Azgın Sevgilimle Sikişirken Ablasına Yakalandık!

14 Temmuz 2013 Pazar 11:00 By Unknown , In , , , , , , , , ,

Selamlar sevgili seks hikayeleri okuyucuları, ben İstanbul'dan Yunus. Üniversite için gittiğim Antalya'da yaşadığım maceramı paylaşmak istiyorum. Sevgilim Nazlı ile okulun kantininde tanışarak çıkmaya başladık.Aynı fakültenin farklı bölümlerinde okuyorduk. Tanışmamızın üzerinden 1 hafta geçtiğinde iyice sevgili moduna girmiştik. Ama en fazla yapabildiğim onu öpüp elleyebilmekti. Artık canıma tak etmişti, ne olursa olsun bu işi daha ileriye götürecektim. 


Nazlıyı eve davet ettiğimde ev arkadaşlarımı bir bahane ile yollamıştım. Biraz slow müzik ve dans ile yanaşmaya başladım. Nazlı çok heyecanlıydı ve niyetimi az çok anlamıştı. Dudaklarına yumuldum, dans ederken sevişmeye başladık. İyice kızarmıştı. Elimi göğüslerine attım, ses çıkarmıyordu, ama nedense çekingen davranıyordu. Artık yarrağım pantolonumu delme aşamasındaydı. Nazlının elini tutup sikime götürdüm. Nazlı sikimi okşamaya başlayınca, ben de onun o müthiş koca götünü avuçladım. İkimiz de iyice sevişme havasına girmiştik. Kulağına onu deli gibi istediğimi söyleyince, eğilip bir çırpıda sikimi çıkarıp yalamaya başladı. Tam bu iş oldu derken Nazlının telefonu çaldı. Tüm ambians mahfolmuştu bir anda... 

Toparlandık, telefona cevap verdi. Arayan ablasıydı, anahtarı olmadığından kapıda kalmış. Nazlı da eve gitmesi gerektiğini söyleyince dünyam yıkılmıştı sanki. Yapacak birşey yoktu. “Tamam, ben seni evine bırakırım!” dedim. Arabama atladık o sinirle çok sürmeden evine vardık. Nazlının ablası yüz ifademden bozulmuş olduğumu anlamış olmalı ki, “Beraber olduğunuzu bilseydim çağırmazdım...” dedi. Ben de, “Önemli değil.” deyip gidecektim ki, “Ben üzerimi değişip hemen çıkacağım, annemler halamlarda, yarın gelecekler, sen de gel içeriye, bir kahve içip öyle gidersin!” dedi. Nazlıya baktım, o da ablasının bu teklifinden hoşlanmış olacak ki, bana sanki fırsat bu fırsat der gibi bakıyordu. “Peki, bir kahve içeyim ozaman.” dedim, hep birlikte yukarı çıktık... 

Ablası hemen odasına gidip üzerini değiştirdi ve “Size iyi eğlenceler!” deyip evden çıktı. Ben de mutfağa gidip, kahve yapmaya hazırlanan Nazlı’mı tezgaha dayadım. Nazlı elindekileri bırakıp döndü, dudağıma yumuldu. Hem öpüyor, hemde, “Bu sefer yarım bırakmayacağım aşkım!” diyordu. Bunu duyduğumda delirmiştim. Amını okşamaya başladım. “Hadi annemin yatağına gidelim, beni orda sik!” deyip, sevişerek beni annesinin yatakodasına götürdü. Artık üzerimizdekileri parçalarcasına çıkartıyorduk. Bluzünü çıkardığımda, o ortaya çıkan siyah sütyenden taşacak gibi duran göğüslerine yumuldum hemen. O da benim tişörtüme saldırıp çıkardı ve “Hadi çabuk ol, sik beni aşkım!” dedi. Artık bende film kopmuştu, doğrusu ondan böyle azgınlık beklemiyordum. O anda neden dediğimi bilmiyorum ama, “Seni de, bizi yarıda kesen ablanı da sikecem!” deyiverdim. Nazlı birden duraksadı ve garip bir ifadeyle yüzüme baktı... 

İçimden, ‘Eyvah bir çuval inciri berbat ettim!’ diye düşünürken, “Hadi, amım yanıyor!” deyip tekrar dudaklarıma yumuldu. Ben artık dururmuyum, Nazlının pantolonunu bir çırpıda çıkarıp tangasının üzerinden amına gömüldüm. Deli gibi inliyor, “Dağıt amımı erkeğim, sik beni, döllerini boşalt içime!” deyip iyice gaza getiriyordu beni. Hemen tangasını çıkarıp domalttım ve amını götünü yalamaya başladım. Nazlı iyice kendinden geçti ve titreyerek boşaldı. O kayganlaşan amına bir hamlede girince, zevk acı hepsi birbirine karıştı. Amına her girişimde kendini bana yaslayıp, “Sok erkeğim, kökle!” diyordu. Deli gibi pompalıyordum. Tam boşalmak üzereydim ki, “Kolay gelsin!” diye bir sesle irkildik. Ablası kapıdan bize bakıyordu. Şok olmuştum. Sikim o heyecanla küçüldü. Nazlı, “Abla açıklayabilirim...” diye gevelemeye başladı. Ablası yanımıza sokuldu ve “Ablanı da bu yarrağa oturtacaksın orospu, yoksa babamlar herşeyi öğrenir!” diye tehdit savurunca, birkez daha şok oldum, ama aynı zamanda da dünyalar benim oldu. 

Bunlar abla kardeş meğer içinde orospu ruhu olan birer fahişeymiş. Nazlı hemen yataktan kalktı ve ablasına, “Gel ozaman orospu, em de kalksın, amımdan yeni çıktı, ben de senin götünü sikecem!” dedi. Ben şok üzerine şok yaşıyordum. Nazlı ablasını soyarken omuzlarını öpmeye başladı. Ben donuk bir halde ona bakıyordum ki, “Ne duruyorsun, ver yarrağını ablamın ağzına!” diye bağırdı. Ben aptallaşmış bir şekilde ablasının ağzına verdim inik sikimi. Nazlı ablasını soyduktan sonra ablasının arkasına geçti ve götüne yumuldu, yalamaya başladı. Biraz yaladıktan sonra bana bakıp, “Ablamı sikmek istiyordun, işte amı da götü de senin, ama beni de unutma!” dedi ve götünü yalamaya devam etti. Ablası da zevkten inleyip, “Amıma in kaltak, amımı yala!” diye emir veriyor ve sikimi emmeye devam ediyordu. O an ablasının ağzına öyle bir boşaldım ki, döllerim direkt boğazına fışkırdı... 

Nazlı çevik bir hareketle ablasının arkasından çekilip, “Hepsini yutma orospu!” dedi ve ablasıyla dudak dudağa öpüşmeye başladılar. Döllerimi birbirinin ağzına tükürüp tekrar öpüşüyorladı. Ben de şoku atlatmıştım ve ablasının amını yalamaya koyulmuştum. Deli gibi yalıyordum amını. Ablasının kaçıncıya boşaldığını hatırlamıyorum, sadece, “Sikin beni, dağıtın her yerimi!” diye inliyordu. Nazlı da yarrağıma yumulmuştu. Emerek yalayarak yarağımı yeniden kaldırdıktan sonra, “Hadi sik şu orospuyu da kessin sesini!” dedi. Ablasının amına geçtim ve ilk hamlede kökledim. Ablasından çıkan “Iıııhhhh!” diye kısa bir acı inlemeden sonra gidip gelmeye başladım. Tempoyu yakalamıştım. Nazlıyı öpüp, ablasını sikiyordum. “Daha hızlı, daha hızlı!” diye inleyen ablası sarsılarak orgazm olunca, “Ben de geliyorum!” dedim ve sikimi amından çıkardım. Ablası sikimi göğüslerine doğru tutup 31 çektirerek boşalttı beni. Nazlı da ablasının göğüslerinden döllerimi yaladıktan sonra, birer sigara yakıp biraz dinlendik. 

Sonra üçümüz de çırılçıplak mutfağa geçtik, karnımız acıkmıştı. Kahvaltı türü birşeyler hazırlayıp yedik. Çay demledik, çay sigara keyfi yaptık. Derken Nazlı, “Benim amım götüm yanıyor, ikinize de söylüyorum!” dedi. Ablası da dudaklarıma bir öpücük kondurdu ve “Hadi aşkım kalk, zillinin amını götünü dağıtalım!” dedi. Kalktık ve yatakodasına gittik. Nazlıyı aramıza alıp sevişmeye başladık. O gece sabaha kadar, aklımıza gelenher pozisyonda, her ikisini de defalarca amından götünden siktim. En son ablasının amına boşaldım ve içinden çıkarmadan uyuduk... 

Sabah Nazlının inlemesiyle uyandım, ablası amına gömülmüş yalıyordu. Sabah sabah bunları birer kez daha siktikten sonra ordan ayrıldım ve evime gittim. Şimdi ne zaman ev boşalsa sabahlara kadar grup yapıyoruz. 

Sikişirken bazen Nazlıya şaka yollu, “Ananı sikeyim!” diyorum. O da, “Ablamı siktiğin yetmiyormuş gibi şimdi de gözünü anneme mi diktin?” diyor. Fakat ablası, “Sik aşkım, annemi de sik! Sen bu orospuya kulak asma, annemi de bir şekilde gruba dahil edeceğim!” diyor. Artık fantazim bunları o koca götlü anneleriyle birliktesikmek

Merakla ve heyecanla bekliyorum ve o hırsla sikiyorum kızlarını Nermin teyze! Seni siktiğimi hayal ederek coşuyorum :) 

[Yunus] 

Ev Sahibinin Oğluyla Sikişip Kocama Fantezi Diye Anlattım!

10:58 By Unknown , In , , , , , ,

Merhaba ben Menşure. 28 yaşında, 1.65 boyunda, 64 kiloda, etine dolgun biriyim. Eşimle 8 sene önce evlendim. İlk başlarda sekste oldukça tecrübesizlik yaşadım. Kocam sürekli seks yapmaktan ve seks yaparken de fantazi anlatmaktan hoşlanan biridir, hep grup seks hikayeleri, eşlerin değiş tokuş hikayeleri okuyup, tecavüz fantazileri kurarak benimle sevişir. Buna ilk başlarda çok tepkili davranıyordum. Kapalı ve muhafazakar çevrede yetişmiş olduğumdan böyle şeyleri kabul edemiyordum ve kocama kızıyordum. Kocam ise her seferinde daha bir iştahla anlatarak beni azdırmaya çalışıyordu. 


Kocama kızmakla beraber, zamanla ben de bu fantezilerden zevk almaya başladım ve kocamla daha şehvetle sevişiyordum. Hatta bazen benden fantazi anlatmamı istiyordu. Ben de anlatıyordum, “Beni ormanda iki erkekle sikiyorsun!”, “Seni başka biriyle aldatıyorum!” veya “Ev sahibinin oğlu bana tecavüz etti!” gibi fantaziler. Bu fantaziler ikimizin de ritmini artırıyordu. Artık kocamla birlikte seks sitelerine giriyor, seks hikayeleri okuyup, fantazi oluşturuyor ve onların yerine kendimizi koyarak sevişiyorduk. Yada porno film izleyerek seks yapıyorduk. 

