakuziden çıktı, “Bir dakika bekle!” dedi ve mutfağa gitti. Ben de bu arada mastürbasyon yapmaya başladım. Elinde yağ sürahisiyle döndü. Niyetini anlamıştım. Yağı boynumdan aşağı dökmeye başladı. Ben de onu yağladım. Sikini amımda sürterken birden göt deliğime dayadı. “İster misin?” dedi. “Hayır çok acır, istemiyorum!” dedim. “Bana güven!” dedi, birkaç ikna edici söz söyledi. “Tamam ama yavaş olacaksın!” dedim. Sikini ve göt deliğimi iyice yağladı. “Bana bak, beni seviyor musun?” dedi. Tam ‘Evet’ diyecekken kökledi. Çok bağırıyordum. Hızlıca gidip geliyordu. “Yeter!” dedim. Durmadı. Deli gibi sikiyordu. Bir süre sonra ben de götümü ona doğru ittirmeye başladım. İyice sıcak basmıştı beni. Terledikçe yağın etkisiyle kızışıyordum. Ama süper zevk alıyordum... 

Sikini götümden çıkarttı ve göğüslerimin arasına yapıştırdı. Göğüslerim yanıyordu. İleri geri yaptıkça resmen havale geçiriyordum. Göğüslerimden ağzımın içine aldım. Boğazıma kadar soktum. “Ohhh!” demeye başladı. Ellerimle de destek veriyordum. Boşalacağını anladığımda ağzımı kocaman açtım ve sikine kendi ellerimle 31 çektim. Dayanacak gücü kalmamıştı, birden o muhteşem dölleri boğazıma fışkırdı. Ben ellerimi yavaşlatmaya başladım. Ağzımın içinde birkaç gel git yaptım. Jakuziye uzanıp suyu açtık. Üzerimizdeki yağları temizledikten sonra sıcak suyun içinde birsüre kaldık. Uykumuz geldiğinde kalktık kurulandık, yatağına gidip uyuduk. Bütün gece elim onun sikinin üzerindeydi. 

Sabah onu sikinden öperek uyandırdım. Güldü ve dudağımdan öptü. Dün gece yaşadıklarımı asla unutmayacağımı söyledim Burak'ıma. Kıyafetlerimi giydim. Kapının önünde de bir süre öpüştük ve ben yola çıktım. Bekaretimi Burak'a vermiştim. Onu çok seviyordum. Yürüyerek çantamı bıraktığım apartmana girdim. Merdiven boşluğundan çantamı aldım. Eşofmanlarımı giyip eve doğru yol aldım. İçimde tuhaf bir his vardı. Canım da çok acıyordu. Eve geldim. Telefonuma baktım. Burak'tan mesaj gelmişti, Seni Seviyorum!” diyordu. 

Pazartesi günü okula gittim. Burak yoktu. Ceren'e sordum. Burak'ın ailesinin yanına yurt dışına gittiğini öğrendim. Sanırım hep orada kalacaklardı. Bir an ona olan öfkem arttı. Aradım ama numarasını değiştirmişti. Kendime küfürler ederek ağlamaya başladım. Ben onunla evlenme hayalleri kurarken o beni unutup çekip gitmişti... 

Şimdi 19 yaşındayım. O günden beri kimseyle bir daha birlikte olmadım. Kızlar, bir gecelik zevk uğruna siz debenim düştüğüm hataya düşmeyin. Hepinize iyi günler. 

[Şule] 

Evli Bayan Müdürümü Siktim İşsiz Kaldım!

01:07 By Unknown , In , , , , ,

Adım Mehmet. 28 yaşındayım, yakışıklı sayılmam, ama konuşma kabiliyetimin çok iyi olduğunu söylerler. İşşizdim ve iş başvurusu için gittiğim (Türkiyenin büyük marketler zincirine ait) bir markette başvuru formunu doldurdum. Formu içeriye, müdür odasına vermemi söylediler. İçeriye geçince müdürün bayan olduğunu gördüm. 35-36 yaşlarında, götü gerçekten muhteşem olan bir bayandı. Benimle kısa bir konuşmadan sonra beni işe aldı. Ertesi gün başladım. İşyerinde benden hariç 1 erkek ve 4 bayan vardı, hepsi evliydi, bir ben bekardım. Nezaman görsem müdürenin götünden gözümü alamıyorum. Müdüre hanım 1.70 boylarında, 60 kg, güzel, evli ama çocuğu olmamıştı. Daha sonra öğrendim, kocasının ikinci eşiymiş ve kocasının ilk evliliğinden 1 çocuğu olduğu için çocuk istemiyormuş, araları bunun için limoniymiş. 



Birkaç gün sonra kocası ailesini ziyaret için İzmire gittiğinde bana gün doğmuştu. Markette herkese aynı gün izin veremezler. Ben gireli 4 ay geçmişti ve bana asla Pazar günü izin yazılmamıştı. Ben de bekarım diye rahatsız olmamıştım. Ogün bana Pazar gününe izin yazıldığında şaşırdım ve müdüre hanımın yanına gidip, “Acaba yanlışlık mı var?” diye sorduğumda, “Yok, bilerek yazdım!” dedi. Ben de teşekkür ettim ve fazla üzerinde durmadım. Cuma günü olmuştu. Marketi kapatma saati geldiğinde ben müdüre hanımın odasına gittim, “Kapatıyoruz.” demek için. Müdüre hanım telefonda kocasıyla hararetli birşekilde tartışıyordu... 