Bir gün kocam gece vardiyasına gitmişti. Evde yalnızdım ve seks hikayeleri okuyordum. Bir türbanlının komşusuna kendini siktirmesini okuyunca müthiş azmıştım. Aynı şeyi ben de yaşamak istiyordum, ama kimle ve nasıl yapabilirdim? Aklıma o anda bizim ev sahibinin oğlu Mert geldi. Mert evli idi ve onlara sıksık gider gelirdik. Hatta kocamla sevişmelerimizde onlarla grup seks fantezileri kuruyorduk. Bu fantaziler beni çıldırtmıştı. Kafaya koymuştum, kendimi Merte siktirecektim. Hemen banyoya gittim, amımı bir güzel traş ettim. Duşumu aldım ve sexy kıyafetlerimden birini giyindim. Üst katta oturuyorlardı, onlara çıktım. Karı koca evde yalnızdılar. Oturduk sohbet ettik. Ama bir yandan da karısına çaktırmadan Merte frikik veriyordum. Bir ara karısı lavaboya gidince Mertle göz göze geldik. Mert de farkına varmıştı frikiklerimin. Bana zaten deli oluyordu, bunu hissediyordum. Kocamı sordu, ben de işte olduğunu, sabah geleceğini söyledim. Bana, “İstersen burada kal...” dedi. Hınzırca gülerek, “Neden?” diye sordum. “Evde yalnız korkarsın. Gece biri gelir evine, sonra kötü olur...” dedi. Ben de iç çekerek, “Keşkeee!” deyiverdim. Karısı lavabodan çıkınca hemen konuyu değiştirdik. 

Bir süre daha oturup sohbet ettikten sonra ben evime gitmek için hazırlanırken, Mert de kahvehaneye gitmek bahanesiyle dışarı çıkıyordu. Karısıyla vedalaştık, Mertle birlikte çıktık. Merdivenlerden birlikte indik. Ben evime girerken Merte göz kırptım ve kapıyı mahsus tam kapatmadım, öylece yatakodama gittim, sexy geceliğimi giydim ve yatağa uzandım. Yüzükoyun yatıyordum. Az sonra kapının açıldığını hissettim. Usulca gözlerimi aralayıp baktım, Mert gelmişti. Gözlerimi yumdum uyuyormuş gibi yaptım. Hem heyecandan titriyordum, hemde zevkten deliriyordum. Yanıma sokuldu, yavaşça ellerini sırtımda gezdiriyordu. İnanılmaz kasılmıştım. İlk defa başka bir erkeğin eli tenimde dolaşıyordu. Nerdeyse zevkten boşalacaktım. Usulca bacaklarımı araladı, elini geceliğimin altına sokup, külodumun üzerinden önce götümü okşayıp sonra eliniamıma değdirdi. Bir anda irkildim. Biraz bekledi, sonra usulca elini külodumun içine daldırıp parmağını amıma soktu. Geceliğimi belime kadar sıyırdı ve külodumu indirdi. Kıçım tüm görkemiyle önündeydi... 

Uyuma numarasına devam ediyordum. Götümün yanaklarını öpüp sonra amımı yalamaya başladı. Zevkten bağırmamak için kendimi zor tutuyordum. Bacaklarımı iyice açmıştım. Sonra yalamayı bıraktı, her halde soyunuyordu, çünkü üzerimden kalkmıştı, merak ediyordum. Sonra ensemi boynumu yalayarak üzerime uzandı. Sikini hissediyordum, arkadan amıma doğru sürttürüyordu. Sonra karnımın altına bir yastık koydu, ben de biraz ona yardımcı oldum ve kıçımı geriye doğru şişirdim. Karşıdaki aynadan seyrediyordum, sikini sıvazlıyordu. Bir eliyle amımın dudaklarını araladı ve hafifçe sikini dayadı. Amım iyice sulanmıştı. Dayanamıyordum, müthiş bir zevkti, bağırmak istiyordum. Usulca amım kocamın yarağından başka bir yarakla tanıştı. İçime yavaş yavaş giriyordu. Sonra bir anda kökledi. Artık dayanamadım ve “Ooohhhhhh!” deyiverdim. Evet, Mert artık içimdeydi. Ritmi artmıştı, ben de artık kendimi o ritme kaptırmıştım. Amıma soktukça, ben “Aaahhh! Ooohhhhhh!” sesleri çıkarıyordum... 

Sonra beni sırtüstü çevirdi, bacaklarımı ayırarak havaya kaldırdı ve orgazmdan vıcık vıcık olmuş amıma yeniden girdi. Sikerken dudaklarıma yumuldu. Ne kadar tatlı olduğumu söylüyordu durmadan. Memelerimi, dudaklarımı, boynumu hoyratça yalıyor ve ısırıyordu. Ona iz bırakmamasını söyledim. Beni birkez daha orgazm ettikten sonra sikini amımdan çıkardı ve yalamam için ağzıma verdi. Bana yarağını yaltırken, “Nasıl, yarağım hoşuna gitti mi?” diye sordu. İnleyerek, “Eveeett!” dedim. “İyi yala, şimdi seni götünden de sikecem!” dedi. “Hayır olmaz, götümü hiç siktirmedim!” dedim. “İyi ya işte, şimdi tadına varırsın, dön ve domal!” dedi. Ne kadar istemiyorum dediysem de ikna edemedim, beni güzelce domalttı. Eline bolca tükürüp götüme sürdü, sonra kendi sikine sürdü. Yalvarıyordum, “Yapma!” diye, ama bir yandan da zevkten çıldırıyordum. Usulca yarağının başını götüme dayadı ve yüklendi. Canım çok yanmıştı ve girmemişti. Biraz daha tükürüp tekrar dayadı ve bana ıkınmamı söyledi. Ben de ıkındım. Aniden kökleyince götümde şimşekler çaktı bir anda. “Yeteerrrrrrr sokmaaa!” dedim. Götüme kanırtıp, bir süre öylece kareketsiz kaldı. Yavaş yavaş canımın yanması zevke dönüşmeye başlamıştı. Götüme girip çıkma ritmini yavaş yavaş arttırdı. Ben de artık zevkle götümü ona ittiriyordum, ritme uymuştum ve elimle de yeniden sulanan amımı okşuyordum... 

Bir anda götümün içine sıcak bir volkan patladığında, “Ohhhhh!” diye inlemişim. Titriyordum, ikinci kez, “Ohhhhh!” dememle ben de boşalıvermiştim. Sonra birlikte banyoya gittik. Yıkanırken beni bir posta da banyoda ayakta sikti ve bu sefer ağzıma boşaldı. İlk defa kocamı aldatmıştım, ilk defa götüm sikilmişti ve yine ilk defa ağzıma birisi boşalıyordu. Bu gece hep ilkleri yaşıyordum. Sonra kurulanıp çıktık, giyindi, beni öptü ve usulca gitti... 

Daha sonraki günlerde her fırsatta evsahibinin oğluna siktiriyordum ve bu sikişmelerimi sanki fantaziymiş gibi kocama anlatıyordum. Kocam da müthiş zevk alıyordu. 

[Menşure] 

Bakire Nalan Sonunda Teslim Oldu!

10:57 By Unknown , In , , , , , , , , ,

Selam. Ben Cem. 36 yaşında, 1.87 boyunda, iri yapılı biriyim. Yalnız yaşıyorum. Dükkanımda çalışan Nalan adında bir kız vardı, ufak tefek, 1.57 boyunda, narin yapılı, çok güzel bir yüzü vardı, başını örterdi, uzun elbiseler giyerdi hep, elleri ve yüzünden başka bir yerini göremezdim. Ama elbisenin dışından, dolgun kalçası ve göğüsleri belli oluyordu. Bu haliyle bile çok güzeldi. Kız pek konuşmaz, masum ve utangaç duruşuyla ilgimi çekerdi, ona çok iyi davranırdım. 23 yaşına gelmişti. “Evlenme zamanın geldi Nalan...” dediğimde, yüzü kızarırdı hemen. 


Dükkanın arkasındaki özel odamda bazen gece de kalırdım. Bir gün Nalan dükkanı açtığında, benim arka odada olduğumu bilmediğinden olsa gerek, dükkana kızarkadaşıyla geldi. Kızı tanıyordum, Büşra adında, kendisiyle yaşıt bir kızdı. Çay söyleyip sohbete başladılar. Odamın kapısı sürekli kilitli olduğundan girmeye zaten cesaret etmezdi Nalan. İçerde kahve yapıp yatağa uzandım. Öğlenden önce zaten pek iş olmazdı. Nalanla Büşra sohbeti koyulaştırmış, ben yokum diye rahatça konuşuyorlardı. Duyduklarıma inanamıyordum. Cinsellik ve seksten bahsediyorlardı. Çok şaşırmıştım. Birbirlerine, seks yaparken ne istediklerini anlatıyorlardı. Nalan kendisinden büyük olgun erkeklerden hoşlanıyormuş ve o yüzden de şimdiye kadarevlenmek istememiş. Anlattığına göre de erkeklerin onu sert bir şekilde sevmesini, özellikle memelerinin okşanmasını istediğini falan anlatıyordu. Boynunun da hassas olduğunu, bir erkek dokunursa ona fazla direnemeyeceğini, memelerini tutan biri olsa, anında teslim olabileceğini anlatıyordu Büşraya. Ben şaşkınlıkla dinliyordum... 

Nalanın pek kimsesi yoktu, yaşlı anneannesiyle kalıyordu, ailesini küçükken kaybetmiş. Çevrenin zoruyla kapandığını zaten biliyordum. Aklım Nalanın anlattıklarında kalmıştı. Bir şekilde onu istiyordum. İçerdensessizce mesaj yazıp cep telefonuna gönderdim. Bankada halletmesi için ona bir iş verdim ve böylelikle dükkandan çıkmalarını sağladım. Bunlar gidince hemen dışarı çıkıp, dükkana yeni gelmiş gibi oturmaya başladım. 1 saat sonra Nalan geldi. “Nalancığım ya, bugün biraz erken kapatalım, evde temizlik yapacağım, hatta yardımın olursa da çok sevinirim.” deyince, “Tabi Cem abi!” demişti. Anneannesine telefon ettirdim, biraz gecikeceğini söylettirdim. Öğleden sonra ben eve gittim, sonra da gelmesi için Nalanı aradım. Biraz sonra Nalan dükkanı kapatıp eve geldi... 

“Nalan ben evi epeyce temizledim, ama banyoyu beceremedim, rica etsem temizlermisin?” deyince, “Tabi!” deyip işe başladı. Ben de etrafın tozunu alıyordum. Bir ara baktığmıda Nalan banyoda ter içinde çalışıyordu, başını açmamıştı bile. “Nalan işin bitince lütfen banyo yap, çok terledin!” deyince, “Evde yaparım...” demişti. Biraz sertçe, kaşlarımı çatarak, şakayla karışık, “Hayır, banyo yapmadan bırakmam!” deyince, “Tamam...” dedi. Nalan işini bitirmişti ve saat daha 16:00 olmamıştı. Çay yaptım. O da banyo yapmış çıkmıştı. Yanakları pembeleşmişti, belki utandığından, belki de sıcak sudandı. 

Karşılıklı çay içtik. Nalan bardağını mutfağa götürürken arkasından gittim. Heyecanım doruktaydı. Tezgahın önünde Nalana arkadan sıkıca sarıldım. Donup kalmıştı. Hemen tezgaha sıkıştırıp, memelerini tuttum ve boynunu öpmeye başladım. Nalan kollarımdan kurtulmak için direniyordu. Sadece sessizce, “Cem abi bırak...” diyordu, ama kurtulamıyordu. Memelerini okşuyordum. Dudaklarını öpmek isterken boynunu eğerek kurtulmaya çalışıyordu, ama ufacık bedeniyle iri kollarımdan kurtulamıyordu. Nalanı bırakmadan memelerini okşamaya devam ettim. Halen, “Cem abi yapma...” diyordu. Kucakladığım gibi yatağa götürdüm. Direnmesine rağmen elbisesinin altına elimi sokmuş, bacak aralarını okşuyordum. Kollarımda titriyordu. Dolgun kalçasını okşuyordum. Tek elimle sıkıca tutmuş, öteki elimle elbisesini çıkarıyordum. Yatağa yatırıp altıma aldım. Sütyenini sıyırıp, memelerini sertçe okşarken uçlarını da emiyordum artık. “Cem abi yapma...” diyordu halen... 