Kocasıyla konuşması bitince aşağıya indi, kapattık. Herkes evine dağıldı. Ben ve müdüre hanım kalınca, bana, “Gel seni bırakayım!” dedi. Arabasına bindik gidiyorduk. Telefondaki tartışma için özür diledi. Ben de hemen, “Eşinizle mi tartışıyordunuz?” dedim. “Evet, artık yürümüyor, boşanıyoruz!” dediğinde dünyalar benim olmuştu, sanki direk benimle evlenecek gibi. Yaklaşık yarım saat konuştuk. Bana Pazar günü bir programım olup olmadığını sordu. İçimden ‘hasiktir Pazar günü izin vermekten vazgeçti’ diye düşünerek, “Bir planım yok!” dedim. “İyi o zaman seni alayım da baraja gideriz, biraz sohbet ederiz!” dedi. Bunu duyduğumda nasılsevindim anlatamam. Bu sevincimi o da fark etmişti ve “Benim dertlerimi dinlemenin seni bu kadar sevindireceğini bilseydim daha önce anlatırdım!” diye espiri yaptı. Beni evimin önünde arabadan indirip yoluna devam etti. O gece müdüre hanımın muhteşem götünü düşünerek 2 defa 31 çektim öyle uyudum. 

2 gün geçmek bilmedi birtürlü. Sonunda pazar olmuştu. Sabah erken uyandım, banyo yaptım, ne olur ne olmaz diye sikimin kıllarını kestim ve hazırlandım. Saat 11 de aradı, “Hazırmısın?” diye, 15 dakika sonra da geldi. Muhteşemdi, dizinin üzerinde bir etek, birde yakasından 1 düğmesi açık gömlek vardı. Ben onu böyle görünce gözümü ondan alamıyordum, baktıkça sikim kalkıyor ve saklamak dahada zorlaşıyordu. Müdüre hanımınsa daha bir rahat hareketleri vardı. Barajın yanına geldiğimizde, “İçecek birşeyler alalım.” dedi. “Ne içersiniz?” dedim. “Bira içmek istiyorum!” deyince nedense heyecanlanmıştım. Biraları aldım ve sakın bir yere çektik arabayı. Başladı anlatmaya. Ben tabiki sürekli haklı olduğunu söyleyip, “Sizin gibi güzel ve alımlı bir bayana yapılmaz bu!” gibi gazlar veriyordum... 

Vakit ilerledikçe ve biraz da biraların etkisiyle, konu cinselliğe kayıyordu. “Ben o adi herif için dayanılmaz acılara katlandım!” dedi. Ben de saf ayağına yatarak, “Ne gibi acılar? Size dayak mı atıyordu?” dedim. “Dayak değil de, her sevişmemizde arkadan da yapmak isterdi, acısına dayanamazdım ama kıramazdım ve verirdim!” dedi. Bu lafları duyunca benim yarak çadırı kurdu ve pantolonumun önünü delecek duruma geldi. Arada sırada gözü benim sikime kayıyordu, ben de artık saklamıyor, hatta daha fazla göz önüne çıkarıyordum... 

Daha sonra olay bana döndü ve “Neden kız arkadaşın yok? Neden birini bulmuyorsun? Nasıl idare ediyorsun?” dedi. Ben bütün soruları atlayarak, “Neyi nasıl idare ediyorum?” dedim. “Şeyi...” diyerek sikimi gösterdi. Ben artık ne olursa olsun, hafif de içkinin etkisiyle, “Güzel ve alılımlı bayanları düşünerek 31 çekiyorum!” dedim. Ben öyle deyince beklediğim soru geldi, “Beni hiç düşündün mü?” dedi. “Söylersem kızmazmısınız?” dedim. “Yok kızmam, ama burda siz biz yok, rahat ol, senli benli konuşabiliriz!” dedi. Ben de, “4 aydır sadece seni düşünüyorum 31 çekerken!” dedim. “Yaa, en çok neremi?” dedi. Elimi eteğinin içine atarak, “Götünü!” dedim ve başladım dudaklarından öpmeye. Elimi göğüslerine attığımda inanamadım, taş gibiydiler. Dayanacak gücüm kalmamıştı, onu hemen orada sikmek istiyordum. O da sikişmek istiyordu, ama “Arabada olmaz!” dedi. “Nereye gidelim?” dedim. “Bana gidelim, daha rahat oluruz!” dedi. Arabayı ben kullandım, biran önce evine varmak için. 

Evine girdiğimizde ben hemen lavobaya girdim, çok dolmuştum, hemen boşalmamak için 31 çekip rahatladım. Çıktığımda salonda koltuğa öyle bir oturmuştu ki, götü olduğu gibi görünüyordu. Bu görüntü sikimi tekrar kaldırdı. Yanına gittim, dudağına yapıştım. O da 3 haftadır seks yapamadığı için daha bir sabırsızdı. Yatakodasına gidene kadar ikimiz de çırılçıplak kalmıştık. Yatağa uzattım, dudaklarından başlayarak, göğüslerini koparırcasına ısırıyor, emiyor, öpüyor, yalıyordum. Elimi amına attığımda, çok sıcak ve ıslaktı. Amının heryerini yaladım. Artık dayanamıyor, bacaklarını yukarı kaldırıyordu. Ben de artık sikmek istiyordum, ama önce ağzına verdim benim oğlanı. Süper sakso çekiyordu orospu, nerdeyse ağzıyla boşaltacaktı beni. Hemen ağzından çıkardım, bacaklarını omuzuma aldım, yavaşça amına girdim. Öyle bir ‘Oohhh!’ dedi ki, anlatamam. Seri ve yavaş başlayan darbelerim hızlandıkça, inleme sesi de yükseliyor, kasılmaları çoğalıyor, titreyerek boşalıyordu. 

O boşaldıktan sonra domalttım, amına tekrar girdim. Ama bu defa daha sert sikiyordum. Bir süre sonra yine boşalıyordu. Kasılmalarına dayanamadım, ben de boşalacaktım. Amından hemen çıktım, yüzüne boşalıyorken hiç beklemediğim şekilde ağzına gelen döllerimi yuttu. Bonyoya gidip geldikten sonra, önce sikimi, sonra dudağımı öperek teşekkür etti. Ama ben elimi götüne atarak, “4 aylık hayallerimi gerçekleştirmeyecekmisin?” dedim. “Yemekten sonra düşünürüz!” dedi. O gün yemekten sonra 1 posta da götünü siktim... 

Müdüre hanımla tam 1 ay boyunca sikiştik. Kocasıyla tekrar barışınca, ilişkimiz duyulur korkusuyla, bir bahane bulup ben işten çıkardı. Anlayacağınız şimdi yine işsizim, ama olsun o göte değerdi! 

[Mehmet] 

Doktor Bey Götümün Bakire Olduğunu Sanıyordu!

2 Eylül 2013 Pazartesi 03:11 By Unknown , In , , , , ,

Bundan 3 sene önceydi, Lise biteli 1 sene olmuştu ve artık evde sıkıntıdan patlıyordum. İş arıyordum, ama heryerde çalışamazdım. Hem babamlar izin vermezdi, hemde ben öyle pek zora gelemezdim. Birgün babam geldi ve doktor bir arkadaşının ona bir numara verdiğini, bir başka doktor arkadaşının muayenehanesine tıbbi sekreter gibi birini aradığını söyledi. Mesai sabah 10’dan akşam 9’a kadarmış, maaşı filan da iyimiş. Üstelik muayenehane çokta da uzak değilmiş. 


Ertesi gün görüşmeye gittim. Kapıyı, yerine bakacağım kadın açtı, karnı burnunda hamileydi, oyüzden ayrılıyordu. Oturduk, doktora haber verdi. Doktor biliyormuş benim geleceğimi, babamın arkadaşı haber vermiş önceden. Hastası çıkana kadar ablayla sohbet ettik, 34 yaşında, 4 çocuklu, 5.’ciyi bekliyormuş, eşi de o işhanında bir başka doktorun yanında çalışıyormuş. Doktor beyden (yani Ali beyden) bahsetti bana, “Kendisi çok sakindir, öyle kızgınlıkları yoktur, çabuk uyum sağlarsın!” falan dedi. Kendisinin de uzaktan akrabası oluyormuş zaten. 

Daha sonra Ali bey beni odasına çağırdı. İçeriye girdiğimde adam beni şaşırtmıştı doğrusu. Uzun boylu, iri yapılı, esmer, çok hoş kaşı gözü olan, çekici bir erkekti. Kısa bir konuşmadan sonra, “Pazartesi gel ve başla. Yapacağın şey telefonlara bakmak, arayanları not etmek, çay makinasında çayımı kahvemi hazır etmek, ve eğer yaparım dersen, öğle yemeklerini pişirebilirsin, beraber yeriz!” dedi. Ben de kabul ettim... 

Çalışmaya başladım. Aradan bir iki ay geçti, hiçbir sorun yoktu. Mesai sırasında kendisine ‘Doktor bey’ yada ‘Hocam’ diyordum, mesai dışında ise ‘Ali abi’. O da beni sevmişti, ara sıra takılıyor, “Naber bizim kız?” falan diyordu, ama mesafemizi herzaman koruyorduk. Ben işe iyice alışmıştım, her işi becerebiliyordum. Yemekelerimi falan çok beğeniyor, gelen giden olduğunda sürekli beni övüyordu. Haa bu arada kendisi de evli değil, 34 yaşında bekar bir doktor, okul iş derken evliliğe fırsat bulamamış. O yüzden benim tavırlarım, yemeklerim, demlediğim çay bile ona ilaç gibi geliyordu. Ama ben ona ‘Abi’ diyordum, o da bana kendisinden küçük bir bayana nasıl yaklaşılırsa öyle yaklaşıyordu. Fakat bütün bunlara rağmen ben içten içe kendisini çok beğeniyordum, çok çekici buluyordum. Bazen masturbasyon yaparken bile üstümde onun olduğunu hayal ederek boşalıyor, sonra da bundan utanıp pişmanlık duyuyordum... 

Birgün sol göğsümde aşırı ağrılar hissetmeye başladım, gerçekten beni kıvrandırıyordu bu ağrı. Anneme doktora gideceğimi, meme kanserinden çok korktuğumu söyledim. Annemin verdiği cevap ise aklıma gelmeyen bir cevaptı, “Kızım sen zaten bu branşla ilgilenen bir doktorun yanında çalışıyorsun, Ali abin bir baksın, ciddi birşey varsa özel hastaneye gideriz!” dedi. “Yok anne utanırım ben!” falan desem de, “Kızım adam hipokrat yemini etmiş bir doktor, ayrıca çokta efendi, sen bir söyle, olmazsa bir bayan arkadaşına yollasın seni!” dedi... 

Ertesi gün işe gittiğimde Ali bey aradı ve biraz geç geleceğini söyledi. Ben de bilgisayarın başında internete takılıyordum ki, birden ağrım gene başladı. O sırada Ali bey geldi, “Ne oldu, neyin var?” dedi. Utana sıkılasöyledim. “E be güzel kız, daha önce neden söylemedin sen bunu bana? Gel bir bakalım, umarım ciddi birşey değildir!” dediğinde çok utandım, “Yok, gerek yok, geçer...” desemde anlamıştı, “Gel gel, utanma ben doktorum!” deyip güldü. Geçtik perdenin arkasına oturduk ve “Aç bakalım!” dedi, eline vakum gibi birşey aldı. Ben de, “Neyi açacağım?” dedim. “Göğüsünü tabiki!” dedi. Utana sıkıla açtım gömleğimin düğmelerini... 

Göğüslerim çok güzeldir, bütün sevgililerim göğüslerime hastaydılar, dik, iri, esmer ve açık kahverengi uçludur. Ben göğsümü açtım. “Südyeni de!” demez mi bana. “Böyle nasıl kontrol edebilirim? Hadi utanma, bak başka hastalar da gelecek!” dedi. Utanarak, yerin dibine geçerek südyenimi de açtım ve uzandım muayene masasına. Elini mememe götürüp, yoğurup sıkmaya, kist var mı diye aramaya başladı. Utanıyordum, kıpkırmızı olmuştum, ama hoşuma da gidiyordu. Amım ıslanmıştı bile. Hiç konuşmuyorduk, ben sadece kısık kısk nefes alıp veriyordum, o ise yoklamaya, zevkini çıkarırcasına ellemeye devam ediyordu. Kontrolunu bitirdikten sonra, “Korkulacak birşeye rastlamadım, göğüslerin de büyük olunca, üstüne falan yatıyorsan, hassas bölge, haliyle ağrıyor olabilir!” dedi ve bana bir hap yazdı. Kendisine teşekkür ettim ve utanarak giyinip çıktım. O da terlemişti ve tahrik olmuştu, ama hiç bozuntuya vermedi... 