Elbisesini yukarı sıyırıp, siyah külotunu biraz indirince, kılları yeni alınmış harika bir am çıktı karşıma. Amını öpüp yalamaya başlarken külotunu da çıkardım. Nalanın üstüne ters oturup kımıldamasını önleyerek, bacaklarını tutup ayırdım ve amını yalayıp emmeye başladım. Amının dudakları kabarık ve sımsıkı kapalıydı. Dilimi yarığından içeri itince, “Ihhh!” diye ses çıkarmış ve öylece kalmıştı. Artık kımıldamıyordu. Dilimle amına darbeler atıp, am dudaklarını ve klitorisini emdikçe, am sıvıları akıyordu. Ekşimsi am sıvıları dudağıma bulaşmıştı. Klitorisini emdikçe sessizce inliyordu artık. Üstünden yavaşça kalkıp, amını emerken elbisesini de boynuna kadar sıyırdım. Artık hareketsiz yatıyordu ve gözlerini kapamıştı. Doğrulup memelerini sertçe okşarken de tamamen soydum... 

Nalan beyez tenli ufacık bedeniyle önümde çırılçıplak yatıyordu. Yine memelerini emip, kalçasını okşarken, tek elle kendim de soyunuyordum. İri yarrağım külottan çıkınca karnıma çarptı. Tekrar amını emmeye başladım. Parmaklarımla am dudaklarını ayırıp ufacık am girişine bakınca, yarrağımın zor gireceğini düşündüm. Ama ne olursa olsun sikecektim, geri dönüş yoktu bu noktadan sonra. Nalanın bacak arasına yerleştim, omuzlarını ve boynunu sıkıca kavradım. Altımda kaybolmuştu, gözü kapalı sessizce yatıyordu.
Yarrağımın başını amına dayayınca, yeniden titremeye başladı. Heyecandan, belki de korkudandı. Abanarakamına girmeye başladım. Daracık amın girişini zorlayan yarrağım, kızlığını yırtıp 3-4 cm girince, Nalan yüzünü kasıp, “Ihhhh!” diye inledi. Biraz durup yine yüklendim, biraz daha girmiştim. Hafif darbelerle amını sikmeye başladım. Daracık amında her yüklendiğimde biraz daha giriyordu yarrağım. Nalanın amı harikaydı, daracık ve ateş gibi... 

Artık Nalanı yavaş git gellerle sikiyordum. Daracık amı yarrağımın tamamını alamamıştı, ama amının dibini esneterek sikiyordum. Hızlandıkça inlemesi artıyordu. Artık sertçe köklüyordum ve Nalan altımda kıvranıyordu. Her sert köklememde, köküne kadar girince, inleyerek kıvranıyordu. Artık zevk aldığı belliydi. Kızarkadaşına anlatırken sert sikilmek istediğini duymuştum ve ona göre sikiyordum. Nalanın amından sikimi aniden çıkarıp, onu da kaldırdım. Dizlerinin üstünde domaltıp, memelerini sıkarak okşarken, arkadan dolgun kalçasının arasındaki daracık amına da sertçe kökledim yine. Sarsılarak titredi. Memelerini okşayarak, seri şekilde köklemeye devam ediyordum. İnlemesi artmıştı. Kalçasını oynatarak hafifçe bana itiyordu. Dakikalarca kökleyerek siktiğim Nalan artık iyice kasılmaya başladı. Titreyerek orgazm oluyordu... 

Amındaki kasılmalar beni de getirmişti, 7-8 sert köklemeyle daracık amına boşaldım. Biraz daha pompaladıktan sonra yarrağımı çıkardım. Amından döllerim süzülüyordu. Birkaç damla kan amının dudaklarına ve yarrağımın dip tarafına bulaşmıştı. Yanına yatıp sarıldım. Nalan sessizce yatıyordu, hiç sesi çkmıyordu... 

[Cem] 

Azgın Dullar!

10:55 By Unknown , In , , , , , , , , ,

Geçtiğimiz Ağustos ayında sıcak bir öğle üzeriydi, karşıdan esen sıcak meltem saçlarımı savuruyor, az ilerimdeki inşaatın önündeki kum tepeciğinden aldığı kum tanelerini gözümün içine serpiştiriyordu. Bende bir yandan caddeden karşıya geçmeye çalışırken bir yandan da kum yüzünden yanan gözlerimi ovuşturuyordum. Sonra birdenbire sanki kafama balyozla şiddetle vurmuşlar gibi bir algılamanın ardından her şey bir anda etrafımda döndü ve adeta kuştüyü bir yatağın üzerine düşüyormuşum gibi garip bir hisle kaldırıma düştüm. 

Yanağım sert kaldırıma yapışmış şekilde bir ara gözlerimi araladığımda beyaz bir kadın ayakkabısının burnumun dibine kadar girdiğini fark ettim. Size enteresan gelecek ama o vaziyetteyken yanıma gelen kadının parfüm kokusunu algılıyor, hatta parfümünün markası hakkında kafamda düşünceler bile oluşuyordu... Sonra etrafımda koşuşmalar ve sesli konuşmalar duydum... En son hissettiğim şey ise bir arabanın içinin boğucu sıcaklığıydı. 


Aradan ne kadar zaman geçti bilmiyorum, gözlerimi açtığımda ilk gördüğüm şey tepemde yuvarlak beyaz bir avizenin üzerinde çiftleşen iki tane kara sinekti. Sırtüstü yattığım yerden kafamı kaldırıp etrafa göz attığımda ise bir hastane odasında olduğumu fark ettim. Kafamdan çeşitli düşünceler geçiyor, buraya nasıl geldiğimi hatırlamaya çalışıyordum ki odanın kapısı sessizce açıldı. Ve içeriye bir afet-i devran girdi ki, benim babayiğit hasta halimizi umursamadan yerini yadırgayıp şöyle bir kafasını kaldırdı. 

Kadın, 30-35 yaşlarında, sarı saçlı, yeşil gözlü, memeleri üzerindeki daracık body’sini delip geçecekmiş gibi duran balık etli mükemmel bir varlıktı. Bana: "Geçmiş olsun Metin bey, kendinizi nasıl hissediyorsunuz?" derken bir yandan acıklı acıklı gözlerimin içine bakıyor bir yandan üzerimdeki nevresimi düzeltmeye çalışıyordu. Belliki cebimdeki kimliğimi buldular diye düşündüm. Fakat bu güzel kadının hemşire olmadığı kılığından kıyafetinden her şeyinden belliydi. Ben yinede ihtiyatlı davranarak "Doktor musunuz acaba?" diye sorunca, yüzünde şeker çalan küçük çocukların takındığı masum bir ifadeyle "Hayır." diye cevap verdi ve açıklama yapmaya devam etti: 'Bir yere acil yetişmesi gerektiği için arabasıyla biraz hızlı gittiğini, aniden karşısına ben çıkınca fren yaptığını ama bana vurmaktan kurtulamadığını, hastane masraflarını peşin ödediğini, hiçbir yerimde kırık çıkık olmadığını, ertesi gün taburcu olabileceğimi' uzun uzun anlattı. 

Demek ki kaldırımda yatarken beyaz ayakkabısını gördüğüm bu kadındı. İlerleyen saatlerde ise sohbetimiz büsbütün koyulaştı, 'Adının Aysun olduğunu, bir ithalat firmasının ortağı olduğunu, 12 yıllık evlilikten sonra eşinden geçen yıl boşandığını, hiç çocukları olmadığını, ama sorunun kocasından kaynaklandığını, eski vekillerden olan babasının miras biraktığı büyük bir evde, kendisi gibi yeni boşanan çocukluk arkadaşı bir bayanla birlikte yaşadığını...' söyledi. 

O anda aklıma, bana arabasıyla vuran bu güzel kadına, bir oyun oynamak geldi. (30 yıldır İstanbul'da yaşamama rağmen) O'na 'Aslen İzmirli olduğumu, İstanbul'a iş için geldiğimi, İstanbul'da hiç akrabam olmadığını, bana arabasıyla vurduğu gün İzmir'e gitmek için hazırlandığımı ama bu talihsiz kazanın gerçekleştiğini' söyledim. Bana 'Bu vaziyette İzmir'e gidip gidemeyeceğimi' sorduğunda, "Hayır, imkansız... gidemem. Ayakta duracak halim yok, birkaç gün bir otelde dinlenirim herhalde..." diye cevap verince, beklediğim tepkiyi verdi ve bana "İstersen benim evde birkaç gün kalabilirsin. Ev çok büyük, bir sürü odası var." dedi. Tabi bu teklife balıklama atlamak bana yakışmazdı, biraz nazdan tuzdan sonra razı oldum. 

Ertesi gün Aysun hastanedeki odama, beni evine götürmek için geldiğinde, yanında birlikte yaşadığı dul arkadaşı Nihal'i de getirmişti. Aman tanrım o ne güzellikti... Aysun kadar iri memeleri olmasa da, mükemmel güzelliğe sahip bir poposu vardı. Angelina Jolly'e benzeyen yüzüne kısa siyah saçları o kadar yakışmıştı ki, gözlerimi alamıyordum. Yarım saat sonra, iki güzel kadın birer koluma girip beni hastane koridorundan geçirirken, insanların kıskanç bakışları adeta beni delik deşik ediyordu. 

Aysun'un kullandığı lüx arabayla, yaklaşık 45 dakikalık bir yolculuktan sonra, büyük bir demir kapı ve güzel bir bahçenin çevrelediği, eski konak biçimli, triplex bir yapının önüne geldik. İki fıstık hemen odamı hazırlayıp yatağımı yaptılar. Ve dikkatlice beni yatağıma yatırdılar. Benim telefonum kazada kırıldığından, gerektiğinde onları çağırabileyim diye, Aysun kendi cep telefonunu başucuma koydu. O andan itibaren tek düşündüğüm şey, bu yavruları nasıl sikebileceğimdi... Hastalığımı falan unutmuş, bütün benliğimi dayanılmaz bir sex arzusu kaplamıştı. Eve geldiğim gün vukuatsız geçti, üzerime o kadar düşüyorlardı ki akşam yemeğimi bile yatağıma kadar getirmişlerdi. 

Ertesi sabah ikisi de işlerine gidip evde yalnız kaldığımda, akşama kadar, bu yavruları nasıl edipte sikebileceğimi düşünüp kafa patlattım. Ama sonunda dahiyane bir plan yapmaya muvaffak oldum. Onlar gelmeden hemen üzerimi giyinip bir CD dükkanından Takashi Miike'nin 'Cevapsız Arama' isimli filmini satın aldım. Ardından Aysun'un telefonuna kendi kartımı takıp, yakın bir arkadaşımı aradım. Ona Aysun ve Nihal’in cep telefon numaralarını vererek, 'Akşam saat 22:00'den sonra, her 45 dakikada bir, bu numaraları aramasını, kaba değil ama ürkütücü kelimeler kullanarak, telefona çıkanları korkutmasını...' tembihledim. Geriye bir tek seksi dullar'ın eve gelmelerini beklemek kalıyordu. 

Aysun ve Nihal akşam 20:00 gibi geldiler. Hemen yanıma gelip halimi hatırımı sorduktan sonra, 'Duş alıp, yemek hazırlayacaklarını' söylediler. Beni de salonda bir kanepeye alarak, "Televizyon seyredersin..." dediler. "Sizde VCD Player varmı?" diye sorduğumda "Evet, var." cevabını alınca, derin bir oh çektim. Onların duş almaları, yemek hazırlamaları ve yemek yememizin ardından saat 21:30 olmuştu. Elimi çabuk tutmalıyım diye düşündüm ve hanımlara 'Bu gün evde çok bunaldığımı, biraz evin bahçesine çıktığımı, seyyar bir VCD satıcısı gördüğümü ve seyretmek için bir film satın aldığımı, ama sonra birlikte seyrederiz diye vazgeçip akşamı beklediğimi' söyledim. 