O günden sonra, günde en az 4-5 kere, o anları düşünüp mastürbasyon yaptım. İnanamıyordum, adamı deli gibi arzulamaya başlamıştım. Bu arada daha önce 2 ilişkim oldu. Bekaretime dokundurmadan, her ikisiyle deherşeyi yaptık. Buna götten sikişmek te dahil. Yani sikilmenin tadını biliyordum ve sikişmeyeli çoook uzun süre olmuştu... 

Bakışlarım sürekli doktorun üzerindeydi. Artık daha sexy giyiniyor ve onu tahrik edercesine davranıyordum, fakat hep ilk adımı ondan bekliyordum. O ise belki de benim yanlış anlayacağımdan çekindiği için uzak duruyordu. Ümidim kesilmişti artık, ben ona nekadar yakın ve ateşli yaklaşsam da, o uzak duruyordu. Ben de ilgimi çekmiştim üstünden. Artık sabahları geldiğinde ‘Günaydın, Hoşgeldiniz’ falan derken öyle sıcak davranmıyordum, kendisi istemediği sürece kahvesini kendiliğimden yapıp götürmüyordum, akşamları çıkarken de çok resmi veda edip çıkıyordum. İlgisiziliğimi farketmiş ve bozulmuştu... 

Bu onu delirtmiş olacak ki, birgün iş çıkışı hemen arkamdan çıkıp, araba ile arkamdan korna çaldı ve “Bugün ben bırakayım seni, hadi atla!” dedi. “Yok teşekkürler, dolmuşla giderim!” dedim. “Aaa kırma beni, hadi lütfen!” deyince bindim. İkimiz de hiç konuşmuyorduk. Arabayı çok yavaş sürüyordu. “Biraz hızlı sürün lütfen, çok acıktım, bir an önce eve gitmek istiyorum!” dedim. “Hadi beraber birşeyler yiyelim!” dedi. Hık mık etsem de, teklifini kabul ettim ve Meram da güzel bir restoranta gittik. Ne yapmaya çalıştığını ve ne olduğunu tam kestiremiyordum. Evi arayıp, Ali abi ile yemek yediğimizi, sonra kendisinin beni eve bırakacağını söyledim. Annemler kendisine güvendiği için izin verdiler... 

Yemeği yedik kalktık. Arabada, “Bir de kahve içelim, iyi gider bunun üstüne!” dedi. “Buyrun bize gidelim yapayım, annemlerle içersiniz!” dedim. “Yok evim hemen burada biliyorsun, gel ben sana yapacağım!” dedi. “Yok teşekkürler!” falan desem de ısrar etti, “Çok iyi Türk kahvesi yaparım!” dedi. “Peki!” dedim ve geçtik evine. Gerçekten bugüne kadar, o meme kontrolu hariç, ikimizin de birbirimize ne bir iması, ne bir tacizi, ne de başka birşeyi olmamıştı. Evine girdiğimizde şaşırmıştım, bekar evine göre temiz ve iyiydi. Salona oturttu beni, kendisi de hemen mutfağa geçti ve kahveleri yapmaya başladı. Kahve kaynarken benden üzerini değiştirmekiçin müsade istedi. Hemen içeri gidip eşofman ve tişört giymişti. 5 dakika sonra kahvelerle geldi, kahvelerin yanına lokum bile koymuştu. Hoşuma gitmişti :)) 

Kahveleri içerken hiç konuşmuyorduk, sadece bakışıyorduk. Sehpada duran çocukluk resimleri ilişti gözüme ve albümü elime alıp bakmaya başladım. ‘Bu kim? Şu kim?’ diye sorarken, birden onu yanımda buldum. Resimlere bakarken her solukta nefesini dahada yakınımda hissediyordum sanki. Panik, korku, heyecan ve azmışlık bir aradaydı. Bazen yana doğru bakıyordum, bir gözü albümde, biri bendeydi. Daha sonra, “Saçların çok hoş kokuyor, beni cezbediyorsun!” dediğinde, artık herşeyi anlamıştım. Çok fena azmış olsam da, birden kalktım ve “Ben artık gideyim Ali abi, annemler merak etmesin!” dedim. Elimden tutup geri oturttu beni, “Dur korkma hemen, ben bırakacağım seni merak etme, sadece yanıma otur!” dedi. 

Titreyerek yanına oturdum. Minik minik boynumdan öpmeye başladı. “Ali abi ben daha önce... diye başladığım cümleyi tamamlamama fırsat vermeden, “Biliyorum, bakiresin! Sakin ol, sadece biraz şehveti tadacağız!” diyerek, küçük küçük beni öpmeye devam ediyordu. Çok tahrik olmuştum. Elimi alıp sikine koydu ve eşofmanın üstünden sikine bastırtmaya başladı bana. Utanıyordum, ama hoşuma da gidiyordu. Kulağıma, “Sakin ol birtanem, rahat bırak kendini, senin için yanan yarağımı hisset, tek isteğim o taptaze vücudunu tatmak!” falan diyerek beni azdırıyordu. Bir anda kendimi kucağında buldum, hem de külot ve südyenle... 