Bunun üzerine Aysun elimdeki filmi alıp VCD Player'e taktı. Arkadaşım her an telefonlardan birini arayabileceği için filmin başındaki reklamları seyredecek vakit yoktu. Hemen kalkıp VCD'yi ileri sardım ve film başladı. Daha önce filmi seyrettiğim için, filme değil, hanımların filme verdiği tepkilere dikkat ediyordum. İkiside tam filmin etkisine girmişlerdi ki Nihal’in telefonu çaldı. Telefonda neler konuşulduğunu bilmiyordum ama Nihal'in yüzü şekilden şekle giriyordu. Ben 'Neler olduğunu, neden endişelendiğini...' sorunca, "Sapığın biridir mutlaka, önemli değil!" diye cevap verdi ve tekrar filme geri döndük. 

Yarım saat sonra bu kezde Aysun'un telefonu çaldı. Aynı endişe ve korkuyu Aysun'un yüzünde de görünce, planımın iyi işlediğini anlamıştım. Aysun ve Nihal'e 'Telefonlarını kapatmalarını' söylediğimde, 'Bütün eş dost akraba ve iş bağlantılarının bu telefonların ucunda olduğunu, kapatamayacaklarını' söylediklerinde, bende yangına körükle gidip "Haklısınız, her şey olabilir, dünya ile bağlantıyı kesmemek gerek..." deyiverdim. Film bittiğinde saat 24:00 civarıydı ve sexy dullar'ın yüzlerindeki endişeyide görebiliyordum. Sabah yine işe gitmeleri gerektiği için, fazla sohbet edemeden, ikisi de yatmak istediklerini söyleyip odalarına gittiler. 

Tabi bu arada telefonlara gelen çağrılar devam ediyordu. Ardından ben de odama çekilip üzerimde ne var ne yok çıkartarak, çırılçıplak yatağıma yatıp olacakları beklemeye başladım. Aradan 45 dakika geçmişti ki, Aysun ve Nihal birlikte odamın kapısını çaldılar. 'Telefonların devam ettiğini, ikisininde ayrı odaları olduğunu, önce birlikte yatmaya karar verdiklerini ama yinede korktuklarını, bu yüzden odama geldiklerini' söylediklerinde neredeyse sevinçten uçacaktım. Onlara 'Bu gece aynı odada kalabileceğimizi, ben varken hiçbirşeyden korkmamalarını' iyice empoze ederken, odada başka yatacak yer olmadığı için ikisinide yatağa davet edip, 'Bu gece yanımda emniyetle yatabileceklerini, çekinmelerine gerek olmadığını' söyledim. 

İki kadın, benim çıplak olduğumu fark etmeden, geldiler ve iki yanıma yattılar. Biraz sohbetten sonra ikisi de bana arkasını dönüp uyumaya koyuldu. Ama kıpırdanmalarından uyumakta zorlandıklarını anlayabiliyordum. Bana ilk yüzünü dönen Aysun oldu. Bende ona yüzümü döndüğümde, nefeslerimiz birbirine karışacak kadar yakınlaşmış, loş ışıkta birbirimizin gözlerine bakıyorduk. 

Bir süre bu şekilde bakıştıktan sonra, ben yorganın altından yavaşca Aysunun elini tutup önce göğsüme koydum. Oradan yavaş yavaş aşağıya sikime doğru götürdüm. Demir gibi olmuş dimdik sikime eli değince biraz tedirgin olup geri çekmek istedi. Elini bileğinden kuvvetlice tuttuğum için kurtulamadı ve daha fazla direnmedi. Minicik, yumuşak elini taşaklarıma kadar indirdim. O'da daha fazla dayanamamış olacak ki, kendini koyverdi ve hırsla taşaklarımı avuçlamaya, sikimi sıvazlamaya başladı. Kocaman olmuş yarağımın ucundan sızan zevk sıvılarının Aysun'un eline bulaştığını hissedebiliyordum. 

Sikimin okşanması beni deliye çevirmişti. Hemen Aysun'un güzel dudaklarına yumulup derin Fransız öpücükleri kondurmaya başladım. Azgınlar gibi öpüşürken bir yandan da iri memelerini avuçluyor, ucunu parmaklarımla sertleştiriyordum. Diğer tarafımızda Nihal hiçbirşey olmamış gibi bize arkasını dönmüş yatıyordu. Ama onunda uyanık olduğundan emindim. Aysun'un dudaklarından yavaş yavaş boynuna, oradan iri memelerine inip yalamaya başladım. Memelerinin misket gibi olmuş tatlı uçlarını akide şekeri gibi ağzımda eritiyor onu zevkten inletiyor ve kıvrandırıyordum. 

Yavaşca daha aşağılara... göbeğine, oradan tatlı amına indim. Aysun'un balkutusu zevk sıvılarıyla sırılsıklam olmuş, alev alev yanıyordu. Daha fazla engel olmaması için kalçalarına kadar indirdiğim mis kokulu külotunu, bir hamlede hoyratça çekip en ince yerinden koparttım. Artık Aysun'un kadın kokan tatlı amcığı ve çiçek gibi göt deliği dilime amade idi. Dilimi bir amına bir götüne sokuyordum, ağzıma burnuma Aysun'un zevk sıvıları bulaşıyordu, bende onları zevkle yutuyordum. 

Ben Aysun'un amını götünü dillerken, yanıbaşımda arkası bize dönük yatan Nihal'in sol kolunun ritmik hareketler yaptığını fark ettim. Tam olarak, yorganın altında ne yaptığını göremiyordum ama tahminim doğruysa harika olacaktı. Aysun'un zevkten vıcık vıcık olmuş amını yalarken, sanki yanlışlıkla olmuş gibi, elimi Nihal'in ön tarafına doğru kaydırdığımda, elinin eşofmanının içinde olduğunu, O'nun da gizlice amını parmakladığını fark ettim. Dilimi Aysun'un amından çekerek, Nihal'i nazikçe sırtüstü çevirip bir hamlede eşofmanıyla birlikte külotunu aşağı indirdim ve O'nun da zevkten sırılsıklam olmuş amını yalamaya başladım. Bir yandan parmağımla Aysun'un göt deliğine masaj yapıyor, bir yandan da Nihal'in buram buram sex kokan tatlı amını dilimle mest ediyordum... 

İki azgın dul'un uzun zamandır yarağa hasret kaldıkları her hallerinden belliydi. İkisi de zevkten deliye dönmüş, tatlı tatlı inliyor, kalın ve damarlı yarağımı amlarına bir an önce sokmam için telepatik olarak yalvarıyorlardı. Sikimin tadına ilk Aysun'a baktırmaya karar vererek, Nihali bırakıp Aysun'un bacak arasına geçtim. Kazık gibi olmuş kocaman sikimi amının dudakları arasında biraz gezdirdikten sonra sırılsıklam amcığına birden kökledim. Aysun'un derin bir "Ohhh..." çekip başını geriye atmasıyla beni belimden sıkıca yakalaması bir oldu. Yarağımı her kökleyişimde "Nihayet... nihayet..." diye çığlıklar atıyor, ateş gibi amcığıyla, koca sikimi, boşluk bırakmadan kavrıyordu. 

Bu arada Nihal dizlerinin üzerinde doğrulmuş, ben Aysunu sikerken, O'da boynumu ve kulağımı yalıyor, tatlı nefesiyle beni deliye çeviriyordu. 

Az sonra Aysun sikimin altında sarsıla sarsıla boşalırken, "Kocammm... canım kocacığımmm..." diye, yüksek sesle çığlıklar atıyor, sanki sikimi amının içinde kırıp oradan hiç çıkarmak istemiyorcasına sert hareketler yapıyordu. Nihayet orgazm olup sakinleştiğini fark edince, zevk sıvılarına bulanmış sikimi Aysunun amından çekip, Nihal'i saçlarından tutarak yarağıma doğru yaklaştırdım. Nihal yarağımı sanki yüksek devirli bir elektrik süpürgesi gibi emiyor, ağzına her sokuşunda sanki içimden bir şeyler kopuyormuş hissi veriyordu... 

Azgın dul Nihal'i yaraktan daha fazla mahrum etmeye hakkım olmadığını düşünüp, arkasını çevirip domalttım. Amının zevkten kabarmış dudakları, arkasından taşak gibi çıkmış, içine girmesi için adeta sikime yalvarıyordu. Karşımdaki arzulu ve sikilmeye hazır amcığı daha fazla bekletmedim. Zevkten kazık gibi dikelip, kafası kadın yumruğu gibi kocaman olmuş yarağımı Nihal'in uzun zamandır yarak girmeyen amına dayayıp, taşaklarıma kadar kökledim. Nihal zevkten adeta kudurmuş, ben amına kökledikçe kafasını sağa sola sallıyor, bir eliyle de aşağıdan taşaklarımı avuçlamış canımı acıtıyordu. Az sonra Nihal de kalın yarağımın verdiği sonsuz hazza boyun eğip çığlıklar atarak boşalıp rahatladı... 

Ama benim azman, azgın dullar'ı sikmeye doymuyordu. Bu kez Nihal'i bırakıp tekrar Aysun'a döndüm. O'nu yüzükoyun yatırıp göbeğinin altına iki tane de yastık koyarak poposunu yükseltince, kara incisi bütün ihtişamıyla hizmetime girdi. Hemen eğilip misler gibi göt deliğini dilimle yumuşatıp yarağıma hazırlamaya başladım. Göt deliğinin iyice yumuşayıp kendini bıraktığından emin olduktan sonra, hala sikmeye doymayan yarağımı muhteşem kara incisine dayayıp yavaşca kafasını içeri soktum... Azgın dul, sikimi götünden çıkarmam için yalvarıyor, acıyla karışık zevk çığlıkları atıyordu. O'nun çığlıklarına aldırmayıp sikimi köküne kadar götüne soktum. Gidip geldikçe deliğini kasmayı bırakıp, kızışmış azgın bir kısrak gibi altımda dans etmeye başladı... 

Ben Aysun'un götünü sikerken Nihal de boş durmuyordu. Arkama geçmiş popomu yalıyor, küçük ısırıklar atarak beni kudurtuyordu. Anladım ki daha yarağa doymamıştı esmer güzeli azgın dul. Bir yandan Aysun'un daracık götünü sikerken bir yandan elimi arkaya atıp Nihal'in kısa saçlarını yakaladım ve kendime çekip alev gibi yanan dolgun dudaklarını emmeye başladım. Sonra bacakları arasına Aysun'un sırtı gelecek şekilde, önümde domaltıp, O'nun da göt deliğini doya doya yalamaya, sikim için ideal duruma getirmeye başladım. Göt deliğine her darbe atışımda poposunu yüzüme daha çok bastırıyor, amından sızan zevk sıvılarını çeneme bulaştırıyordu. Ben de zaman zaman dilimi götünden çekip salgıladığı sıvıları zevkle yalayıp yutuyordum. 

Aysun'un orgazm olduğunu, artık poposunu altımda yılan gibi kıvrandırmamasından anladım. Ve sikimi, vantuz gibi kavrayan sıcak götünden çekip, onun sırtında bana domalmış duran Nihal'in götüne dayadım. Yarağımı, Nihal'in daracık ama istekli götüne, yavaş yavaş sokarken, Aysun gibi çıkarmam için yalvarmıyor, aksine daha da köklemem için poposunu sikime doğru bastırıyordu. Nihal'in güzel götünü Aysun'un sırtında yarım saat kadar siktikten sonra, artık takatımın kalmadığını, döllerimin dışarı çıkmak için sikimin sınırlarını zorladığını hissedince, kendimi orgazm olmaya şartlandırdım. 

Nihalin sıcacık ve dar götünü biraz daha siktikten sonra, sikimi çıkarıp, Nihal'i ve Aysun'u yan yana sırtüstü yatırarak, ben de üzerlerinde ayağa kalktım. Patlamak üzere olan sikimi birkaç saniye elimle sıvazladıktan sonra yarağımın kafasını, yan yana yatan Aysun ve Nihal'in yüzüne doğru eğerek şiddetle boşaldım. Spermlerim sikimin ucundan öyle tazyikli ve bol çıkıyorlardı ki, döllerimi azgın dullar'ın yüzüne itfaiye hortumuyla fışkırtır gibi fışkırtıyordum... Onlar da zevkle döllerimi yalayıp yutuyor, şifalı bir iksir gibi elleriyle memelerine ve yüzlerine sürüyorlardı... 

Birlikte yaşadığımız bu mükemmel hazzın ardından, azgın dullar'ın ortalarına uzanıp, iki koluma da onları yatırdım. Bir yandan saçlarını öpüp kokluyor, bir yandan da en baştan beri planladığım muzipliklerimi anlatıyordum. Her ikisinden de tek kelime tepki almayınca bu maceranın onların da çok hoşuna gittiğini sezinleyerek rahat bir nefes alıp rahatladım. Azgın dullar'ın beni affettiklerinin en bariz ispatı da, ertesi gün ikisinin de işe gitmeyip seks partimize kaldığımız yerden devam etmemizdi. 

[Metin] 

Teyzemle Üç Gün Boyunca Yedik İçtik Sikiştik!

10:53 By Unknown , In , , , , , , , ,

Merhabalar, ben 23 yaşında, 1.87 boyunda, 90 kiloda, esmer bir erkeğim. Teyzem ise 36 yaşında, 1.70 boy ve 58 kilo civarında, esmer, mükemmel bir hatundur. Teyzem 10 yaşındaki kızı ile birlikte, 5 yıldır eşinden ayrı İsviçre’de yaşamaktadır. Anlayacağınız teyzem ateşli bir dul. Teyzem bundan 2 sene önce uzun bir yaz tatili için kızı ile birlikte Türkiye’ye geldi ve tatilinin uzun bir bölümünü bizde geçirdi. Benim bu mükemmel deneyimi yaşamamı sağlayan ise yazın ortasında yakalandığım saçma sapan bir grip hastalığı olmuştur. (O günden beri grip olunca neşelenirim!). Ben grip olduktan ve gribi atlatmaya yaklaşmışken annem ve babam İzmir’e bir akrabamızın düğününe gideceklerdi. Ben de zaten düğüne gitmeyi pek istemediğim için hastalığı bahane edip evde kalmıştım. Teyzem de kızını birkaç günlüğüne babasının yanına göndermişti ve onun için o da düğüne gitmedi. Hem de anneme bana bir bakan olması gerektiğini söyleyerek ikna etti. Ben teyzemi uzun yıllardır arzular ve çoğu zaman onu düşünerek 31 çekerdim. Teyzemle baş başa geçireceğim birkaç gün beni öyle heyecanlandırmıştı ki, sürekli teyzemi izleyip 31 çekme hayalleri kurmaya başlamıştım. 


Teyzem tek başına ve yurtdışında yaşamanın verdiği rahatlıkla bizim yanımızda çok rahat giyinir ve çok rahat davranırdı. Teyzem yine birçok frikik vermeye müsait düşük bel eşofman ve göğüslerini açıkta bırakan dar bir bluz giymişti ve yanımdaydı. Göz ucuyla teyzemi kesiyor frikik yakalamaya çalışıyordum. Ve bir müddet sonra banyoya gidip 31 çekiyordum. Ve geçireceğim muhteşem birkaç günü düşünüyordum. Bir süre sonra teyzemle uzun uzun sohbet etmeye başladık ve türlü türlü konularda konuştuk. Teyzem bana üniversitede kızlarla aramın nasıl olduğunu sormaya başladı ve cinsellik üzerine konuşmaya başladı. Cinsellik üzerine öyle rahat konuşuyordu ki, bu konuşmaları bile beni tahrik ediyordu. Ve bu konuşma sırasında yarrağım taş gibi olmuştu, ben utanıyordum ve yarrağımın taş gibi olduğunu teyzemden gizlemeye çalışıyordum. Sohbet öyle uzun sürmüş ve saat gecenin 3’ü olmuştu. Teyzem, “Artık yatalım!” dedi ve diğer odaya gitti. Ben ise kendi odama gitmeden önce bir kez daha banyoya gittim ve bir daha 31 çektim. Banyodan çıkınca teyzemi banyonun kapısında buldum. Teyzem bana, “Epey rahatlamışa benziyorsun!” dedi ve hınzırca bir kahkaha attı. Bu kahkaha beni öyle tahrik etmişti ki, sabaha kadar teyzemi hayal edip durdum. 

O gece hava epey sıcak olduğu için sadece boxer ile uyumuştum. Sabah uyanmadan önce bir şeyler duydum ve uyanınca teyzemi odamda sessiz sessiz dolaşırken gördüm. Uyuyormuş gibi yapıp teyzemi izlemeye karar verdim. Teyzem bir müddet sonra yanıma yaklaştı ve yavaşça boxerın üstünden yarrağıma dokunmaya başladı. Ben öyle bir şok yaşıyordum ki nefes bile almayı bıraktım. Rüyamda görsem inanmayacağım birşey gerçek oluyordu. Teyzem boxerın üstünden oynadıkça benimki şaha kalkıyordu. İşi götürebildiğim kadar ileri götürmeye karar verdim ve bir anda uyanmış gibi fırladım. Teyzem şok oldu ve ne diyeceğini şaşırdı. Ama şaşkınlığı üzerinden atınca beni şaşırtmaya başladı. Bütün gece beni düşündüğünü, sabahı zor ettiğini söyleyerek bu kez de beni şoka uğrattı. 

Birkaç saniyelik şokun ardından hemen teyzemin dudaklarına yapıştım ve deliler gibi öpüşmeye başladık. Önce dudaklarımız birbirine kenetlendi hemen ardından da dillerimiz. Dillerimiz öylesine birbirine dolaşmıştı kibir türlü ayrılamıyorduk. Dudaklarımız morarıncaya kadar öpüştük. Ardından ben hemen teyzemin o mükemmel göğüslerine yumuldum. Teyzemin göğüsleri dimdikti. Ben göğüslerini yalayıp somurdukça, teyzemin, “Erkeğim, aşkım, kocacığım” diye inlemeleri beni daha da tahrik ediyordu. Memelerinden ayrılıp yavaş yavaş amına indikçe teyzemin inlemeleri, benim ise heyecanım daha artıyordu. Dudaklarım ve dilim teyzemin sırılsıklam olmuş ama alev alev yanan amına geldikçe teyzem daha bir coşkuyla inlemeye başladı. Bir yandan teyzemin amını yalıyor bir yandan da parmaklarımı amına sokarak teyzemi coşturuyordum. Bir müddet sonra teyzem müthiş bir orgazm yaşadı. Daha sonra teyzem boxerımı kendi elleriyle indirip taş gibi olan yarrağımı ağzına aldı ve saksoya başladı. Teyzem öyle bir sakso çekiyordu ki, 40 yıllık pornocular yanında amatör kalırdı. Teyzem daha sonra yarağımı memelerinin arasına sokmamı istedi ve ben teyzemin memeleri arasında gidip gelmeye başladım. Bir süre sonra öyle bir boşaldım ki döllerim teyzemin ağzına, yüzüne, saçlarına, göğsüne dağıldı ve teyzem hepsini eliyle toplayarak bir güzel yuttu. 

Biraz dinlendikten sonra tekrar sikişmeye başladık ve bu defa teyzemin alev alev yanan amcığını çatur çutur sikecektim ve o güzel amcığı tam karşımda duruyordu. Teyzemi yatağa yatırdım ve yatağın kenarına çektim. Amcığını dil darbeleri ve parmaklarımla hazırladıktan sonra teyzeme prezervatifi takmasını söyledim ve yavaş yavaş o mükemmel amcığa girmeye başladım. Yıllardır hayalini kurduğum teyzem altımda inliyordu ve ben ne istersem yapmaya hazır bir şekilde bekliyordu. Teyzem altımdan zevkten kıvranıyor ve bana, “Aşkım, erkeğim, kocacığım!” diye gaza getiriyor, “Sonuna kadar sok, parçala amcığımı, bütün her şeyimle seninim!” diye daha da azdırıyordu. Biraz daha gidiş gelişten sonra önce teyzem sonra da ben mükemmel birer orgazm yaşadık. Bu sikişmeden sonra teyzemle 1 saat boyunca yan yana uzandık, konuştuk ve ateşli öpüşmeler yaşadık. 

Benim ufaklık kendine gelmişti ve ben deliler gibi sevişmek istiyordum. Teyzeme bu defa götünü sikmek istediğimi söyledim. O ise daha önce hiç arkadan sikişmediğini söyledi ve “Bekaretimi başkası bozdu, ama götümün bekaretini sen bozacaksın.” dedi. Bu beni öyle bir tahrik etti ki hemen işe koyuldum ve yakındaki vücut losyonunu aldım. Önce bir güzel teyzemin o yusyuvarlak götünü yağladım daha sonra da yarağımı yağladım. Parmağımla gevşettiğim teyzemin götüne yarrağımın başını yavaşça sokmaya başladım. Teyzemin götü ateş gibiydi ve ben soktukça kasılıyordu. Önce yavaş yavaş gidip geliyordum. Delik genişleyince hızlanmaya başladım. O ihtişamlı kadının gözlerinden yaş geliyor ve “Mahvettin beni, dayanamıyorum, lütfen çıkar!” diye yalvarıyordu. O yalvarmaların yanında mükemmel zevk çığlıkları da atmaya devam ediyordu. Seri ve sert gidiş gelişlerden sonra teyzemin o daracık ve alev alev yanan götüne boşaldım. Daha sonra teyzemin dudaklarına yapıştım ve defalarca teşekkür ettim. Teyzem bana, “Kocacığım, seni çok seviyorum!” diyordu. Ben de ona, “Karıcığım, hayatım!” diye iltifatlar ediyordum. 

Babamların evde olmadığı o 3 gün boyunca teyzemle sadece yemek yedik, uyuduk, deliler gibi sikiştik ve mükemmel orgazmlar yaşadık. Halen teyzemi arzuluyorum ve elimize geçen tüm uygun zamanları sikişerek geçiriyoruz, mükemmel orgazmlar yaşıyoruz. 

[Ertuğrul] 

Karıma Mektup: Seni Sikmeyi Özledim Karıcığım!

12 Temmuz 2013 Cuma 03:53 By Unknown , In , , , , , ,

Sevgili karıcığım, seni soyup dudaklarından öpmeye başlıyorum, dudaklarını öpüyor emiyorum. Dillerimiz birbirine dolanıyor, dilini emmeye başlıyorum. Parmakların saçlarımın arasında dolaşıyor. Dilini emdikten sonra tekrar dudaklarına yapışıyorum. Sonra boynunu yalayarak kulak memelerine geliyor, onları emiyorum. Şimdi yavaşça kollarını öperek, avuç içini öpüyor, parmaklarını emiyorum. Ve yavaşça öperek memelerine doğruyaklaşıyorum. Şimdi memelerini okşuyor, avuçluyorum. Onları teker teker ağzıma alıp emiyorum. Sen hafiften inlemeye başlıyorsun. Dilimle iki meme aranı yalıyor, sonra tekrar memelerini ağzıma alıp emiyorum. Dimdik olmuş memeuçlarını dudaklarımla çekip çekip bırakıyor ve sonra emiyorum. Memeuçların adeta, ‘Yala, em bizi!’ diye yalvarıyorlar ve ben onları büyük bir arzuyla yalıyor, emiyorum. Şimdi yalayarak göbeğine iniyor, göbeğini yalıyor, göbeğinin çukuruna dilimi sokuyorum. Senin inlemelerin artıyor, “Erkeğim... erkeğim...” diye inliyorsun. Ben yalamaya devam ediyorum. 