Onu da soyduk, çırılçıplak, kalkık sikiyle karşımdaydı. Kucağında birsüre öpüştükten sonra, aşağılara indi ve memelerimi emmeye, ısırmaya ve yoğurmaya başladı. Bana, “O gün çok tahrik olmuştum, enfes göğüslerin var, mhhhh mükemmel!” falan diyerek, bir yandan da amımı okşuyordu. Amıma indiğinde ise kokusunu içine çekti ve “Enfes görünüyor, daracık ve sıcacık!” diyerek yumuldu. Doktor bu işi iyi biliyordu, daha önce iki sevgilim de böylesine yalamamıştı amımı. Somura somura, dilini içine soka soka vakumluyor, beni çıldırtıyordu. Orgazmın ne olduğu sanki ilk defa tatdım. Sarsıla sarsıla, saçlarını çeke çeke, titreyerek, süzüldü zevk sularım onun ağzına. Tam 2 kere beni yalayarak boşalttı. Bir kadını nasıl tatmin edeceğini çok iyi biliyordu, eee 34 yılın en az 15 yılı karı kız sikmiştir. Böyle bir adamı kim boş bırakır ki? 

Daha sonra sikini ağzıma verdi ve ağzımı sikercesine gidip gelmeye başladı. Yalayıp, emiyor, ısırıyordum, inliyordum. Derken 69 olduk, ben sikini emerken, o da götümün yanaklarını sıkıp, okşamaya başladı. Parmağını götümün deliğine sürttüğünde irkildim. “Korkma, sadece okşuyorum, arkadan denemek istermisin?” dediğinde, “Hayır!” dedim. Daha önce götten siktirdiğimi bilmiyordu tabi ve ısrar ediyordu, “Lütfen, bak çok zevk alacaksın!” diyordu. Aslında o yarağı biran önce götüme yemek için deliriyordum, biraz daha naz yaptıktan sonra, “Peki!” dedim. 

Banyodan hemen vazelin getirdi. Adeta bebek kremler gibi kalçalarımın içini dışını, götümün deliğini vazelinle güzelce yağladı ve 10 aya yakındır sikilmeyen o götümü parmaklamaya başladı. Sonra beni halıya yan uzattı, kendisi de arkama o şekilde geçti, yavaş yavaş sikini götüme sürtmeye başladığında çıldırmıştım, zevkten delirmiş gibi inliyordum. Hiç anlamadığım bir anda sikinin başını götüme öyle bir soktu ki, nefesim kesildi resmen, abartısız nefes alamadım. Kalanını yavaş yavaş geçirdiği dakikalarda az kalsın bayılıyordum. Hızlı hızlı gidip geldiğinde ise ikimizde de film kopmuştu. Rahat bir 15-20 dakika götümü siktikten sonra deli gibi inleyerek götümün içine akıttı döllerini. Amımı okşadığında ben de 3. orgazmımı yaşamıştım. Nefessiz arkamda uzandı kaldı, ben de aynı şekilde. Sonrasında okşayıp öperek kaldırdı beni ve giyindik. Oturduk birer kola içtik, sonra beni eve bıraktı. 

O gece MSNde uzun uzun konuştuk. İtiraf etti, beni ilk gördüğü günden beri arzuluyormuş. Şimdi 3 seneye yakındır yanında çalışıyorum, 3 senedir ful sikişiyoruz ve yapmadığımız şey kalmadı. Bu arada nişanlandık. Eee hayat seksten ibaret, insan yanıbaşındakini farkedince gerisi geliyor :)) 

[Göknur] 

Kankamın Orospu Karısını Siktim Doğurttum!

03:10 By Unknown , In , , , ,

Hikayeme nasıl başlasam diye düşünmekteydim. Daha doğrusu kaç kez başlayıp yarıda bıraktım. Nedenine gelince, yasak bir aşktı bu benim yaşadığım. Siktiğim kadın Seval, 10 yıllık kankamın karısıydı. Ama ne karı. Cildi sütten beyaz, dudakları çilekten kırmızı, yanakları bir bebek kadar pembe ve pürüzsüz idi. Sevalin boyu kocası olacak kankamdan 10 santim falan uzundu. Evlilikleri aşk evliliği değildi. Bizimle samimi oldukları için gece gündüz demez, birbirimize teklifsizce gelir giderdik. Benim 2 erkek 2 kız olmak üzere 4 çocuğum vardı. Onların ise hiç çocukları olmamıştı. Seval arada bir gözlerimin ta içine bakarak, “Ozan şu çocuk yapmanın sırrını kocama da anlatsan olmaz mı?” derdi gülerek. Ama ne gülme! ‘Gel beni ayakta sik!’ dercesine bir gülme. Bunu da kocasının ve benim eşimin yanında derdi... 


Çocuk konusunda kusur kocasındaydı, yeterince sperm üretemiyordu. Benimki ise nazar değmesin sular seller gibi akıyordu. Sevalin bana bu takılmaları sıklaştı. Neredeyse eşime, ‘İzin ver de Ozan beni siksin, bir çocuğum olsun, sevaba girersiniz!’ diyecek. Eşim de, “Ben kocamı kiraya vereceğim, sayesinde para kazanacağım!” gibi laflar ediyor, adeta müşteri kızıştırıyordu. Rüyalarımdan çıkmayan Seval de kocasının yanında, “Ozaman Ozanın ilk müşterisi ben olurum vallahi!” diyordu. Kocası olacak pısırık da, şaka olarak alıyordu bu sözleri, yılışık yılışık gülüyordu. Oysa Seval bizim eve geldiğinde, “Hoşgeldin!” diye elimi uzatsam, elimi ittiriyor ve doğrudan kucaklıyor beni ve bütün vücudunu vücuduma bastırıyordu. O gelecek diye dakikalar önce hazırola geçmiş 19 cm’lik benim yarağı bedeninde hissediyor ve nefes alışları değişiyor, usulca kulağıma, Ne zaman yiyeceğim ben bunu?” diyordu. 