Sonra aşağıya doğru yalamaya devam ediyorum. Dilim o taptaze amının dudaklarına değince bütün bedenin titremeye başlıyor. Ben dilimi amının dudakları üstünde gezdirdikçe, “Ohhhhh... ohhhhh...” diye inliyorsun. Şimdi dilimle amının dudaklarını ayırıp, iç taraflarını yalıyor, dilimi sokup çıkarıyor, adeta dilimle seni sikiyorum. Dilim amının içinde dolaştıkça cildırıyorsun. Senin o güzel am kokunu derin derin içime çekiyor, akmaya başlayan ballı sularını emmeye başlıyorum. Ben böyle amını yalarken sen zevkten deliriyor, “Ohhh erkeğim, yala, yala, ohhh kocacığım!” diye inliyorsun. Ben büyük bir zevkle o senin tazecik amını yaladıktan sonra bızırını bulup onu yalıyor, emiyor, dişliyorum. 

Şimdi seni yüzüstü çevirip, ensenden başlayarak, omuzlarını ve sırtını okşayarak, öperek, yalayarak aşağılara iniyorum. Bu arada ellerim kalçalarını okşuyor, avuçluyor. Yalayarak kalçalarına gelip, onları yalamaya, ısırmaya başlıyorum. “Ohhhh, ohhhh aşkımmmm!” diye inliyorsun. Ben şimdi kalçalarını yanlara ayırıp, aralarını yalamaya başlıyorum. Dilim Siyah İnci gibi duran göt deliğinin etrafında dolaşıyor ve seni delirtiyor. Yavaşça dilimi o daracık göt deliğine sokup, yalamaya başlıyorum. Dilimi çıkarınca parmağımı sokuyorum yavaşça. Parmağım o daracık göt deliğinde kayboluyor. Parmağımı sokup çıkardıkça daha da sesli inlemeye başlıyorsun. Ben dilimle parmağımı değiştirerek seni delirtiyorum. Sonra tekrar kalçalarına dönüyor onları yalıyorum ve yavaşça yalayarak baldırlarına, bacaklarına iniyorum. Ayakparmaklarını yalıyor, teker teker emiyorum. Yalayarak tekrar yukarılara çıkıyorum. Benim yarak bu arada taş gibi, onu kalçalarının arasına yerleştirdikten sonra tekrar enseni öpüyor ve kalçalarının arasında yarağımı kızak kayar gibi kaydırıyorum. Taş gibi yarağım gitgel yaparken götünün deliğine sürttükçe deliriyorsun. Biraz böyle gitgel yaptıktan sonra, seni tekrar sırtüstü çevirip, dudaklarına yumuluyor, seni öpmeye başlıyorum. 

Yarağım amının dudaklarını fırçalıyor. Tekrar memelerini okşuyor, avuçluyor, morartırcasına emiyorum. Şimdi yukarı kayıp yarağımı memelerinin arasına yerleştiriyorum. Sen ellerinle memelerini sikime yapıştırıyorsun ve ben git gel yaparak memelerini sikmeye başlıyorum. Yarağımın kafası arasıra dudaklarına değiyor, sen dilinle yalıyorsun. Bu beni iyice azdırıyor, “Hadi karıcığım al ağzına, yala!” diyorum. Sen hemen yarağımı elinle kavrayıp okşamaya, sıvazlamaya başlıyorsun. Diğer elinle de taşaklarımı okşuyorsun. “Ohhhhhhh karıcığımmm, aşkımmmm!” diye inliyorum. Sen yarağımı yüzüne sürdükten sonra dudaklarına sürüyorsun. Dudaklarını aralıyorsun, dilini çıkarıp yarağımın kafasına değdirince, ben zevkten inlemeye devam ediyorum. Yalamaya başlıyorsun, önce kafasını, sonra baştan aşağı taşaklarıma kadar yalıyorsun. Taşaklarımı ağzına alıp emmeye başlayınca ben çıldırıyorumm, Ohhhhh karıcığım! Şimdi yarağımı ağzına alıp emmeye başlıyorsun. Ben ağzının içinde git gel yapıyor, saçlarından tutarak başını yarağıma bastırıyorum. Ohhhhh, dudaklarının arasında gidip gelmek öyle zevkli ki, ohhhhhh. Sen yalarken bana bakıp gülümsüyorsun. Öyle güzel yalıyorsun ki, çıldırıyorum, fakat ağzına boşalmak istemiyorum. Ağzından çıkarıp tekrar amını yalamaya başlıyorum. 

Sen dayanamayıp, “Hadi erkeğim, hadi kocacığım, sok artık, sok, sik beni, sik beni!” diye inliyorsun. Ben bacaklarını iki yana açıp, yarağımı amının dudaklarına sürterek seni dahada azdırıyorum. Sen dayanamayıp yarağımı eline alıp amının içine sokuyorsun. Kafası içine girince, ben bir hamle yapıp birden hepsini sokunca, “Ahhhhhh, ohhhhh!” diye zevkten inliyorsun. Her sokup çıkardığımda, “Ahhhh, ohhhh, uffff!” diye inlemelerin artıyor. Ben çıkarıp çıkarıp yeniden köklüyorum. Bazen yarısını, bazen hepsini çıkarıp yeniden sokuyorum. Şimdi bacaklarını omuzuma aldım, öyle sikmeye devam ediyorum. Her soktuğumda, “Erkeğim, erkeğim!” diye inliyorsun. Taşaklarım şap şup diye götünün deliğine vuruyor. Seni bir hayli böyle siktikten sonra, amından çıkarıp yarağımın kafasını arka deliğine sürtüyorum. “Ohhh erkeğim, orayı da sik, o da senin!” diye inliyorsun. Kendi elinle yarağımı götünün deliğine bastırıyorsun. Amının suyuyla ıslanmış yarağımın kafasi götünün deliğinegirince, derin bir “Ufffffff!” çekiyorsun. Ben bekleyip, biraz daha sokuyorum. Yüklenip hepsini soktuktan sonra biraz bekleyip, senin Siyah İnci gibi götünü sikmeye başlıyorum. Ohhhh, o kadar güzel, okadar dar kigötün. 

Götünün deliği yarağıma alışınca sokup çıkarmam kolaylaşıyor. Ben hem götünü, hemde amını değişe değişe sikiyor, seni çıldırtıyorum. Şimdi seni önümde domaltıp, arkandan tekrar amına sokuyorum. Elimle saçlarını kavrayıp arkaya çekiyor ve seni büyük bir zevkle sikiyorum. Amının suları her soktuğumda dışarı sızıyor ve sen durmadan, “Ohhh, ohhh, ohhhh erkeğim, kocacığım!” diye inliyorsun. “Sok kocacığım hepsini, hepsini sok, sik beni, sik!” diye durmadan inliyorsun. Ben şimdi hızlı hızlı, sert sert sikiyorum amını. Sen derin bir, “Ohhhhhhhhhhh, ığğğğmmmm!” diye inleyerek boşalıyorsun. Ama ben sikmeye devam ediyorum. 

Sonra kendimi yatakta arkaüstü bırakarak, seni üstüme çekip, yarağımın üstüne oturtuyor, amına sokuyorum. Sen oturup kalkmaya başlıyorsun, ben memelerini emiyor ve alttan amına pompalıyorum. Ohhhhhh, memelerin ağzımda, sikim amında, ohhhhh, çılgınca sikiyorum. Sen de zevkten hızlı hızlı oturup kalkıyor, sikimi tamamıyla içine alıyorsun. “Aşkımmm, karıcığımmm, birtanemmm, ohhh, ohhhh, ohhh, alll, alll, alll, hepsi senin aşkım, hepsi seninnn ohhhhh!”. Şimdi ikimiz de inliyoruz, iniltilerimiz birbirine karışıyor. Şimdi amından çıkarıp, götünün deliğine bastırıp üstüne oturuyorsun. Sikim götüne hemen tamamıyla giriyor ve sen oturup kalkmaya devam ediyorsun. Bir elinle de amını okşuyorsun. Ben memelerini emiyor, Siyah İncini sikiyorum, sen de amını okşuyor parmaklıyorsun. Ve ikimiz birden derin bir, “Ohhhhhhhh, ahhhhhhhhh!” çektikten sonra boşalıyoruz. Ben götünün içine fışkırtıyorum. Döllerim götünden dışarı sızıyor. 

Kalkıp yarağımı eline alıyor, sıvazlıyor ve son damlasına kadar sağıyorsun. Yarağımın kafasını memelerine sürttükten sonra dudaklarımız birleşiyor ve mutlu olarak birbirimize sarılıp öpüşüyoruz. Sen başını göğsüme koyup öylece kalıyorsun, ben de senin saçlarını okşuyorum. Bir süre sonra kalkıp banyomuzu yapıp, zevkle birer çay içip, sohbet ettikten sonra mutlu olarak birbirimize sarılıp yatıyoruz. “İyi geceler, tatlı rüyalar aşkım, birtanecik tatlı karıcığım benim, seni çok seviyorum!”. 

[Mert] 

Yeni Taşınan Yakışıklı Komşumuz Götümü Sikti!

03:51 By Unknown , In , , , , , ,

Ankara Etimesgut tarafında oturmaktayız. Ailemle beraber kalıyorum. Güzel ama sıradan bir yaşantım var. Lise biteli 3 sene oldu, üniversite sınavına 1 kere girdim olmadı, birdaha da hazırlanıp girmedim. Teyzemin bir boyama kursu var, orada çalışıyorum. Buna çalışmak denmez ama, işte öyle gibi görünüyorum. Günlerim bu şekilde geçip gidiyor. Kendimden bahsetmek gerekirse, 21 yaşındayım, esmerim, saçlarım omuzlarımda, çok uzun boylu olmayan, etrafından hoş ve şirin bilinen, güzel bir genç kız olduğumu düşünüyorum. Aşk ve seks hayatıma gelirsek, bu güne kadar 3 sevgilim oldu. 3’üyle de seviştim, fakat bakireyim, 3’üne de sadece götten verdim. Ama bende en çok iz bırakan 3’üncü sevgilim, yani İbrahim olmuştu. 


İbrahim Facebookta ortak arkadaşlarımız sayesinde beni eklemişti. 2-3 ay sonra buluştuk, görüşmeye başladık. Öyle sempatik, öyle tatlı bir adamdı ki, tavladı beni ve yaklaşık 10 ay çıktık. 29 yaşında ve dul olmasına rağmen, her lafı ve hareketi beni büyülüyordu, ona abayı yakmıştım. Fakat 10 ay kadar sonra aramız bozuldu. Başka bir kadın yüzünden aramızdaki diyalog çirkinleşmeye başlayınca konuşmayı bitirdik, uzaklaştık birbirimizden. Görüşmediğimiz bu 5 ay benim için zor geçmişti, halen aklım fikrim ondaydı. Ondan başkasına ne ısınabiliyordum, ne de dokunabiliyordum. Birçok yakışıklı ve sempatik erkek çıkma teklif ediyordu, fakat hiçbirini umursamıyordum. Birtürlü İbrahimi aklımdan atamıyordum, sürekli nette olsun, normalde olsun, ondan haberler alıyor, takip ediyordum... 

Artık bana dönmesinden umudumu kestiğim birgün, İbrahimden bana bir mesaj geldi. Nasıl olduğumu, beni aylardır merak ettiğini söylüyordu. Şok olmuştum ve çok büyük bir sevinç ve heyecan yaşamıştım. Sitemler, laf sokmalar derken, 2 ay süre boyunca, bana çektirdiklerini burnundan getirdim. İbrahim benden vazgeçemiyordu. Sonunda dayanamadım ve tekrar görüşmeye başladım. Birkaç kere de seviştim yeniden onunla. Tamamen kafam rahat, sevdiğim adamın tadına varıyordum... 