Tanrım hiçbir erkeği benim durumuma düşürmesin. Karı benim yarağı okadar isterken ve ben de onun amını, hele götünü okadar isterken, bunu yapamamak beni deli ediyordu. İşin kötüsü, eşim de Sevale olan zaafımı biliyordu. Ama bir şart koşmuştu, “Sevali siktiğin anda seni boşarım! Ama istersen benimle sikişirken Sevali sikiyormuş gibi fantazi kurabilirsin!” demişti. Ben de kurduğum fantazilerle karımı deli gibi sikiyordum ve karıma orgazm üstüne orgazm yaşatıyordum. Sikişme esnasında Karıma, “Gel sen de Sevalin kocasıyla sikiş, bu yasağı kaldır aradan!” diye ne kadar yalvardıysam fayda etmedi. Karım, “19 cm’lik yarağa alışan bir kadın, 9 cm’lik yarağı ne yapsın?” diye hep geri çevirdi bu teklifimi. 

Kankamın İstanbulda olan babası hastalanmış, 15-20 gün hastanede refakatçı kalması gerekmişti. Arabaları olmadığı için eve alınacakları her zaman bana sipariş ederlerdi. Kocası İştanbula gittiğinde rüyalarımın kadını Seval beni aradı ve siparişini verdi, şu saatte gel dedi. Dediği saatte zili çaldım, kapıyı açtı. Benim ellerim alışveriş poşetleriyle dolu, onun elinde sütyen, memeler taş gibi, göğüs uçları baş parmağımın boğumundan daha iri sertleşmişler, alt tarafında varlığı ile yokluğu belli olmayan bir tanga vardı. Böyle manzaraları hayal gücüm yardımıyla rüyalarımda çok yaratmıştım. Ama bu kez sahici idi. Dilim tutuldu adeta... 

“Bu kez kaçamazsın Ozan bey! Bu am bugün bu yarağı yiyecek. Gerekirse bu göt de bu yarağın tadına bakacak!” dedi. “Tanrım sen benim aklıma mukayyet ol!” diye dua ettim. Ama o, “Bırak dua etmeyi, yarağa susamış amın dini imanı olmaz. Çıldırmak üzereyim, anlamıyor musun? Sikeceksin beni, hatta gerekirse bu 15-20 gün içinde hergün sikeceksin ve beni hamile bırakacaksın!” dedi. “Yahu benim 4 çocuğum var, yuvamı yıkma. Ben de senin için ölüyorum, ama mümkünü yok, olamaz, sana elimi sürsem karım beni boşar valla!” dedim. “Karın benim sırdaşım. Kocamın 9 cm’lik yarağıyla tatmin olmadığımı, hayatta birkez bile orgazm yaşamadığımı, mutsuz olduğumu o da biliyor ve seni bana bir süreliğine ödünç vermeyi kendisi teklif etti!” dedi... 

“Karım hayatta öyle birşey teklif etmez!” dedim. “Bak şimdi karına telefon açıyorum, kendi kulağınla dinle!dedi ve gerçekten telefonun sesini dışarı vererek aradı, “Gülnihal hayatım, şu anda Ozan benim yanımda, benim bir elimde sütyenim, kıçımda da da tangam var. Kocan büyük eziyet çekiyor, yarağı pantolonunu delecek durumda ve benim daha da berbat durumda olduğumu biliyorsun. Kocanın yarağının tadına bakmama izin veriyormusun hayatım?” dedi. Karım da, “Tepe tepe kullan Sevalciğim. Zaten Ozan yıllardır beni sikerken aslında seni sikiyordu. Onun da hayali gerçekleşsin! Size iyi sikişmeler!” dedi. 

Kulaklarıma inanamadım. “Eh benden günah gitti, kankam beni affet!” diyerek, 92-66-92 vücut ölçülerine sahip, hayallerimin dudaklarına yumulmam bir oldu. 5 dakika dillerimiz dudaklarımız birbirleriyle oynaştı, ağız sıvılarımız birbirine karıştı. Sıra memelere geldi. Tanrım ne memelerdi bunlar, dünya dünya olalı böyle bir güzelliğe tanık olmamıştır. Mona Lisa tablosundaki memeler halt etmiş Seval'in memelerinin yanında. Ağzımı dayadım, yılların susamışlığını içime çeke çeke emdim. Hiç doğurmadığı için emzirmemişti, üstelik kocasını sevmediği için hiç öptürmez, hiç sevdirmezdi, bana saklamış hep bu güzelliğini... 

Ben memelerini emdikçe, Seval, “Tanrım, böyle bir zevk olamaz!” diye adeta hırlıyor, boyunlarını yaladıkça zevkle gülmek arası bir sesle kıkırdıyordu. Memelerden sonra plajdan tanıdığım göbeğine iniyorum. Göbeğinden biçimli bacaklarına iniyorum. Öpe yalaya, ayak parmaklarına iniyorum. Ayak parmaklarının güzelliğinden sıkça söz ettiğimden, eskiden beri ayaklarına gayet iyi bakım uygular ve renk renk ojelerle süsler, beni delirtirdi. İşte şahane ayak parmakları önümdeydi. Dakikalarca tek tek her iki ayağının bütün parmaklarını emdim. Sonra elinin parmaklarını emdim. “Orospum, fahişem, sen dünyanın en güzel kadınısın, amını götünü sikip dağıtacağım senin!” gibi sözlerle de gaz veriyordum. O da, “Sikmezsen şerefsizsin, orospu çocuğu, piç, hayvan!” gibi küfürlerle karşılık veriyordu... 

Sıra tangasını çıkarıp amını yalamaya gelmişti. Ben yalarken kaçıncı kere orgazm olduğunu kendisi de unuttu. Bu am değil, bir güzellik vadisiydi, tarifi mümkün değildi. Yalamaya başlar başlamaz Klitorisi bir fındık kadar şişmişti. Saçlarımdan çekmeye, “Haydi artık sok şu yıllardır yemek istediğim yarağı!” demeye başladı. Ben de, “Öyle yağma yok, biraz daha yalvarmalısın, bu yarağı yemek her orospuya nasip olmaz!” diyorum. “Sok ulan piçin evladı, yanıyorum görmüyormusun pezevenk!” deyince, sular seller akan bir dereye benzeyen amına bir anda gömdüm 19 santimlik savaş aracı yarağımı. Bir “Ohhhhh!” çekti ki, çölde günlerce susuz kalmış bir insan litrelerce su içse aynı ohhh sesini çıkaramaz, aynı mutluluğu hissedemez, mutluluk duygularını dışarıya yansıtamaz. Ben amına pompaladıkça, Seval, “Tanrım, mutluluktan öleceğim galiba!” diye haykırıyor. Ve nihayetinde ikimiz de aynı anda boşaldık! 

Sevgili okurlar, bu, arkadaşımın karısını ilk sikişimin hikayesi. Seval yarağımın tadını alınca, karıma yalvarıyor yakarıyor, “Beni bu yaraktan mahrum etme!” diyor. Bu sikişlerimin elbette ikincisi, üçüncüsü, onuncusu, yüzüncüsü de oldu. Karımı ziyarete geldiğinde, bana telefon ediyorlar. Sevali bazen karımın nezaretinde, bazen tek, bazen de karımla ikisini birlikte sikiyorum. Kankamın yanında ise eskisinden daha mutaassıp havalara bürünüyoruz. Ama bu arada yeni karımdan da ikişer yıl ara ile 2 oğlum oldu. Çocukların bana benzemesini ise orospum, fahişem, şuh kahkahalarla, “Amcası değil mi, elbette benzeyecek!” deyip geçiştiriyor! 

[Ozan] 

Kocama Kızgınlıkla Gidip Kendimi Siktirdim!

03:10 By Unknown , In , ,

Selam arkadaşlar ben Nurten. 30 yaşında, 1.65 boyunda, biraz kilolu (70 kg), beyaz tenli, 10 yıllık evli ve çocuğu olan bir kadınım. Kocam Halim ise 32 yaşında, 1.60 boyunda ve 60 kg. Anadolu yakasında aile apartmanında yaşıyıyoruz. Ailemiz baya tutucudur. 

Bundan yaklaşık 2 hafta önce kocamla çok kötü tartıştık. O sinirle kendimi evden dışarı attım. Dışarda da bardaktan boşalırcasına yağmur yağıyordu. Ne kadar dolaştım hatırlamıyorum. Eve dönerken, eve yakın bir parkta oturup, hem ağlıyor hemde dinlenmeye çalışıyordum. Sonra bir sesle irkildim. 40-45 yaşlarında bir adam bana, “İyi misiniz?” diye soruyordu. Önce cevap vermedim. Adam yine sorunca, biraz korkuyla, “İyiyim, sadece oturuyorum!” dedim. Adam, “Burada hasta olursunuz, neden burdasınız?” falan deyince korkum arttı. “Evim yakın, birazdan gideceğim!” dedim. Adam, “O zaman lütfen gidin, hasta olmayın!” dedi. O ara telefonum çaldı, kocam arıyordu, cevap vermeden telefonu kapattım... 


Adam anlamıştı galiba, biraz gülümseyerek, “Her evde olur böyle şeyler, bence bu saate dışarda kalmayın, evinize gidin!” dedi. “Şimdi gitmek istemiyorum!” dedim, ama soğuktan da titriyordum. Adam, “Bak arabam şurda, istersen biraz ısın, sonra hasta olma!” dedi. Önce, “Hayır, lütfen beni rahat bırakın!” dedim, ama bir yandan da adamın ilgisi hoşuma gitmişti. Adam, “Lütfen ama, sana zarar vermem!” diye ısrar ediyordu. Bir anda, “Tamam!” dedim. Arabası güzel bir minibüstü. Bindik arabaya, kaloriferi açtı, ama üşümem geçmiyordu. Terlikle evden çıktığımdan ayaklarım su içinde kalmıştı, soğuktan rengi değişmiş kızarmıştı. Ayaklarımı birbirine sürtüp ısıtmaya çalışıyordum. Adam da bir yandan konuşuyor, bana tavsiyelerde bulunuyordu... 

Hem korkuyordum, insem mi diye düşünüyordum, hemde o kadar üşümüştüm ki, ayaklarımı karnıma doğru çekmiş, ellerimle sürekli ayaklarımı ovuyordum. Adam, “Bir dakika, sakın korkma!” dedi ve ayaklarıma ellerini uzatıp ovmaya başladı. Önce, “Lütfen yapmayın!” deyip ayaklarımı çekmeye çalıştım. Ama o, “Lütfen izin ver, sana zarar vermem, sadece ısıtmak istiyorum, korkma benden!” dedi. O kadar nazikti ki, çok etkilenmiştim. Ayaklarımı ovarken içim kıpırdanmaya başlamıştı. İlk defa yabancı bir el bana dokunuyordu. Artık vücudumu da ona doğru çevirmiştim. Ayaklarımı ovarken eli baldırlarıma değmeye başlamıştı ve ben ses çıkaramıyordum. Hatta içimden daha fazlasını istiyordum. Sanki beni anlamış gibi, bir anda, “Çok güzelsin, üzülmek yakışmıyor sana!” dedi ve ayağıma öpücük kondurdu... 

Çok şaşırmıştım, hiç tanımadığım biri ayağımı öpmüştü. Sonra tekrar öptü ve ayak bileğime dudaklarıyla masaj yaparken, eli baldırımdan yukarı doğru çıkıyor, ıslak eteğimi yukarı sıyırıyordu. O kadar hoşlanmıştım ki, ses çıkarmıyordum. Öperek baldırlarımdan sonra kasıklarıma kadar gelmiş, amımın etrafını öpüp yalıyordu. Çok hoşuma gidiyor, bir yandan da amımı yalamasını bekliyor, istiyordum, ama birilerinin görmesinden de korkuyordum. “Ne olur yapma, birileri görür!” dedim. “Merak etme kimse görmez, çok güzelsin!” derken nefesinin sıcaklığı beni delirtiyordu. Külodumun üstünden amımı yalarken, bir anda bana, “Hadi arkaya geçelim!” dedi. Elimden tuttu ve minibüsün arkasına geçtik... 