Oturduğumuz sitede, tam karşı dairemiz yazdan beridir boştu. Bir sabah ben işe giderken baktım ki eşyalar taşınıyor. Taşınanlar kimdir, necidir bilmiyordum. Kapıcı abiyle konuştuğumda, taşınanların 2 çocuklu bir aile olduğunu ve İzmirden geldiklerini öğrendim. Merdivenlerden mesaj yazarak iniyordum ki, apartmanın girişinde 30 yaşlarında, yakışıklı, çok bakımlı, janti, kendi halinde hoş bir adam sigara içiyordu. Sigara içişi dikkatimi çekti, çok seksi üflüyordu dumanı. Gülümseyerek selam verip yanından geçtim ve işime gittim. 

Akşam eve geldiğimde annem mutfakta yemek yapmış, “Nihan gel kızım, şu yemekleri karşıya götür, yeni taşındılar, şimdi yemekleri yoktur.” dedi. Tepsiyi aldım ve karşı zili çaldım. Tedirgindim, kimdir, necidir bilmiyorum sonuçta. Kapıyı başı kapalı, çirkin sayılmayacak, balık etli bir bayan açtı ve gülümsedi. Tepsiyi verdim, “Hoşgeldiniz, hayırlı olsun...” falan dedim. Teşekkür etti. Biz kapıda sohbet ederken, o sigara içen adam geldi. Kocasıymış. Bana, “Merhaba!” diyerek içeriye geçti. Kadına, “Tabakları sonra verirsiniz artık...” diyerek ben ayrıldım. Daha sonraki günlerde onlarla ailecek samimiyetimiz arttı, akşamları çaya gelip gidiyorduk birbirimize. Sonradan öğrendik ki, 6 senelik evlilermiş, 2 çocukları var, ikisi de erkek. Kadının adı Seda, adamınki Mehmet’ti. İlerleyen günlerde Seda ablayla annemin samimiyeti de arttı. Annemi ablası olarak görmeye başladığı için, herşeyinden rahatça bahsediyordu. 

Birgün yine işten geldim, banyoya girdim. Banyodan çıktığıma Seda ablanın ağlayarak anneme birşeyler anlattığını duydum. Mehmetle arasının kötü olduğunu, cinsellikten bıktığını, kocasının hergün hergün sikiş istediğini, aybaşılı olduğu zaman da arkadan istediğini, vermeyince de evde huzursuzluk olduğunu anlatıyordu. Şaşırmıştım, ama o adamdan bunu beklerdim. Karizmatik bir adamdı, sesi olsun, bakışı olsun sikici bir tipti. Seda ablayla görücü usulu evlenmişler, yani aşk evliliği değildi. Zaman zaman kavgaları da oluyordu, hem de büyük kavgalar... 

Zamanla Mehmedin bana tavırlarının farklılaştığını farkettim. Laf arasında, kimse görmeden duymadan, beni övüyor, “Çok şık olmuşsun Nihancığım, nereye böyle? Etrafındaki erkekler çok şanslı!” gibi şeyler söylüyordu. Bunlar da benim hoşuma gidiyor ve bilerek onu azdırıyordum, farkında değilmişim gibi önünde eğiliyordum, memelerimi sergiliyordum, çıldırtıyordum onu. Birgece MSN’de bana yazdı. Şaşırmıştım, uzun süredir MSN’ime ekli olduğu halde hiç yazışmamıştık. MSN’de bana, “Neden uyumadın daha? Sıcaktan mı?” gibi şeyler yazıyor, konuyu sekse getirmeye çalışıyordu. Fakat ben anlamazdan geliyordum. Bu yazışmalar bir süre böyle devam etti, ama istediğini alamıyordu birtürlü. 

Bir seferinde sabah 8’de sınavım vardı. Uzak bir mesafeydi, Gölbaşına doğru bir yerdeydi sınav merkezi. Annem, “Mehmet abin bıraksın seni.” diye rica etti. Mehmet fırsatı kaçırır mı, tabi kabul etti. Bindik arabasına, hareket ettik. Ne o konuşuyordu, ne de ben. Saat sabahın 6’sı zaten, ikimiz de uykuluyuz. Erkekler sabahları azgın olur derlerdi de inanmazdım, hakikaten de siki kalkıktı. Ben ön koltukta uyur gibi yapıyordum ve sikine bakıyordum. Mehmet de çaktırmadan bacaklarımı süzüyordu. Bacaklarımı hafiften araladım. Mehmedin soğuk terler döktüğünü farketmiştim. Ateşlendim iyice, amcığım sup sulu olmuştu. Benim uyuduğuma inanması için elimden geleni yapıyordum. Elini bacağıma götürmesi uzun sürmedi. Gözümü açıp bir tokat patlattım ve “Sen ne yapıyorsun böyle ya? Delirdin mi? Birde evlisin, yazıklar olsun!” diye bağırdım. 

O ise, “Bırak şimdi bu ayakları orospu, yanıyorsun yavrum sen, anlamadım mı sanıyorsun, ateşli bir piliçsin, inkar etme, aylardır delirtiyorsun beni!” dedi. “Durdur arabayı, inmek istiyorum!” dedim. Arabayı kenara çekip dudaklarıma bir yapıştı, aman Tanrım, o nasıl bir öpüşme, somuruyordu dudaklarımı resmen. Gömleğimin düğmelerini koparırcasına açtı. Memelerimi, hiç meme görmemiş gibi somurması beni delirtti. Ben bırakmıştım kendimi, sadece kısık kısık, “Yapma!” diyordum. Ama onun umurunda değildi. Memelerimi 10 dakika falan emdi, elini de eteğimin altından küloduma soktu, amcığımı okşuyor, parmağını hafif hafif sokuyordu. Zevkten inliyordum. Sınav falan aklımızdan uçup gitmişti. Sabah sabah arabayı yolun kenarına çekmiş, sevişiyorduk resmen. Şükür ki camlar siyah filmliydi de gelen geçen birşey görmüyordu... 

Ben artık ne olacaksa olsun deyip bıraktım kendimi ona. Mehmet işini biliyordu, delirmiş gibi öpüyor, okşuyor, mıncıklıyordu beni. Zevkten deliriyordum. (Şuan bunları yazarken bile yeniden ateşlendim!). Bana bakire olup olmadığımı sordu. “Bakireyim!” dedim. Şaşırmıştı, “Ne yani, bugüne kadar hiç sikişmedin mi?” diye sordu. “Sikiştim sikişmesine de, arkadan!” dedim. Gülümsedi, hoşuna gitmişti, “İyi iyi, o harika götünü sikme sırası bende!” dedi. Fermuarını açıp, önce sikini ağzıma verdi ve ağzımı sikti bir süre. Harikaydı, damarlı kocaman bir yarağı vardı. Yarağını emerken içimden de Seda orospusu çok şanslı diyordum... 

Derken arabanın koltuğunu yatırdı ve beni yan uzattı, külodumu dizlerime kadar sıyırdı. Kendisi de arkama gelip yanaştı, sikini eline alıp am suyumu göt deliğime yayıp, sikiyle götümün deliğini zorlamaya başladı. Yarısı girmişti ki, kendisi de kısık kısık inlemeye başladı. Hafif hafif gidip gelirken, “Uzun senelerdir böyle göt sikmedim yavrum!” diyordu. Derken aniden bir soktu ki o kocaman sikini, tamamını kökledi. Ölüyorum sandım. Hayvan herif götümü öyle bir sikmeye başladı ki, delirmiş gibiydi, “Acıyor, yavaş!” dememe rağmen durmuyordu. Hırsımdan ağlayacaktım nerdeyse, ama yapacak birşeyim yoktu, kendim istemiştim bunu, mecbur katlanacaktım. Götüme pompalarken amımı da okşuyordu. İnanılmaz tahrik olmuştum. Deli gibi götümde gidip gelirken inliyor, “O dapdar götünü yerim senin, karım ol benim, hep sikeyim seni, ateşli yavrum benim, ohhh bebeğim!” diyerek sikiyordu götümü... 

Götümü sikerken amımla da oynadığı için, bir süre sonra ben manyaklar gibi boşalıyordum. Eline sızan amsularımdan o da çok tahrik oldu ve birden böğürerek fışkırttı döllerini götüme. Birsüre nefessiz kaldık o şekilde. Kendimize gelince hemen toparlandık. Hiç konuşmuyorduk. Bir sigara yaktı ve direksiyona geçti. Bu arada sınav saatim de geçmişti, yetişmemiz mümkün değildi, döndük, tekrar Ankaraya doğru yol aldık... 

Mehmetle diğer günlerde de gizli saklı elleşmelerimiz, öpüşmelerimiz devam etti. 2 aydır götümü yeniden sikmek için deliriyor, fakat vermiyorum :) Çıldırmak üzere. Bunları yaşayacağımı düşünmezdim, ama oluyormuş. Güzel de oluyormuş... 

[Nihan] 

Bankamatikten Gelen Amcık!

03:49 By Unknown , In , , , , , ,

Merhaba arkadaşlar, ben Antalyadan Erdem. Özel bir şirkette satış elemanı olarak çalışıyorum. 31 yaşımdayım. 2 yıl önce eşimden ayrıldım ve yalnız yaşıyorum. Sekse düşkün biriyim ve en büyük fantazim tanımadığım, zevkine düşkün bayanlarla, maddi çıkar olmaksızın tek gecelik, yada en fazla birkaç günlük cinsel ilişki yaşamak. Bu fantazime dair pek çok bu şekilde ilişkim oldu. Ancak şimdi size anlatacağım ilişkim gelişme yönüyle, başıma gelebilecek yaşayabileceğim en güzel ilişkiydi. 


Birkaç hafta önce kredi kartı borcumu bankamatikten ödemek üzere evden çıktım, aracıma binip en yakın bankamatik şubesine gittim. Sıra bekleme derdi olmasın diye ve yapmam gereken ödemenin de son günü olması nedeniyle, gece 23:30 gibi gittim. Fakat yine de önümde 6-7 kişilik bir sıra vardı. Benden önce bir bayan ve gerisi erkekti. Sırayı beklerken, birara önümdeki bayanın sıra istikametine karşı yan durarak beni izlediğini fark ettim. İlgisinden dolayı ben de onu süzmeye başladım, ama inanın o gün için aklımda hiçbir çapkınlık hayali ve isteği yoktu. Neyse, nihayet sıra bayana geldi ve işlemlerini tamamlayıp, sağa sola yönelmeksizin olduğu gibi bana döndü ve birşey demek istermişcesine birkaç saniye yüzüme baktı ve yürüyüp gitti. Yani ben gittiğini sandım, çünkü arkamı dönüp hiç bakmamıştım. Ben de işlemlerimi tamamlayıp aracıma yöneldiğimde, kaldırım kenarında bayanın beklediğini gördüm. Dik bir şekilde yüzüme bakıyordu. 

Tebessüm ederek yanına yaklaşıp selam verdim. Kumral tenli, kumral saçlı, bana göre kısa boylu, 25-30 yaş aralığında minyon tipli ve güzel denilebilecek ölçülere sahipti. Bu arada ben de 1.90 boyunda, atletik vücutlu bir erkeğim. Onun bana öyle aşağıdan başını kaldırıp ürkek ama arzulu bakması açıkçası çok tahrik etti ve o an onunla yatmayı kafama koydum. Selamlaştıktan sonra bana, sakıncası yoksa biryerlerde birşeyler içip sohbet edip edemeyeceğimizi sordu. Ben de, eğer onun için sakıncası yoksa evime gidebileceğimizi söyledim. O daha şaşkınlıkla yüzüme bakıp cevabına hazırlanırken, ben alkol alışkanlığım olmadığını, en büyük keyfimin demlik demlik çay içmek olduğunu söyledim. Gülerek, “Tabi, memnun olurum!” diye cevap verince inanılmaz bir sevinç duydum. Arabama bindik ve doğru benim evin yolunu tuttuk. Aklımda da sürekli şu vardı: bir bayan için çok cesaretli, acaba hayat kadını mı? Para karşılığı mı birlikte olmak isteyecek? Yada birlikte olmadan sadece çay içip gidecek mi? Ve karar verdim, sohbeti hemen cinselliğe getirip, umduğumu bulamazsam evden gönderecektim. 