Evet artık kimse göremezdi. Birkaç saniye duraklayıp birbirimize baktıktan sonra, bir anda dudaklarıma yapışıp, emmeye başladı. Ben de karşılık veriyordum. Bu arada tişörtümü çıkartmaya çalışıyor, ıslak olduğundan üstüme yapışmış tişörtüm inatla çıkmıyordu. Ben ona yardım edip çıkartırken, eteğimi de sıyırıp attım. O da pantolonunu çıkarttı ve tekrar beni öpmeye başladı. Vücudumuz birbirine yapışmıştı. Kalçamı avuçluyor, iyiyce büyüyen yarağı külodunun üstünden çıkmış karnıma değiyordu. Sonra arkama geçip, ensemi öpüp, göğüslerimi avuçlamaya başlamıştı. Sanki nelerden hoşlandığımı çok iyi biliyordu. Ensemden sırtıma, oradan öperek belime kadar geldi. Bu arada sütyenimi açmıştı. Külodumun üstünden, kocamın çok büyük dediği kalçamı öpüyor, diliyle amıma baskı yapıyordu. Ben de dilini daha iyi hissedebilmek için kalçamı ona doğru itiyordum... 

Sonra külodumu da çıkarttı ve bir anda götümün deliği ile birlikte amımı yalamaya başlamıştı. Kendimden geçiyordum. Ben domalmıştım, o da iyice altıma yatmış yalıyordu. Nerdeyse bitecektim, dilini amımın içine kadar sokuyordu. Ben de birşeyler yapmalıydım, ters dönüp adamın Boxerını çıkarttım. Yarağı inanılmaz güzel görünüyordu, bir filmde gördüğüm yarağa çok benziyordu, iri, uzun ve dümdüzdü. Önce elimi sürmeden dilimle kafasından aşağı doğru yaladım, sonra ağzıma alıp emmeye başlamıştım. Ama ağzıma yarısını bile zor alıyordum. Adam beni yaladıkça, ben de onun yarağını daha emmek istiyor, benim aldığım zevki o da alsın istiyordum... 

Derken bir anda boşalmaya başladım. Biraz daha 69’a devam ettikten sonra, adama yüzümü dönüp yarağının üstüne oturmaya başladım. Yarağı yavaş yavaş içime giriyordu, her oturmamda amımda biraz daha ilerliyordu. Ben aşağı doğru inerken, o da içime doğru itiyordu. Artık kendimi kaybetmiştim ve sesime hakim olamıyor, resmen zevkten bağırıyordum. Adam dudaklarıma yumuldu, artık sesim daha az çıkıyordu. Kalçamı ayırıpamıma alttan yukarı doğru pompalıyordu. Çok güzel vuruyordu. Sonra beni domalttı ve tekrar yavaş yavaşamıma girmeye başladı. Tamamını soktuktan sonra bir anda hızlanıp, girip çıkmaya başlamıştı. Resmen uçuruyordu beni, bağırmamak için elimi ısırıyordum... 

Bir süre böyle devam ettikten sonra beni sırtüstü yatırdı ve bacaklarımı omuzuna aldı. Amıma girip çıkarken göğüslerimi avuçluyor, çok güzel olduğumu söylüyordu. Sonra bacaklarımı omuzundan alıp, iki yana açtı veamıma dahada yüklenmeye başladı. Sanki daha derine inmek istiyordu. O şekilde amıma girip çıkıyor, bir yandan da boynumu ve göğüslerimi emiyor ve o amıma vurdukça taşakları da kalçamı dövüyordu. Bu arada ben yine boşalıyordum. Biraz daha böyle amımı siktikten sonra o da boşalacaktı, “Geliyorum, dışarı mı boşalayım?” dedi. “Hayır, hepsini içime istiyorum!” dedim. Zaten korunuyordum. Ve bir anda içimde patladı. Dölleri o kadar sıcaktı ki anlatamam. Boşaldıktan sonra yanıma uzandı ve çok güzel olduğumu, böyle bir duyguyu hiç yaşamadığını söyledi. 

Aslında ben de hiç yaşamamıştım, ama bir yandan da pişmanlığım vardı. Birkaç dakika sonra aklıma kocamla fantazilerimiz geldi, kocam eş değiştirmeyi istiyor, ben karşı çıkıyordum, bazen ikna oluyor, sonra vazgeçiyordum. Ama bundan çok zevk almıştım. Bu düşünceler içindeyken toparlandık ve giyindik. Adam, “Seni evine bırakayım!” dedi. Başımız belaya girer diye korkup istemedim, “Burdan ayrılalım!” dedim. O da anlayışla karşıladı, ısrar etmeyip, “Tamam, nasıl istersen!” dedi ve birdaha dudaklarımdan öptükten sonra ayrıldık... 

Daha sonra o adamı okulda gördüm, çocuğumun sınıf arkadaşının babasıymış. Eşi bizi tanıştırdı, adı Mete imiş. Üstelik eşiyle muhabbetimiz çok iyiydi. Geçen hafta davet ettim, misafirliğe geldiler. Ben mutfaktayken Mete yanıma geldi, arkamdan sarıldı, o geceki sikişmemizi unutamadığını, beni yeniden sikmeyi çok istediğini fısıldayıp salona, eşiyle kocamın yanına döndü. Ben de onu çok istiyordum (halen de istiyorum). 

O gece yatakta kocamla fantazi yaparken, kocama Mete ile sikiştiğimi anlatmaya karar verdim. Anlattığımda kocam önce kızar gibi oldu, ama sonradan hoşuna gitti, “Tamam ozaman, ben de Metenin karısını sikeceğim!” dedi. Bunu daha sonra Meteye söyledim, o da eş değiştirme olayına sıcak baktı. Şimdi ilk fırsatta dördümüz bir araya gelmenin planlarını yapıyoruz... 

[Nurten]