Eve gelince onu salona davet ettim ve kendim oturmadan çay demlemek üzere izin isteyip mutfağa geçtim. Heyecanlamaya başlamış ve elim ayağıma dolanıyordu nedense. Alelacele çayı koyup yanına döndüm ve karşısındaki koltuğa oturup, boş boş süzmeye başladım yine. Hoş bir kot pantolon ve üzerinde de gömlek vardı. Vücuduna göre göğüsleri o kadar iriydi ki, düğmeleri gerilip kalmıştı. Bana, “Eee hiç konuşmuyorsun?” diyerek söze başladı. “Ne konuşabilirim, onu düşünüyorum!” dedim. “Kim olduğumu, neden seninle evine kadar geldiğimi merak etmiyormusun?” dedi. “Neden evime gelme cesaretini gösterdiğini merak ediyorum, ama kim olduğunu merak etmiyorum, anlatmanı da istemiyorum, sen de bana sorma!” dedim. “Ama ben merak ediyorum!” deyince, ne iş yaptığımı, nereli olduğumu, hayatımda yaşadığım önemli olayları ve niye yalnız olduğumu anlatınca sevindi. 

Söz ondaydı artık ve istediğim konu açılmaya başlamıştı: “Uzun zamandır yalnızım ve müthiş bir boşluktayım. Bu gece kendime bir partner arıyordum, akşamdan beri cafe park dolaşıyorum ve bu şekilde herhangi biriyle ilk defa arkadaşlık yaşayacağım, ancak umudumu kaybetmiştim, çünkü kimse cesaretlendiremedi beni, bankamatikteki işlemimi tamamlayıp eve dönecektim. Uzun boylu ve renkli gözlü, cesur bakışları olan erkeklerden çok hoşlanıyorum, gözümü senden alamadım ve senin de beni izlediğini fark edince cesaretlendim. Eğer direk eve davet etmeseydin, dışarda birşeyler içip, seni kendi evime davet edecektim!” deyince, kendimi bir anda onun yanında buldum. Açıklayacağı bir konu, vereceği bir mesaj kalmamıştı artık. Bir kadın ancak bu kadar net olabilirdi. 

Yüzünü avuçlayıp, dudaklarına küçük nazik öpücükler kondurmaya başladım. Bundan tahrik olmuş olmalı ki, biranda dudaklarımı vakumlamaya başladı. Ben de yukardan aşağıya tüm düğmelerini usul usul çözmeye başladım. Elimi sütyeninin içine soktum. O sertliği ve meme uçlarının kabarıklığını tarif edemem. Tamamen soyup ta memelerini görünceye kadar silikon olduğundan şüphelendim. Pantolonunun düğmesini çözmeye başladığımda, o da elini bacak arama atıp eşofmanımın üzerinden sikimi sıvazlamaya başladı. Çoktan sertleşmiş olan yarağıma eşofmanımın üzerinden 31 çektiriyor gibiydi ve ben de birkaç günlüğün abazalığı üzerine boşalacak gibi oluyordum. Pantolonunun düğmesini çözüp, amcığına parmaklarımı götürdüğümde, elimi bir bardak sıcak suyun içine soktuğumu sandım. O kadar ıslanmıştı ki anlatamam. İçimden en sonunda kendim kadar sekse düşkün biriyle istediğim şekilde birlikte oluyorum diye seviniyor ve tadını çıkarmaya çalışıyordum. 

O da bu arada eşofmanımı sıyırıp yarağımı dışarı çıkarmış ve hazine bulmuşcasına sıkı sıkı tutup okşuyordu. Onu önümde ayağa kaldırıp soydum. Tamamen çıplak kalınca koltuğa ayak üstü çıkartıp, amının dudak hizama gelmesini sağladım. Kendim de biraz aşağı kaykılıp, amının dudaklarıyla öpüşmeye başladım. Ellerini başıma koymuş, saçlarımı yolarcasına okşayıp, arada bir başımı iyice amcığına bastırıyordu. Klitorisine ısırıklar atıp, amını dilimle siktikçe ohlamaya başladı. “Sabırsızlanıyorum!”, “Çok güzel erkeğim!” gibi kesik kesik cümleler kuruyordu. Bir an sesinin şiddeti arttı ve bacakları titremeye başladı. Anladım ki boşaldı. Tabi ben de bu arada eşofmanlarımı çıkardım, baksırımı çıkardım, sadece atletim kalmıştı. Sonra tekrar yanıma oturtup ensesinden tutup öpüşmeye başladım. Göğüslerini yoğururcasına okşuyor, sıkıyordum. Atletimi kendi elleriyle çıkardı. Ben de ensesinden tutup hafifçe başını göğüslerime getirdim ve o da meme uçlarımı yalayıp sormaya başladı. Sonra kendiliğinden sikime eğildi, sikimi yalamaya başladı... 

Öyle iştahlı oral seks görmemiştim. Öyle bir emiyordu ki, ben boşalmadan döllerimi yumurtalıklarımdan pipetle çekecek gibi soruyordu. Arada bir bırakıyor, nefesini topluyor, 2-3 saniye sonra birdaha emiyordu. Tabi ben buna çok uzun süre dayanamayıp boşalmaya başladım. Öyle bir boşaldım ki, hemde döllerimin fışkırmasına onun yutma hızı yetişemiyor, döllerim dudaklarının arasından süzülüyor, ama o parmaklarıyla geri toplayıp hepsini yutmaya çalışıyordu. Sikimin üzerinde kalan damlaları da diliyle özenle toplayıp hepsini yuttu... 

Boşalmama rağmen sikimin küçülmediğini görünce bana tebessümle baktı, “Kaldırmak için uğraşacağım diye üzülüyordum, bu yarağı bir an önce amımda istiyorum!” deyip beni yatırıp, sikimi eliyle tuttu amına yerleştirdi ve yavaş yavaş üzerine oturdu. Hepsini aldıktan sonra birden öyle hızlı hareket etmeye başladı ki, aklımı kaçıracak gibi oluyordum. Ben de onun bacaklarını okşuyor, kalçalarını avuçluyordum. Hafiften götünün deliğini de parmağımla yoklamaya başlamıştım ve bundan aşırı tahrik olduğunu fark ettim. Göğüslerinin uçlarını birbirine yanaştırıp, ikisini birden emmeye çalışıyordum. O an birkaç tane elim olmasını ve vücudunun tamamını aynı anda okşayabilmeyi o kadar istedim ki... 

Bir süre böyle sikiştikten sonra onu üzerimden kaldırıp, yüzü dönük oturmasını istedim. Ben de koltuğa yanlamasına yatıp kontrolü ben aldım. Hızlı sikilmekten hoşlanıyordu. Lokomotife dönmüş gibi çakıyordumamının derinliklerine. Bir elimi de önden dolandırıp klitorisini misket gibi oynuyordum. Onun boşalacağını anlayınca yavaşlayıp amına girişimi sert yapmaya başladım. Usul usul geri çekiyor ve bir anda köklüyordum. Bundan da memnun olmuş olacak ki, bağıra çağıra boşaldı. Ve onun boşalmasıyla birlikte ben de içine akıttım döllerimi... 

Yattığımız yerden doğrulup birer sigara yaktık. O arada da mutafağa gidip çayı demledim. Peşimden gelip arkamdan belime sarıldı, kalçalarımı okşuyordu. Bu aklıma anal seks teklifini getirdi ve dile getirdim. Daha önce anal seks yapıp yapmadığını sordum. Hiç yapmadığını söyledi. Eğer ilgisi varsa bunu ona yaşatabileceğimi söyledim. O da bunun acı verici olduğunu duyduğunu, ama merak ettiğini söyleyince, onu cesaretlendirmeye çalıştım. Canının yanmayacağını, yanması halinde ısrarcı olmayacağımı ve bundan çok keyif alacağını aklına soktum. O da kabul etti. 

Anal seksin sohbeti bile sikimi yeniden kaldırmıştı. Birlikte banyodan krem aldık ve bu sefer yatak odama geçtik. Diz dirsek pozisyonu aldırıp, omuzlarının yatağa değecek kadar eğilmesini istedim. Gördüğüm manzara muhteşemdi. O tertemiz götü görünce dayanamayıp yalamaya başladım. Hoşuna gitmişti. Parmağımla da büzüğüne masaj yaparak yumuşatmaya çalışıyordum. İyice kıvama geldiğini anlayınca, hem sikimi, hem götünü iyice kremledim. İlk defa götten sikilecek olmasına rağmen rahat görünüyordu. Yavaşça sikimin başını göt deliğine bastırmaya çalıştım. Refleksle kendini sıktığı için zorlamam gerekiyordu, ama bunu yaparsam canı yanacaktı. Kulağına usulca kendini sıkmamasını, ıkınır gibi yapmasını söyledim. ‘Tamam!’ anlamında başını salladı. Ve tekrar denemeye koyuldum. Götünde milim milim ilerliyordum. Başını tamamen sokunca, her geri çıkışımın dönüşünde biraz daha fazlasını sokuyordum. Ve en sonunda dibine kadar soktum. 

O çoktan ahlamaya ohlamaya başlamıştı. Götten yemek hoşuna gitmişti. Artık hoyratça, zevkime göre, poposunu tokatlaya tokatlaya sikiyordum götünü. Ben götüne çaktıkça poposu dalga dalga oluyordu. Arada bir aşağıdan göğüslerini okşayıp, sırtını yalıyordum. Zevkten, “Sik götümü! Götüme boşal!” gibi laflar ediyor, beni de iyice tahrik ediyordu. Boşalmadan çıkardım sikimi ve yanına yattım, onun üzerime çıkıp götüne almasını istedim. Üzerime çıktı, sikimi tutup götünün deliğine hizaladı ve yavaş yavaş oturmaya başladı. İlkdefasında bu kadar zevk alacağını tahmin etmiyordum, ama zevkten gözleri kayıyordu ve amının ıslaklığından da belliydi. Yarağım götünde, parmaklarım amcığındaydı. Hele o memelerin bir inip bir kalkması, hayatımda gördüğüm en güzel dans gösterisi gibiydi. Bu zevkleri yaşarken titreye titreye boşaldım götünün içine... 

Hiç oyalanmadan kalkıp duşa gittik. Banyoda seks te çok tahrik eder beni. Birlikte yıkanırken öpüşmeye başladık. Onu küçük taburenin üzerine çıkartıp duvara yasladım, sol bacağını sağ kolumla kaldırıp destekleyip, ayakta amcığına soktum ve sikmeye başladım. Seslerimiz suyun sesine karıştıkça ve o su damlaları vücudumuzdan akarken bizi okşuyormuş gibi geldikçe dakikalarca sikiştik. “Geleceğin zaman ağzıma boşal!” diye mırıldanıyordu. Boşalmama yakın sikimi amından çıkardım ve otuzbir çekerek ağzına dayadım. Bu arada o da eli amında masturbasyon yapıyordu. Ağzının içine, yüzünün her yerine fışkırttım döllerimi. O da boşalmış olmalı ki, banyonun içinde oturup kaldı. Geri kaldırdım ve yıkanıp çıktık. Çaylarımızı içtik ve beraber yattık, göğsümde bebekler gibi uyudu. 

Sabah olunca giyinip çıktık evden. Aynı bankamatiğin önüne gelince inmesini istedim. “Neden burası?” dedi. “Burda başladı, burda bitiyor.” dedim. “Telefonunu istesem verirmisin?” dedi. “Hayır vermem. Çok güzeldi, ama ikimizin de fantazisi buydu. Bunu kabalık olarak görme, bu hikaye böyle başladı böyle bitmeli!” dedim. O da, “Her ay, aynı günde, aynı saatte hep bu bankamatiğe geleceğim!” deyip dudaklarıma bir öpücük kondurdu ve indi arabamdan. Ben de eve geri döndüm. Sanırım uzunca bir süre fantazilerindeki tek erkek ben olacağım. 

[Erdem]